Posts tagged sinema ve diziler
Küçük Deniz Kızı Ponyo
0
- Image via Wikipedia
Dün Küçük Deniz Kızı Ponyo adlı filme gittim. Orijinal adı (Gake no Ue no Ponyo) Ponyo on the Cliff by the Sea olan film, Hayao Miyazaki‘nin son filmi. Konusu ise şöyle:
Ponyo küçük bir Japon balığıdır, ve babası ona kötü davrandığı için aslında insan olmak istemektedir. Bunu bir gün denizde evinden kaçıp da bir şekilde sahilde dolanırken Sosuke tarafından yakalanmasıyla daha da çok istemeye başlar. Çünkü ona aşık olmuştur ve bir şekilde olaylar gelişir.
Miyazaki’nin ilk defa bir filmini tam olarak izlediğimi itiraf etmeliyim. Çocukça gelebilir ama gerçekten çok ilgimi çekti ve hoşuma gitti. Zaten bir iki gün önce de merakımdan Howl’s Moving Castle da elime geçti. Aslında bir tavsiyeydi ama daha izlemeye fırsat bulamadım. Bulduğumda da onu da kısa tanıtırım zaten.
Japon Animasyon Film Akademi Ödülü de kazanmış olan Küçük Deniz Kızı Ponyo’nun İngilizce versiyonunda seslendirmeleri yapanb ekipte de Liam Neeson, Matt Damon gibi ünlüler bulunuyor.
Resmi sitesine girip daha fazla bilgi alabilir veya Apple’ın sitesinden trailer‘ı izleyebilirsiniz.
Son olarak, eğer anime filmlere ilgi duyuyorsanız (ki o zaman kesin bekliyorsunuzdur bu filmi) ya da bir şekilde ısınmak istiyorsanız güzel bir seçim olabilir. Benim için oldu.

622
0- Image via Wikipedia
Love in the Time of Cholera filminden bir diyalog:
Ricardo Lighthouse: Why are you so successful with women?
Florentino Ariza: Um… because they see in me someone… guilty. In need of love. Someone who will not harm them. Hmmph. My heart has more rooms than a whore house, Ricardo.
Ricardo Lighthouse: What number are you on now?
Florentino Ariza: Prepare yourself for a shock. I’m on number 622.
Ricardo Lighthouse: Impossible.
Florentino Ariza: I speak the truth – 622.
Florentino Ariza: Um… because they see in me someone… guilty. In need of love. Someone who will not harm them. Hmmph. My heart has more rooms than a whore house, Ricardo.
Ricardo Lighthouse: What number are you on now?
Florentino Ariza: Prepare yourself for a shock. I’m on number 622.
Ricardo Lighthouse: Impossible.
Florentino Ariza: I speak the truth – 622.

Je vais bien, ne t’en fais pas
0Bugün ufak bir Sapanca tatilinden döndüm ve akşma tekrar haftalık tatilimi kullanmaya çıkacağım. Aslında dün gece izlemeyi kafama koyduğum fakat tabii ki tekrar uyuyakalarak ertelediğim bir filmi demin izlemeyi bitirdim. “Je vais bien, ne t’en fais pas” adlı bir Fransız filmi. 2006 yapımı.
Tavsiye…
Şarkıya da dikkat.

Lili,take another walk out of your fake world
please put all the drugs out of your hand
you’ll see that you can breath without not back up
some much stuff you got to understand
for every step in any walk
any town of any thought
i’ll be your guide
for every street of any scene
any place you’ve never been
i’ll be your guide
lili,you know there’s still a place for people like us
the same blood runs in every hand
you see its not the wings that makes the angel
just have to move the bats out of your head
for every step in any walk
any town of any thought
i’ll be your guide
for every street of any scene
any place you’ve never been
i’ll be your guide
lili,easy as a kiss we’ll find an answer
put all your fears back in the shade
don’t become a ghost without no colour
cause you’re the best paint life ever made

