…aha da koyuyorum işte buraya. vallahi bu şarkıdır derdim tasam..
Adresim aynı, Kaderim aynı
Günlerim aynı, Geceler aynı
Sarı saçlım hasretimsin sen
Karadantel sokağında ben
Kapımda akşam gülleri mateminle tutuşurken
Dumanım aynı, Ateşim aynı
Bulutlar aynı, Gözyaşım aynı
Sarı saçlım hasretimsin sen
Karadantel sokağında ben
Kapımda akşam gülleri mateminle tutuşurken
Kankırmızı gözlerimden
Sancıların gelip geçer
Kim üzülür kim bekler seni
Ben tabii ki ben birtanem
Ter içinde İçim bileylenir
Kankırmızı gözlerimden
Sancıların gelip geçer
Kim üşütür kim yakar beni
Sen tabii ki, Sen birtanem
Ter içinde İçim bileylenir
Bu kaçıncı çalınışı kapımın
Bu kaçıncı sen değilsin başkası
Peşimde mazinin ayak sesleri
Nelerden vazgeçiyoruz bir düşünsene
Kırık kalpler üstüne kuruyoruz birşey
Bu kalleşlik belki bana yakışmıyor ama
Sarı saçlarından sen suçlusun
Leave the bourbon on the shelf
And I’ll drink it by myself
And I love you endlessly
But darling don’t you see I’m not satisfied
Until I hold you tight
Give me one more chance tonight
And I swear I’ll make it right.
But you ain’t got time for this
And that wreckin bell is ringin
And I’m not satisfied
until I hold you…
Günün şarkısı bugün Arab Strap’den gelsin… The Girl I Loved Before I Fucked…
I can’t even escape you in my sleep
when all I need is rest,
knowing when I wake up
I can’t watch you get dressed
and pretend I’m sleeping and imagine you with child.
A suggestion often made by me and by you always reviled.
I wanted to watch your body change and loosen all your clothes.
To hold a new-born baby with your eyes and my nose.
I suppose that was the first sign
that you never really were mine.
My twisted spine is aching now
this bed’s got so much space.
In direct contrast to my mind which is cluttered with your face.
You’re the girl I loved before I fucked and that’s so rare.
So I’ll help you leave your home while you decide if you still care.
I really thought we never could end.
Or at least I’d always be your good friend.
But then I think about what you’ve done
and his tongue pressed against your tongue.
Your bodies together in our bed.
His cock in your cunt, his cock in your head.
And instead of a new platonic future for you and me
I hope you get an abortion or at least an STD.
When out with married friends I sat with them on the bus.
I watched the way they were and that could never have been us.
So the girl I loved before I fucked you’ll always be.
But the woman you’ve grown into is no woman for me.
Biliyorum, herşeyi biliyorum. Hepsini milyonlarca kez dinledim. İlk sen değilsin yani bunları bana söyleyen. Bu yağmurun altında oturan da benim, farkındayım. Islanıyorum. Gerzekalı mısın oğlum, diyen annemin suratına kapadım evin kapasını da öyle çıktım dışarı. Sırılsıklamım şu anda. Bunlar geçen şu an kafamdan. Durduramıyorum kendimi. Bir tek sen varsın yanımda be Jeff.
Kimseyi aramadım başka. Şurada otur iki dakika. Biraz akıl ver diye sesini duymak istedim. Kulaklarım tamamen sana dikkat kesilmiş durumda. Ama sen gelmiş yine aynı şeyleri anlatıyorsun bana. Yetmedi mi ulan aylardır duyduklarım? Herkes aşk profesörü ya… Herkes aynısını söylüyor. Hadi sana inanırım. Büyük adamsın vesselam…
Ama olay bu kadar kolay değil. Burada bana dediklerini kendin yaptın mı acaba? Bana çok şey anlatmıyorsun ya… Merak da etmiyorum. İnsanların bana yapmasını sevmediğim şeyleri onlara yapmam. Sormuyorum. Acı senin, dert senin. İstersen anlat.
