…aha da koyuyorum işte buraya. vallahi bu şarkıdır derdim tasam..
Adresim aynı, Kaderim aynı
Günlerim aynı, Geceler aynı
Sarı saçlım hasretimsin sen
Karadantel sokağında ben
Kapımda akşam gülleri mateminle tutuşurken
Dumanım aynı, Ateşim aynı
Bulutlar aynı, Gözyaşım aynı
Sarı saçlım hasretimsin sen
Karadantel sokağında ben
Kapımda akşam gülleri mateminle tutuşurken
Kankırmızı gözlerimden
Sancıların gelip geçer
Kim üzülür kim bekler seni
Ben tabii ki ben birtanem
Ter içinde İçim bileylenir
Kankırmızı gözlerimden
Sancıların gelip geçer
Kim üşütür kim yakar beni
Sen tabii ki, Sen birtanem
Ter içinde İçim bileylenir
Bu kaçıncı çalınışı kapımın
Bu kaçıncı sen değilsin başkası
Peşimde mazinin ayak sesleri
Nelerden vazgeçiyoruz bir düşünsene
Kırık kalpler üstüne kuruyoruz birşey
Bu kalleşlik belki bana yakışmıyor ama
Sarı saçlarından sen suçlusun
Günün şarkısı bugün Arab Strap’den gelsin… The Girl I Loved Before I Fucked…
I can’t even escape you in my sleep
when all I need is rest,
knowing when I wake up
I can’t watch you get dressed
and pretend I’m sleeping and imagine you with child.
A suggestion often made by me and by you always reviled.
I wanted to watch your body change and loosen all your clothes.
To hold a new-born baby with your eyes and my nose.
I suppose that was the first sign
that you never really were mine.
My twisted spine is aching now
this bed’s got so much space.
In direct contrast to my mind which is cluttered with your face.
You’re the girl I loved before I fucked and that’s so rare.
So I’ll help you leave your home while you decide if you still care.
I really thought we never could end.
Or at least I’d always be your good friend.
But then I think about what you’ve done
and his tongue pressed against your tongue.
Your bodies together in our bed.
His cock in your cunt, his cock in your head.
And instead of a new platonic future for you and me
I hope you get an abortion or at least an STD.
When out with married friends I sat with them on the bus.
I watched the way they were and that could never have been us.
So the girl I loved before I fucked you’ll always be.
But the woman you’ve grown into is no woman for me.
İngiliz futbolunun son 20 senede yetiştirdiği en büyük yeteneklerden biridir fikrimi sorarsanız. 1967 doğumlu olan Gascoigne’i hatırlamak isteyenler için futbol dünyasında “Bad Boys” kategorisinde kolayca bulabileceğini de belirtmek lazım.
Öncelikle futboluyla ilgili birşey söylemeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Kendisini bilmeyenler, pek tanımayanlar, “hadi lan oradan o my iyi adamdı?” diye gaza gelenler şu klibi bence bir izlesinler.
Gazza manyağın tekiydi. Çok net diyorum. Adamın hikayesini, kariyerini anlatarak sıkmayacağım.
Ama dediğim gibi arıza topçular makalesi veya top ten’i yapılsa net girecek adamlardandır. Arızalığına örnek için şu video güzel bir seçmecedir.
Alkolikliği de şu anda onu zor bir duruma sokmuş vaziyettedir. Şu sözü de anlatır zaten bunu herhalde en iyi şekilde:
“But if I wasn’t playing, I would drink Saturdays, then Sunday, then Monday. Then I would try and train and it was no good, then have another drink just to pass the day away.”
(Eğer oynamıyor olsaydım, Cumartesileri, sonra Pazarları, sonra Pazartesileri içerdim. Sonra tekrar dener, antrenman yapardım ve bu çok kötü olurdu. Ben de günü atlatmak için başka bir içki daha alırdım.)
Futbol hırsı da takdire şayandır, zira ‘90 Dünya Kupası yarı finalinde ağladığı anı hatırlatırım. Çok etkileyici idi benim açımdan. Videoda 1:20′de görebilirsiniz.
Sonuç olarak bişi diyecek miyim? Yok valla; böyle bir iki video ile Gazza’yı tanıtmaya çalıştığım öylesine bir yazı oldu aslında bu ama ben bu adamı çok severdim, çok severim. Bir an olsun burada da değinmiş olmak istedim.
Michael Jackson’ın “Beat It” klibini artık gördünüz mü diye sormayacağım. Kesin izlemişsinizdir. İzlemeyenler varsa son kez affetmek üzere buraya davet ediyorum.
Evet, bir küçük duraksamadan sonra artık izlemeyen kalmamıştır diyorum. Şimdi klipte en fazla dikkatinizi çeken ne oldu?
Söyleyeyim mi? Biliyorum cevabını.
Evet, evet, o maço kılıklı kıvrak, beyazlı dansçı bıyıklı abi. Düşünün nasıl bir sıfat tamlamasıyla anlatılabiliyor adam. “Kelimelerle anlatılmaz tip” dediğimiz cinsten yani.
Zaten resimlerden göreceksiniz, aslında bu modern kıro tipli adam Michael Jackson ve tabii ki o zamanların müzik dünyası için önemli bir insan, önemli bir koreograf. Michael Peters, annesi Yahudi babası Afro-Amerikan bir çocuk olarak 1948 yılında Brooklyn’de dünyaya geldi. İlk patlaması Donna Summer’ın “Love to Love You Baby” adlı şarkısınına yaptığı koreografi ile oldu.
Bundan sonra, birkaç klipte de yer aldı koreografilerini yaparken. Bunlardan en bombası da muhtemelen Lionel Richie’nin Hello’sudur ki bir bakıma Amerikan Küçük Emrah klibi gibi birşeydir. Bizim adama da konsept olarak yakışabilir tabi.
Ha bu arada Lionel Richie’nin aslan yelesi saçları da bence bir külttür, özellikle belirteyim. Bir de en koptuğum, adam aslan ya, aşağıdaki klipte 05:18′de kızın ellerini tutuarak böyle bir “grr”larcasına hamle yapıp “Hello” demesidir.
Neyse, konu dağılmasın.
Efendim, Michael Peters abimizin asıl bombaları da MJ sayesinde olmuştur. Beat It ve Thriller kliplerindeki efsane koreografiler Peters’ın eseridir. Bunun dışında 1982 yılında Broadway müzikali olan Dreamgirls ile Tony Ödülü’nü almıştır En İyi Koreografi dalında.
Peters, ne yazık ki, daha 46 yaşında AIDS sonucu oluşan bir hastalığa yenilip Los Angeles’da hayatını kaybetmiştir.
Her Beat It izlediğimde tipine bakıp koptuğumuz adam, işte böyle bir adamdır.
Came from the heavens just to sing a song for you
To the rythym of my love for you, and now it’s beating slow, and you know
this the end of the road when i sing this slow song for you you
And love was nothin but another gun for you
And I would hide it in my hopeless soul
I’m not afraid to go down the road where we go, i don’t know, you can hear them callin, don’t you, when the angels call like
Bu şarkının da önemi büyüktür bende. Zaten Damien Rice önemli bir insan o farklı bir konu…
Canlı olarak söylerken bu şarkıyı herif sigarayı da patlatıyor, şarabı da… İzleyin… Sözler de aşağıda.
Bir insanı ne kadar beklersiniz? İzlerken, dinlerken bunu düşünün… Ben düşündüm – paylaşırım da bir ara… Beklemek konusunda ise Kolera Günlerinde Aşk’ı da izleyebilirsiniz… (Küçük bir alıntı yapmıştım bu filmden)
Cheers darlin’
Here’s to you and your lover boy
Cheers darlin’
I got years to wait around for you
Cheers darlin’
I’ve got your wedding bells in my ear
Cheers darlin’
You give me three cigarettes to smoke my tears away
And I die when you mention his name
And I lied, I should have kissed you
When we were runnin’ in the rain
What am I darlin’?
A whisper in your ear?
A piece of your cake?
What am I, darlin?
The boy you can fear?
Or your biggest mistake?
Cheers darlin’
Here’s to you and your lover man
Cheers darlin’
I just hang around and eat from a can
Cheers darlin’
I got a ribbon of green on my guitar
Cheers darlin’
I got a beauty queen
To sit not very far from here
I die when he comes around
To take you home
I’m too shy
I should have kissed you when we were alone
What am I darlin’?
A whisper in your ear?
A piece of your cake?
What am I, darlin?
The boy you can fear?
Or your biggest mistake? Oh what am I? What am I darlin’?