Kader nedir?
02001 Kore yapımı olan My Sassy Girl (Yeopgijeogin geunyeo) adlı filmden…
- Eğer kaderimizde görüşmek olsaydı sanırım tesadüfen bir yerlerde karşılaşırdık…
- Kader nedir bilir misin? Sevdiğin kişi için, tesadüflerden bir köprü inşa etmektir…
Entourage?!
0Kanye West’in de bir entourage’ı olduğunu belki dış magazin sitelerini takip edenler bilirler. Paris Moda Haftası vs. oralarda buralarda marjinal bir şekilde görütüleniyorlar paso.
Bu arada dün sonunda Entourage’ın 5. sezonunu da izlemeye başladım. Oradan bir anda aklıma geldi buraya eklemek bu yazıyı.
Sorarım size, hangisi daha cool? — Gerçi Kanye’nin Entourage’ının ne halt yediğini de pek bilmiyoruz ya
Vinnie Chase denilen herif bütün şehrin üstünden geçti. Yancıları da alası
Bu arada Kanye ile manitası Amber Rose ayrılmış. Buradan da son haberi vereyim dedim. Bir de bu Amber denilen hatunun kıçını Madonna’nın ellediği görüntü vardı… Hadi ona da buradan ulaşın.. Bağlantıdaki sitede bir sonraki niye bir Kardashian olmasın demişler. Bu herif onları darmadağın ede rbe
Ehi ehi ehi… Konu da nereden nereye geldi bir anda yahu.

Scotty doesn’t know
0Eurotrip filmini izlemeyen vardır elbet, çok da ünlü bir film değil.
Kısaca filmi tanıtayım konuyu bağlama adına, iki eleman lise mezuniyetinden sonra e-mail arkadaşını görmek için Almanya’ya gitmeye karar verir fakat bunların ikiz olan diğer iki arkadaşı da sanat gezisi için Paris’e gideceklerdir ve bir şekilde kader onları Avrupa’da buluşturur ve bir anda komik olaylar eşliğinde Avrupa’yı dolaşırken bulurlar kendilerini.
İnanılmaz eğlenceli bir filmdir.
Neyse, asıl değineceğim konu, aşifte karılar yüzünden neler yapıldığına dair bir olay:
Filmde dediğim gibi lise mezuniyetinde lisenin en tatlı kızlarından biriyle çıkar bizim eleman fakat mezuniyet günü kız gelip bunu terkeder. Akşamında ise mezuniyet partisinde filmde Matt Damon’un söylediği şarkı bir anda patlayıverir… Scotty doesn’t know (Scotty bilmiyor).
İğrenç bir durum. Acıklı yani ya. Şimdi aşağıda sözleri şarkının yazıyor zaten. Bunları bütün lisenin duyup bu şarkıyla coştuğunu farzedin. O sırada sizin eski güya kız arkadaşınız o rock grubunun solisti ile seksi bir şekilde sahnede dansediyor feci canım feci yani…
Film senaryosu tabi, bu kadarı da olmaz diyebilirsiniz ama bence o kadar da imkansız değil
Ama Allah düşmanımın başına vermesin!
Şarkının orijinali Lustra – Scotty Doesn’t Know… Sözler ve video dediğim gibi aşağıda… Sonunda bardağı sallayan çocuk da Scotty
Hey!!!!!!
Scotty doesn’t know,
That Fionna and me,
Do it in my van every Sunday.
She tells him shes in church,
But she doesn’t go,
Still shes on her knees, and…
Scotty doens’t know, oh.
Scotty doesn’t know-oh.
So don’t tell Scotty!
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know.
SO DON’T TELL SCOTTY!
Fionna says shes out shopping,
But shes under me and I’m not stopping.
Cuz Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know.
So don’t tell Scotty.
Scotty doesn’t knoooooow….
DON’T TELL SCOTTY!
I can’t believe he’s so trusting,
While I’m right behind you thrusting.
Fionna’s got him on the phone,
and she’s trying not to moan.
It’s a three way call,
and he knows nothing.
NOTHING!!!
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Don’t tell Scotty.
Cuz Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t knoooooow….
SO DON’T TELL SCOTTY!
We’ll put on a show, everyone will go.
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t knoooooow….
The, parking lot, why not?
It’s so cool when you’re on top.
His front lawn, in the snow.
Laughing so hard, cuz…
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know.
I did her on his birthday.
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Scotty doesn’t know,
Don’t tell Scotty.
Scotty doesn’t knoooooow….
Scotty will know,
Scotty has to know,
Scotty’s gotta know,
Gonna tell Scotty,
Gonna tell him myself.
Scotty has to know,
Scotty has to know,
Scotty has to,
Scotty has to,
Scotty has to go!
Scotty doesn’t know,
(Don’t tell Scotty)
Scotty doesn’t know,
(Don’t tell Scotty)
Scotty doesn’t know…
Scotty’s gotta go!
Looking for Eric
2
O kadar dedik değil mi bizim için fenomendir. Onun sevgisiyle başladık biz hırçınlığa, sahada canımızı dişimize takmaya. İlk yabancı formamız Man. United’ındı ondan dolayı. Cantona dedik işte, yeter!
Şimdi de onun da filmi geliyor…
Aceto’da ilk okudum haberi hemen atladım tabii. Yönetmeni Ken Loach olan filmin konusu da filmin kahramın postacı Eric’in kendine bir kahraman araması böylece boktan hayatına biraz daha bağlanması.
E biz de öyleydik küçükken, belki de hala Eric’e ihtiyacımız var.
Filmin teaser’ı burada, resmi sitesinde de teaser’ı gerçi görebiliyorsunuz.
Cantona bu, bu işi de kıvırır! Kesin gideceğim, göreceğim!
Alman Filmlerine Devam – Die Welle
2Testdaf geçmiş olmasına rağmen Alman yapımı filmleri izlemeye devam etmekteyim ve her izlediğim filmde de neler kaçırmışım diye hayıflanmaktayım. Das Experiment‘in yarattığı etkiden sonra bugün de, aslında geçen seneden beri izlemek istediğim Die Welle‘yi izleyebildim.
Die Welle Morton Rhue’nun aynı isimli kitabının film uyarlamasıymış. Almanya’da bir lise sınıfındaki faşist düşüncenin tekrar geri gelemeyeceği ile ilgili olan tartışmanın sonucunda başlanan bir deneyden bahsediyor film. Film ile ilgili yapılan yorumlardan birinde de denmiş olduğu gibi, aynı bir dalga gibi yavaş başlayıp sonradan hızlanan ve insanı saran bir film Die Welle (alm. dalga).
Film Tehlikeli Oyun ismi ile 2008 yılında Türkiye’de de gösterilmiş.
Die Welle bir düşüncenin nasıl bir anda yayılabileceğini de gösteren farklı bir film ve tavsiye ederim.
Jam
Das Experiment – çok başarılı bir gerilim
3Biraz da haftaya Testdaf‘a girecek olmanın gazı ile Almanca filmler izlemekteyim. Dün bir tavsiye üzerine 2001 tarihli Das Experiment‘i edindim ve Küp‘ten sonraki en gerilerek ve hayran kalarak izlediğim gerilim filmlerinden biri çıktı Das Experiment. Experiment (ki kelime anlamı da deney zaten) aslında 1971 yılında yapılmış olan Stanford Prison Experiment‘in sinemaya uyarlanması. Yani filmin çoğu gerçek olayla aynı. Deneyin sonlandırılışında bazı farklar olsa da, kesinlikle gerçekçilikten kaçılmamış ve deneyi yapan Phil Zimbardo da deneyin olası devamının filmdeki gibi gelişebileceğini belirtmiş. (bilgi wikipedia’dan; doğruluğu tartışmaya açık yani)
Konuya ve deneye değinecek olursak, insan davranışları için yapılan bir deneyde deneye katılanların bir kısmı gardiyan bir kısmı tutuklu olacak şekilde gruplara ayrılıyorlar. İnsanların kendilerinden beklenen göreve göre nasıl değiştikleri ve neler yapabilecekleri inceleniyor.
Oliver Hirschbiegel‘in filmi çok başarılı ve nefes tutularak izleniyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Ama film sonunda kendinizi garip hissedebileceğinizi tekrar uyarırım.
Not: ( Spoiler sayılabilir, filmi izleyecekler okumasa da bu son kısmı olur, filmden bir espri: )
Filmde duyduğum ve çok başarılı bulduğum bir fıkramsı:
Kadınlar neden porno filmleri sonuna kadar izler?
Sonunda evlilik olacağını düşündüklerinden…
[Warum schauen Frauen Pornos immer bis zum Ende?
Weil sie denken, dass am Ende geheiratet wird!]
=)
Jam