Bak ben sana anlattım geceler boyu…
Biliyorum iyiliğimi istiyorsun… Bunları söylerken…
Ey Jeff Buckley! Bu söylediklerin bir şarkının sözleri gibi adeta… Acaba…
while this town is busy sleeping
all the noise has died away
i walk the streets to stop my weeping ‘cause she’ll never change her ways
don’t fool yourself
she was heartache from the moment that you met her
my heart is frozen still
as i try to find the will to forget her somehow oh i think i’ve forgotten her now
her love is a rose pale and dying
dropping her petals and men unknown all full of wine the world before her
was sober with no place to go
oh my tears are falling down as i try to forget
her love was a joke from the day that we met
all of the words all of the men
all of my pain when i think back to when
remember her hair as it shone in the sun
the smell of the bed when i knew what she’d done
tell yourself over and over you wont ever need her again
oh
she was heartache from the day that i first met her
my heart is frozen still
as i try to find the will to forget you somehow cause i know you’re somewhere out there right now
Bu şarkının da önemi büyüktür bende. Zaten Damien Rice önemli bir insan o farklı bir konu…
Canlı olarak söylerken bu şarkıyı herif sigarayı da patlatıyor, şarabı da… İzleyin… Sözler de aşağıda.
Bir insanı ne kadar beklersiniz? İzlerken, dinlerken bunu düşünün… Ben düşündüm – paylaşırım da bir ara… Beklemek konusunda ise Kolera Günlerinde Aşk’ı da izleyebilirsiniz… (Küçük bir alıntı yapmıştım bu filmden)
Cheers darlin’
Here’s to you and your lover boy
Cheers darlin’
I got years to wait around for you
Cheers darlin’
I’ve got your wedding bells in my ear
Cheers darlin’
You give me three cigarettes to smoke my tears away
And I die when you mention his name
And I lied, I should have kissed you
When we were runnin’ in the rain
What am I darlin’?
A whisper in your ear?
A piece of your cake?
What am I, darlin?
The boy you can fear?
Or your biggest mistake?
Cheers darlin’
Here’s to you and your lover man
Cheers darlin’
I just hang around and eat from a can
Cheers darlin’
I got a ribbon of green on my guitar
Cheers darlin’
I got a beauty queen
To sit not very far from here
I die when he comes around
To take you home
I’m too shy
I should have kissed you when we were alone
What am I darlin’?
A whisper in your ear?
A piece of your cake?
What am I, darlin?
The boy you can fear?
Or your biggest mistake? Oh what am I? What am I darlin’?
I got years to wait…
Bugün ufak bir Sapanca tatilinden döndüm ve akşma tekrar haftalık tatilimi kullanmaya çıkacağım. Aslında dün gece izlemeyi kafama koyduğum fakat tabii ki tekrar uyuyakalarak ertelediğim bir filmi demin izlemeyi bitirdim. “Je vais bien, ne t’en fais pas” adlı bir Fransız filmi. 2006 yapımı.
Tavsiye…
Şarkıya da dikkat.
Lili,take another walk out of your fake world
please put all the drugs out of your hand
you’ll see that you can breath without not back up
some much stuff you got to understand
for every step in any walk
any town of any thought
i’ll be your guide
for every street of any scene
any place you’ve never been
i’ll be your guide
lili,you know there’s still a place for people like us
the same blood runs in every hand
you see its not the wings that makes the angel
just have to move the bats out of your head
for every step in any walk
any town of any thought
i’ll be your guide
for every street of any scene
any place you’ve never been
i’ll be your guide
lili,easy as a kiss we’ll find an answer
put all your fears back in the shade
don’t become a ghost without no colour
cause you’re the best paint life ever made
Yorucu bir koşu bu hayat denilen şey. Çoğu insan nasıl yaşayacağını kavrayana kadar bitiriyor bu meredi zaten. Çok kasmamak lazımı artık öğrendiğimden midir nedir, hep buna kullanıyorum zaten. Gelir geçer napalım biz de buralardaydık deriz diyoruz. Yaptığımız kendimizeyse eğer, en “sen” olanı yapman gerekir herhalde. Makyajsız filan…
Yarın işten izin aldım bakalım inşallah okuldan çıkış işlemlerini almaya gidip halletmeye çalışacağım. Öyle veya böyle yüksek lisansımız da bitiyor.
Olduk be mezun.
Bu koşuda bir engeli daha atladık işte…
Darısı geriden gelenlerin başına…
Bu koşunun bence galibi de yok ya…
Ben sadece zevkine parkuru tamamlıyorum bu koşuda…
Yazıyı da küçük bir kupleyle bitireyim: Pink Floyd – Have A Cigar
Eee değdi tabi.
Come in here, dear boy, have a cigar.
You’re gonna go far, fly high,
You’re never gonna die, you’re gonna make it if you try; they’re gonna love you.
Well I’ve always had a deep respect, and I mean that most sincerely.
Farklı dünyaların insanları olmak ile o dünyalara ait olmak için ruhunu satmak arasındaki uçurumu biri bana anlatsın lütfen… Ya da bana anlatmasın, ben ne saçmalıyorum ki? Bunu anlatmayı gerektirecek kafalarda bulunana ucuz insanları görmek gerek bence… Onlara anlatmak gerek… Farklı insanlar, farklı çevreler, farklı statüler… Hepsi hayat boyu, tarih boyu bir şekilde engellemiş nice aşkları… Hepsi tarihin o tozlu sayfalarını renklendiren gerçekler olarak konulmuş birer birer üstüste.
Bir insanı sadece onun parasıyla, giyimiyle, arkadaşlarıyla değerlendiren o kaşar ruhlar… Aradığı ütopik orospu ve puşt topluluğunun arasında kaybolmak için kendi benliğinden, sevdiklerinin gerçek hislerinden vazgeçenler…
Bunlar artık gerçek. Bunlar artık çevremizde. Bunlar hala yaşıyor.
Siktir etmek gerek bazen diye boşuna demiyorum.
Rahmetli Cem Karaca’nın da bunu anlatan çok basit bir şarkısı var ya hani oradan aklıma takıldı geçmişte gördüğüm duyduğum…
Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar
Ümit gönlümün ekmeği umar ha umar umar
Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları
nerelere gizlesin şu avucun nasırları
Otomobili tamire geldi dun bizim tamirhaneye
Görür görmez vurularak başladım sevmeye
Ayağında uzun etek dalga dalga saçları
Ustam seslendı uzaktan oğlum al takımları
Bir romanda okumuştum buna benzer bir seyi
Killi parlak kağıt kaplı pahalı bır kıtaptı
Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız
Yine böyle bir durumda tamirci cırağına
Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları
Arkası kuşlu aynamda taradım saclarımı
Gelecekti bugün geri arabayı almaya
O romandaki hayali belki gercek yapmaya
Durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan
Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan
Arabanın kapısını açtım açtım girsin içeri
Kalktı hilal kaşları sordu kim bu serseri
Çekti gitti arabayla eksozuna boguldum
Göysümde tomurcuk yaşlar agar agar dogruldum
Ustam geldı sırtıma vurdu unut dedı romanları
İşcisin sen işçi kal giy dedi tulumları…
Bırak bildiğin gibi ol… Bırak seni böyle sevsinler…
I spend the night
Yeah looking for my insides in a hotel room
Waiting for you
Were gonna make it tonight
Yeah something in the air tells me the time is right so we better get on
Dj, play a song for the lovers tonight
Please, play a song for the lovers tonight
Dont wanna wait
Lord Ive been waiting all my life but Im too late again
I know but I was scared
Cant you see
Im moving like a train into some foreign land I aint
Got a ticket for this ride but I will
Oh, play a song for the lover tonight
Dj, play a song for the lover tonight
Dj, play a song for the lovers tonight
Please play a song for the lovers tonight
Cant stop looking back no no
One more for the lovers
O brother wont you lend a hand Im alone in a room
And Im waiting for love
I dont know when this dreams gonna stop
But Im telling you friend I dont want to get up
Baby you understand me now
If sometimes you see Im mad
Doncha know that no one alive can always be an angel?
When everything goes wrong you see some bad
Well Im just a soul whose intentions are good
Oh lord, please dont let me be misunderstood
Ya know sometimes baby Im so carefree
With a joy thats hard to hide
Then sometimes it seems again that all I have is worry
And then you burn to see my other side
But Im just a soul whose intentions are good
Oh lord, please dont let me be misunderstood
If I seem edgy
I want you to know
I never meant to take it out on you
Life has its problems
And I get more than my share
But thats me one thing I never mean to do
Cos I love you
Oh baby
Im just human
Dont you know I have faults like anyone?
Sometimes I find myself alone regretting
Some little fooling thing
Some simple thing that Ive done
Im just a soul whose intentions are good
Oh lord, please dont let me be misunderstood
Eurotrip filmini izlemeyen vardır elbet, çok da ünlü bir film değil.
Kısaca filmi tanıtayım konuyu bağlama adına, iki eleman lise mezuniyetinden sonra e-mail arkadaşını görmek için Almanya’ya gitmeye karar verir fakat bunların ikiz olan diğer iki arkadaşı da sanat gezisi için Paris’e gideceklerdir ve bir şekilde kader onları Avrupa’da buluşturur ve bir anda komik olaylar eşliğinde Avrupa’yı dolaşırken bulurlar kendilerini.
İnanılmaz eğlenceli bir filmdir.
Neyse, asıl değineceğim konu, aşifte karılar yüzünden neler yapıldığına dair bir olay:
Filmde dediğim gibi lise mezuniyetinde lisenin en tatlı kızlarından biriyle çıkar bizim eleman fakat mezuniyet günü kız gelip bunu terkeder. Akşamında ise mezuniyet partisinde filmde Matt Damon’un söylediği şarkı bir anda patlayıverir… Scotty doesn’t know (Scotty bilmiyor).
İğrenç bir durum. Acıklı yani ya. Şimdi aşağıda sözleri şarkının yazıyor zaten. Bunları bütün lisenin duyup bu şarkıyla coştuğunu farzedin. O sırada sizin eski güya kız arkadaşınız o rock grubunun solisti ile seksi bir şekilde sahnede dansediyor feci canım feci yani…
Film senaryosu tabi, bu kadarı da olmaz diyebilirsiniz ama bence o kadar da imkansız değil Ama Allah düşmanımın başına vermesin!
Şarkının orijinali Lustra – Scotty Doesn’t Know… Sözler ve video dediğim gibi aşağıda… Sonunda bardağı sallayan çocuk da Scotty
Hey!!!!!!
Scotty doesn’t know,
That Fionna and me,
Do it in my van every Sunday.
She tells him shes in church,
But she doesn’t go,
Still shes on her knees, and…
begüm begüm huuu
suçu kendine at beybii
begüm begüm huuu
kalbim seni ignore etti
baydın ha bu ne diyalektik?
bileydim baştan ben kızardım derdim git
bıktım ben pantomimden
bak izi kalmış yüzümde ne ettin sen?
manitaya nakit de yetmiyo
hatasını kabul de etmiyo
manita da terso da bitmiyo
iteklesen de gitmiyo
anormaliz valla (begüm)
kız nolur artık sus (huu)
adama garson ver
hop diye sorsun ne ulan o
kes begüm
begüm begüm huuu
suçu kendine at beybi
begüm begüm huuu
kalbim seni ignore etti
begüm begüm
İnleyen nağmeler ruhumu sardı
Bir rüya ki orda hep şarkılar vardı
Uçan kuşlar martılar
Yeşil tatlı bir bahar
Gülen şen sevdalılar vardı
Arzular orada, zevk oradaydı
Bir deniz ki aşk dolu dalgalar vardı
Uçan kuşlar martılar
Yeşil tatlı bir bahar…
Büyük bir eserdir kendisi. Biz tabi çocuk aklımızla hiç dinlememiştik ki asıl versiyonunu zamanında, tribünlerde duymuştuk Beşiktaş‘a yapılan tezahüratlarda… Gel gör ki zaman değişir, her şey değişir – buna da remix ayarı verilir…
Kalbimden geçen hiçbir şey; senin gibi kendini özletmedi…
Tek yaşadığım şey sen olmasanda; bir tek sensizlik zor geldi…
Birçok şey kaybettim hayatta bir tek sensizlik koyverdi….
Giden gitti derdim hep ama bir tek sensizlik buna son verdi…
İçimden bir ses adini yoklar…Ruhumu sarar…. Ruhum sensizlik anlar…
Gidişini seyrettim her saniye; gülüşünü ekledim her gamzeye…
Daha da çok özlediğimi eklettim; gidişinle inlettigim her nameye……
Kaybolduğum her anın içinde kendimi bulduğumdun
Çözemedigim yanlışlar içinde, belki de bildiğim tek doğruydun…
Geçen gün işten bir arkadaşım serviste KBK’ya varırken tam ayıldığımız anda kulaklıklarını çıkardı ve şöyle dedi:
“Oğlum, bu Robbie Williams hakikaten büyük adam. Herifin her şarkısı beni anlatıyor!”
Ben o sırada tek göz açık öbürü Thom Yorke tarzı hangi elimin sağ veya sol olduğunu kavramaya çalışarak kulaklıklarımı çıkarmaya uğraşıyordum. Bir iki “haae, hööyy?” dedikten sonra anladım ne dediğinive direkman “niye lan?” sorusunu yapıştırdım.
“Abi”, dedi, “herif ona buna giydiriyor bence tam bizim konsept erkekleri anlatıyor – aşık olunca, ayrlmak isteyince, sabah kalkışımızdan partide kopuşa kadar…”
Düşününce hakiakten kendi kendime onayladım. Kendisini hakikaten çok severim, zira bunu çok önceleri attığım bir iki postta (burada ve burada) görmüş de olabilirsiniz.
Nereden geldik bu konuya? Hmm, evet.
Biraz önce işte MS Excel’in başına oturmuşum, takmışım iPod’umu, arkadan Sexed Up çalıp duruyor. Ben de taa 19 Kasım’da yazdığım şarkıyı hala tekrarlıyorum…
You said we’re fatally flopped
When I’m easily bored
Is that okay?
Strike me off your list
Made this the last kiss
I’ll walk away
Why don’t we talk about it
I’m only here Don’t shout it
Given time we’ll forget
Let’s pretend we’ve never met
Normalde artık bu şekilde çok şarkı koymuyorum ama bu da hakediyor yani… Sevenleri bilir, sevmeyenler de aşağıdaki şarkıyı hayatlarında en az bir kere dinlemeleri lazım… Buradaki bir çok yazının arka plan müziği… Pink Floyd – Echoes…
Overhead the albatross hangs motionless upon the air
And deep beneath the rolling waves
In labyrinths of coral caves
The echo of a distant time
Comes willowing across the sand
And everything is green and submarine.And no-one called us to the land
And no-one knows the wheres or whys
But something stirs and something tries
And starts to climb towards the light
Strangers passing in the street
By chance two separate glances meet
And I am you and what I see is me
And do I take you by the hand
And lead you through the land
And help me understand the best I can
And no-one calls us to move on
And no-one forces down our eyes
And no-one speaks and no-one tries
And no-one flies around the sun
Cloudless everyday you fall upon my waking eyes
inviting and inciting me to rise
And through the window in the wall
Come streaming in on sunlight wings
A million bright ambassadors of morning
And no-one sings me lullabies
And no-one makes me close my eyes
And so I throw the windows wide
And call to you across the sky
Manga’nın adı Şehr-i Hüzün olan son albümünün çıktığı haberini duyar duymaz vermiştik zaten. Dün de oturduk dinledik, çok da sevdik. Ya da ben sevdim. Diğerlerini bilemem. Evdeki Ses’i duyunca içim kıpır kıpır oldu. Karakan’ı özlemişim, cover’da (veya düet de) güzel olmuş!
Klasik Manga’nın sound’u yine devam etmiş, diyecek fazla birşey yok benim tarafta…
Aşağıda şarkı sözlerini gördüğünüz Cevapsız Sorular ve Beni Benimle Bırak en sevdiklerim… Bence kesinlikle alınası bir albüm…
Birden Ay ışığını kesti
Bir de Sen çok değiştin
Yaşananlar hiç yaşanmamış gibi
Söylenenler hiç söylenmemiş gibi
Birde Sen karşıma geçtin
Başka biri var, biri var dedin
Inanamadım gittiğine, inanamadım gittiğine..
Ne sen baktın ardına ne ben
Hep ayrı yollarda yürüdük
Sustu bu gece, karardı yine ay
Kaldı geriye cevapsız sorular
Uyandığında onu ilk kim görecek
Bıraktığım düşü kim büyütecek?
Her sabah kaybolup giden
Bir rüya gibi oldun artık gecelerimi bekleyen;
Gündüzlerimi zehir eden..
Vallahi 3 gündür neden bilmiyorum ama herhalde bütün yakın kız arkdaşlarımın bana bir şekilde şarkılar önermesi veya “Arif, geçen bir şarkı dinledim aynı seni anlatıyordu!” lafıyla gelmesine hayretler içinde bakıyorum.
Ulan, noluyoruz?
Tamam, ben şarkılardan anlam çıkarmayı seven biriyim de daha o kadar da kliplik olmadık be abi!
Neyse, komik oluyor en son bu sabah gelen ama hakikaten şaşırtıcıydı.
Sözler bakımından. Aşağıda sözleri de verdim zati.
Hatta, email de şöyleydi:
Canım Kardeşim Arif,
Bu şarkıyı belki ders cıkartırsın diye sana armagan etmek istedim )
Optum cicim
Özcan Deniz söylüyor efendim… “Saçmalıyorum”:
UNUTMAK İÇİN SENİ HER YOLU DENİYORUM
ALKOL SINIRINI AŞIP AŞIP GEZİYORUM,
BARLARIN ÖNÜNDE KAVGALAR ÇIKARTIP
SONRA KARAKOLDA GÖZÜMÜ AÇIYORUM,
KENDİME ACIYORUM, SAÇMALIYORUM
BAZEN BİR KADINLA TANIŞIP GİDİYORUM,
GECE ONUN OMZUNDA AĞLIYORUM,
AH AĞLIYORUM, SAÇMALIYORUM
GEÇENLERDE YEMEK YERKEN RESTAURANT DA
EN SEVDİĞİN ÇORBA VARDI MASAMIZDA,
EN KOMİK FIKRALAR ANLATILIYORKEN,
BENSE BOĞUŞUYORDUM GÖZ YAŞLARIMLA
AH YAŞLARIMLA, SAÇMALIYORUM
GEÇENLERDE BİR ORTAK DOSTUMUZU GÖRDÜM YOLDA
BANA BİRİ VAR MI DİYE SORDU HAYATIMDA
EĞER SEN SOR DİYE SÖYLEMİŞSEN ONA
BİLKİ DURUM VAHİM SENDEN SONRA
YANİ, SAÇMALIYORUM İŞTE
Son Yorumlar