I got years to wait…
Bugün ufak bir Sapanca tatilinden döndüm ve akşma tekrar haftalık tatilimi kullanmaya çıkacağım. Aslında dün gece izlemeyi kafama koyduğum fakat tabii ki tekrar uyuyakalarak ertelediğim bir filmi demin izlemeyi bitirdim. “Je vais bien, ne t’en fais pas” adlı bir Fransız filmi. 2006 yapımı.
Tavsiye…
Şarkıya da dikkat.
Lili,take another walk out of your fake world
please put all the drugs out of your hand
you’ll see that you can breath without not back up
some much stuff you got to understand
for every step in any walk
any town of any thought
i’ll be your guide
for every street of any scene
any place you’ve never been
i’ll be your guide
lili,you know there’s still a place for people like us
the same blood runs in every hand
you see its not the wings that makes the angel
just have to move the bats out of your head
for every step in any walk
any town of any thought
i’ll be your guide
for every street of any scene
any place you’ve never been
i’ll be your guide
lili,easy as a kiss we’ll find an answer
put all your fears back in the shade
don’t become a ghost without no colour
cause you’re the best paint life ever made
I spend the night
Yeah looking for my insides in a hotel room
Waiting for you
Were gonna make it tonight
Yeah something in the air tells me the time is right so we better get on
Dj, play a song for the lovers tonight
Please, play a song for the lovers tonight
Dont wanna wait
Lord Ive been waiting all my life but Im too late again
I know but I was scared
Cant you see
Im moving like a train into some foreign land I aint
Got a ticket for this ride but I will
Oh, play a song for the lover tonight
Dj, play a song for the lover tonight
Dj, play a song for the lovers tonight
Please play a song for the lovers tonight
Cant stop looking back no no
One more for the lovers
O brother wont you lend a hand Im alone in a room
And Im waiting for love
I dont know when this dreams gonna stop
But Im telling you friend I dont want to get up
Eurotrip filmini izlemeyen vardır elbet, çok da ünlü bir film değil.
Kısaca filmi tanıtayım konuyu bağlama adına, iki eleman lise mezuniyetinden sonra e-mail arkadaşını görmek için Almanya’ya gitmeye karar verir fakat bunların ikiz olan diğer iki arkadaşı da sanat gezisi için Paris’e gideceklerdir ve bir şekilde kader onları Avrupa’da buluşturur ve bir anda komik olaylar eşliğinde Avrupa’yı dolaşırken bulurlar kendilerini.
İnanılmaz eğlenceli bir filmdir.
Neyse, asıl değineceğim konu, aşifte karılar yüzünden neler yapıldığına dair bir olay:
Filmde dediğim gibi lise mezuniyetinde lisenin en tatlı kızlarından biriyle çıkar bizim eleman fakat mezuniyet günü kız gelip bunu terkeder. Akşamında ise mezuniyet partisinde filmde Matt Damon’un söylediği şarkı bir anda patlayıverir… Scotty doesn’t know (Scotty bilmiyor).
İğrenç bir durum. Acıklı yani ya. Şimdi aşağıda sözleri şarkının yazıyor zaten. Bunları bütün lisenin duyup bu şarkıyla coştuğunu farzedin. O sırada sizin eski güya kız arkadaşınız o rock grubunun solisti ile seksi bir şekilde sahnede dansediyor feci canım feci yani…
Film senaryosu tabi, bu kadarı da olmaz diyebilirsiniz ama bence o kadar da imkansız değil Ama Allah düşmanımın başına vermesin!
Şarkının orijinali Lustra – Scotty Doesn’t Know… Sözler ve video dediğim gibi aşağıda… Sonunda bardağı sallayan çocuk da Scotty
Hey!!!!!!
Scotty doesn’t know,
That Fionna and me,
Do it in my van every Sunday.
She tells him shes in church,
But she doesn’t go,
Still shes on her knees, and…
begüm begüm huuu
suçu kendine at beybii
begüm begüm huuu
kalbim seni ignore etti
baydın ha bu ne diyalektik?
bileydim baştan ben kızardım derdim git
bıktım ben pantomimden
bak izi kalmış yüzümde ne ettin sen?
manitaya nakit de yetmiyo
hatasını kabul de etmiyo
manita da terso da bitmiyo
iteklesen de gitmiyo
anormaliz valla (begüm)
kız nolur artık sus (huu)
adama garson ver
hop diye sorsun ne ulan o
kes begüm
begüm begüm huuu
suçu kendine at beybi
begüm begüm huuu
kalbim seni ignore etti
begüm begüm
Son Yorumlar