Posts tagged sinir
Sadece 15 dakika…
0…
Çok fazla değildi ayrılık tarihinden sonra geçen zaman. Yıllar geçmişti ve ilk defa yalnız kaldığını anlamıştı aslında. İlginç bir şekilde şu ana kadar geçen zaman onun canını acıtmamıştı, tam tersine sevinçliydi bu yeni hayat tarzı için.
Beyaz bir odanın içinde yerde fırlatıp atılmış bir şekilde duran büyük yastıkların üstünde oturup duvarlara bakıyordu, duvarlardaki posterlere. “Muhammed Ali” diye düşündü, posterine bakarak. Bu adamın yumruğu ne kadar ağır olabilir diye kendi kendine bir hesaplama yaptı. O sırada da beyninde Rocky filminden Ivan Drago’nun bir Newtonmetre tarzı makinaya yumruğu vurduğundaki sahne gelip geçiyordu. Bunu neden kafasına takmıştı ki? Muhtemelen yumruk yemiş gibi hissetmeye başlamıştı şimdi.
Yalnız kalmıştı. İlk defa.
Geçen süre içinde kimse onu yalnız bırakmıyordu çünkü, hep birileri yanındaydı öyle ya da böyle. Çok fazla düşünme fırsatı bile bırakılmamıştı.
Gözleri doldu. Zaten duygularını yoğun yaşardı. Sinirlendiğinde de üzüldüğünde de gözleri kolay yaşarırdı. Çok sevmiyordu bu huyunu, “annemden kaptığım en kötü huy” derdi bunun için hep. O sırada bir damla siyah şortunun üstüne düştü. Arkada çalan müzik seneler önce kalbinin pıt pıt attığı dönemler dinlediği bir şarkıydı, muhtemelen o küçük teybin odaya dağıttığı melodilerdi gözlerinden o damlayı ayıran.
Bazı konuları anlamakta güçlük çekiyordu. Her zaman güçlüyüm imajı veriyordu, keskin ifadeli biri olduğundan da zaten hiçbir zaman bunun tersini de insanlar farkedemezdi. Çok yakınları hariç. Hissetirmek istemezdi de zaten.
Aptal insanları da biraz ezmeyi seviyordu aslında; pek sevmediği bir özelliğiydi bu da ama yapacak bir şey bulamıyordu çünkü büyüdükçe dürüst olmanın vicdani hafifliği hep ağır basmıştı.
“Ne yapacaksın şimdi?”
Bu soru dolanıyordu kafasında.
“Ne yapılır ki tek başına?”
Hayatta ilk defa, çevresinde bu kadar insan varken sanki dünyada tek o kalmış gibi hissediyordu. Normal bir haftasonunda genelde hep sevgilisiyle olurdu. Sabahtan akşama kadar hem de. Kesin bir plan yapılırdı, hepsinden de aynı derecede zevk alırdı.
Artık planlar yoktu. Artık kimse yoktu. Artık sevgi diye birşey yoktu…
Acı…
Tek hissedebildiği buydu. Bir anda saplanan göğsünün sol tarafına.
Yerinden aniden kalktı ve lavaboya yöneldi. Yüzüne iki avuç suyu çarptı ve sonra lavabonun yanında duran, parfümlü kokusundan annesinin daha yeni koyduğunu anladığı havluyla kuruladı yüzünü.
Fazla sürmedi ama ıslanması tekrardan…
…
Sinirleniyorum…
1Sinirleniyorum. Olup olmadık pek çok şeye sinirleniyorum. Bir hobi gibi olmaya başladı. İnsanlara, olaylara, durumlara, havaya, alakalı alakasız pek çok şeye.
Gazetelere bakayım diyorum, Onur Air’in biletlerinde kampanya yaptığı, yurtiçi biletlerin 19 TL olduğu haberini görüyorum. Hemen detaylarına bakıyorum, internetten alınırsa 8 TL, acenteden alınırsa 15 TL hizmet bedeli ödendiğini görüyorum. Neyin hizmet bedeli! Kampanya yaptıysan kampanyanın fiyatını ver! Şimdiye kadar KDV’siz ÖTV’siz fiyatları duymaya alıştık da bu hizmet bedeli de ne oluyor… Biletix sağolsun soktu bunu hayatımıza şimdi kurtulamıyoruz. İnternetteki alışverişteki 8 TL olan “hizmet bedeli”ne ise komikten başka ne denebilir ki? Keşke biletler 8 TL olsaydı da hizmet bedeli 19 TL olsaydı. Sonuçta değişen birşey olmaz, kampanya daha da vurucu olurdu…
Habere sinirlendik artık burdan geçelim de bakalım ekonomide neler oluyormuş diye ekonomi başlıkların bakıyorum. Paul Krugman‘ın ABD’deki bir konferansında Türkiyenin finansal açıdan batma noktasında olduğu ile ilgili haber dikkatimi çekiyor bu sefer. Haberin hemen altındaki ilk yorum ise gene delirtmeye yetiyor.
Cok bilen cok yanılır
Bence kendisi coktan iflas etmiş bile…
aydindgn 16.04.2009 11:54:21
Aydın Doğan olarak nick belirleyip böyle bir yorumla neden benim vaktimi çalıyorsun. Ne anladım senin yorumundan. Sen neye kızdın da, kime nasıl laf atıyorsun. Kim iflas etmiş? Adam ekonomik açıdan durumu değerlendirdi diye, niye ülkeye saldırılıyor zannedip savunmaya geçiyorsun. Hatta “bence kendisi çoktan iflas etmiş bile…” nasıl bir savunmadır. Hadi onu da geçtim “çok bilen çok yanılır” ne demektir. Bu mudur akıldaki düşünce? Bilmeyelim, öğrenmeyelim, böylece de yanılmayız. Peki yanılmıyorsak doğruyu mu yapıyoruzdur?
Bu kadar gereksiz sinirlendikten sonra, bu yazıyı yazarken şimdiye kadar Biletix’e verdiğim hizmet bedellerine bir kez daha sinirleniyorum. Hele en son film festivali bileti satarken yaptığı, aynı andaki çok sayıdaki film bileti için, her bilet başına ayrı hizmet bedeli kesip, ardından da tüm sistem için bir kez daha hizmet bedeli kesmesine ne kadar sinirlendiğim aklıma geliyor ve gene içim nefretle doluyor…
Sonra bir kahve içmek, 10 dakika bilgisayardan kafayı kaldırmak ve dışarıyı izlemek lazım diyorum.
Jam