Şimdi tekrar aklıma geldi, daha önce paylaşmadım kimseyle. Gerek duymadım, önemsememeye çalıştım karşılaştığım cehaleti. Ya da çeşitli konularda kendime verdiğim “sus, konuşma” emrini yerine getirmeye uğraşıyordum.

Almanya’da doğup büyümüş bir iş arkadaşım var. Şaşırtıcı ki  hala Türk vatandaşı; altındaki asıl nedeni bilemiyorum. “Ampül” taraftarı kendisi, görüşleri o doğrultuda, saygı duyuyorum.

Ramazan geyiklerinin birinde iftarda orucu açmak ile ilgili bir konuşma geçer ortamda, takdire şayan bilgisini paylaşır: “Senin rızanla oruç tuttum, orucumu kabul et Yarabbi” gibi bir cümleyle açıldığını dile getirir arkadaş. Konunun karışıklığı üzerine bizi aydınlatmak için ekler “Tabi, bunu söylerken ağzını oynatmalısın, oynatmazsan olmaz”.

Şimdi aklıma gelmesinin sebebi o zamanlar olmayan ama şu anda artık yavaştan çembere dönen sakalı…

İlgili yazılar: