Posts tagged radiohead

Rejections

0
COPENHAGEN, DENMARK - DECEMBER 18:  Radiohead ...
Image by Getty Images via @daylife

“If you have been rejected many times in your life, then one more rejection isn’t going to make much difference. If you’re rejected, don’t automatically assume it’s your fault. The other person may have several reasons for not doing what you are asking her to do: none of it may have anything to do with you. Perhaps the person is busy or not feeling well or genuinely not interested in spending time with you. Rejections are part of everyday life. Don’t let them bother you. Keep reaching out to others. When you begin to receive positive responses then you are on the right track. It’s all a matter of numbers. Count the positive responses and forget about the rejections.”

- ’in Meeting People is Easy adlı belgeselinin kitapçığından…

Radiohead – Lift

0

Günün şarkısı taa geceden gelsin… ’den gelsin… Thom’un kendiği andığı yegane şarkı gelsin…

Thom Yorke – Feeling Pulled Apart By Horses

0

’un yeni parçası…

Pazar Sabahı!

0

Buyrun buradan yakın. Sabah ’un albümü idnledim uyanır uyanmaz, güzel. Love is Here yerine geçemez ama bu sefer daha Indie gibi sanki. Bana öyle geldi ama yine aşka sallamış yine exlere sallamış. Şimdiki hedefim Unbelievable Truth. solisti abimizin öz kardeşinin -hepimiz kardeşi sayılırız :P – grubu. Arıza. Gelir yakında onunla ilgili bir yazı da.

Dün asıl duydum bir yerden nereden hatırlamıyorum, Nil Karaibrahmgil, kısaca Nil’in yeni albümünden ilk şarkı. Seviyorum Sevmiyorum. Acayip güzel bir şarkı. Normalde ben bu hatunu pek sevmem, feminist tarzda hatun sanatçıları zaten sevmem ama bu sefer bu şarkısı güzel. Çok beğendim hatta. Aslında kendisini de beğeniyorum sanki be. Neyse, o farklı. İş başka, başka derler. Sabah bir bunu bir de Caze feat. Sezen Aksu – Gelsin Bildiği Gibi’yi repeat’a aldım.

Neyse, birazdan spora gideceğim. Dana Mert’in uyanıp aramasını bekliyoruz. Öküz uyanmadı. Spordan sonra süper kahvaltımız var, bekleriz.

Güzel bir Pazar günü sizin olsun, aşağıda da arka fon şarkısı!

Biraz Radiohead Biraz Led Zeppelin’sin

0

Sade çalıyor önce günlerce hayatımın gerisinde, No Ordinary Love diye sakin sakin. Üzülüyorum kafam karşıyor inanmıyorum olanlara. Sonra Arctic Monkeys giriyor devreye yavaş yavaş. Do me a favour dinliyorum durmadan istesemde istemesemde son kısım tekrara alınmış durmadan;

and to tear apart the ties that bind
perhaps fuck off might be too kind

Ve sonra sakinleşiyor hayat, yalnızım artık huzurlu gibi, ele geçiriyor beynimi. Sabah erken kalkıyorum servise biniyorum, işe gidiyorum bedensel olarak ama kafam çok uzaklara gidiyor. Marooned yada High Hopes oluyor heran kafamda dönen.Atom Heart Mother yiyiyor beynimi için için. Taksiye binipte KralFm’e maruz kalarak görülebilecek bir işkence türü bu aslında. Kaldırmıyor bünye doğal olarak. İsyan ediyor o da. Sonra yavaş yavaş Led Zeppelin geliyor, bende anlamıyorum nasıl yerleşiyor arka plana. Artık o çalıyor hep. Achilles last stand, All my love oluyor gerçeklik. Aslında hep kafamda birileri bişeyler varda şarkılarda bunları destekliyor sürekli gibi. Bu Birileri kendilerini bilmiyor bende kendimi bilmiyorum zaten kayboluyorum şarkılar kandırmacalar arasında. Sonra bahar oluyor yavaş yavaş, bakıyorum ilk Sade çalmaya başlayalı 1 sene olmuş, yaşlanmışım biraz daha bitmiş, olmamış, kaçan kaçmış. Bende de sigortalar atıyor birer birer. Kaybediyorum Arka plan müziğimi biranda…

İşte çok yanılıyorum bitti sanarken.Çünkü olmaması gereken oluyor yılların dostu ayıp ediyor. Ele geçiriyor Müziğimi. Hiç dinlemediğim dinlemeyi düşünmediğim şarkılarıyla. Bir gece sabaha doğru True Love Waits‘le sıçıyor ağzıma, acımadan. Bir hafta sonra Videotape geliyor. Hayat kaldırması sor bir işkenceye dönüyor. Arada
idioteque dinliyorum ki uyanabiliyim ertesi sabah.

Bir buluyorum sonra odamı toplarken, elim titriyor. Alkole ulaşana kadar başlıyo Led Zeppelin sanki orda hazır bekliyomuş gibi; D’yer maker…

when i read the letter you wrote,
it made me mad mad mad…

Yaz gelmek üzere, hava ısınıyor, spora vermişim kendimi…Eğer olurda nefesim kesilirse yorulursam gaz olsun diye Killers açıyorum Ipod’dan.Somebody Told Me, gülümsetiyor beni. 4km daha koşuyorum o zevkle;

well somebody told me
you had a boyfriend
who looks like a girlfriend
that i had in february of last year

Sonunda yaz geliyor. Güneş açıyor, işten ayrılıyorum, sınavlar geçiyor. Tatil gerekiyor diyorum, hayatımın tatiline çıkıyorum. Ama Ipod’umu alırken yanıma dikkatliyim artık, playlistleri gözden geçiriyorum. Olurda son bi seneki şarkılarım beni yakalarsa diye korkuyorum.

Korktuğum başıma gelmiyor, yaz eğlenceli bir Beatles shuffle playlist’i olarak geçiyor. Beatles‘a şaşırıyorum ortaokul hazırlıktan beri seviyorum sizi diyorum, şu hayatta en vefalı siz çıktınız, affedin beni ben sizi unuttum, siz neler yaptınız büyük adammışsınız! McCartney “estagfrullah abi, işimiz bu” diyor, Lennon biraz daha artist, “Aslanım bi daha olmasın” diye tersliyor.

Eve dönüyorum, yerleşiyorum 3 ay geçmiş tatile çıkalı, zannediyorum hayatım değişti. Pink Floyd, Led Zeppelin unuttu beni. Ama iş öyle değil. Hala çalıyorlar arada, esiyorlar. Tek fark artık eskisi gibi sesi açık değil o kadar.Anlamları değişmiş, yozlaşmış. Çoğunu eğlenerek, hissetmeden dinleyebilir hale gelmişim. Dikkat ediyorum ama Videotape’e alerjim devam ediyor hala. Thom York’u görürsem 2 çift lafım var, biliyorum.

Ve tüm bunlardan sonra bir şarkının sözleri çok şey ifade ediyor bana. çalıyor; Cigarettes & Alcohol…

is it my imagination
or have i finally found something worth living for?
i was looking for some action
but all i found was cigarettes and alcohol

Bir de kalıyor geriye, birene yazmışım, o bilmiyor kendini. Eminim ki bir başkasıda ona yazmışım sanıyor kafasında kendince. Ve biliyorum ki 3. biri de bana yazmış olsa keşke diyor. Bense ayıramıyorum 1 mi 3 mü diye?

Biraz radiohead biraz Led Zeppelinsin
Biraz hayal biraz abartım, biraz uzaksın
Sözlerini anlamadıkça sorun olmayan, eğlendiren
Dinledikçe sözlerini ağlatan bir şarkısın
Sessiz, sakin, suçsuz,habersiz, kafamdasın
Yalanlarıma neden, itiraflarıma sebebsin
Tekrara alınmış, alındığı unutulmuş, saatlerce çalmış bi şarkıdasın
Ve başka bi şarkıdan çıkana kadar çalacaksın

Çalışmıyor kafam o kadar yorgunluktan sonra. 2007 mayısta Sade ile çalmaya başlayan arkaplan müziğim, 2009 şubatta bitiyor sonunda. Paul Simon Söylüyor sakince, Sound of Silence;

“fools” said i, “you do not know
silence like a cancer grows.
hear my words that i might teach you,
take my arms that i might reach you.”
but my words like silent raindrops fell,
and echoed
in the wells of silence
..

Not : Akıllı adam Caz dinler!

Hala..

Hala hissediyorum
Çok çok geç olduktan sonra bile
Hala,

Ara ara, durmadan,
Unuttuğumda gerçeği
İyi niyetin sınırında
Hala,
Hissediyorum

ettiğimi,
Sevmediğimi,
İstemediğimi
Herşeyi
Görmeyebilirim,

Vedam olmadı, yok
Herşey yerli yerinde
Herşey benle ilgili

Kapatıyım gözlerimi
Ağlayayım 6 yıl
Sahte sahte güleyim
Yada unutayım

Ama hala,

Açtığımda gözlerimi
Geceden,
Sakinlik eziyor beni
Sensizlik gülümsetiyor
Ama çektiğimde kendimi düşünceden,
bulamıyor beni..

Bilmiyorum tamam hiçbirşeyi
İnandırıcı deilim tamam..
Ama sikiyim,

Hiçbişey senle alakalı değil,
Hiçbişey onla alakalı deil,

Sadece,
Hala,
Anlam karmaşası herşey..

Ve ben melek gibi çocuktum eskiden,
Şimdi değiştim..

04.05.08 bugün ve istanbulda ben
tek bir şey hissediyorum gerisi için

Sakinim

Hala,….

Bitmesi lazım ama durmuyor,

İyi günlerde yazılmış acı
Kötü gündeki sevinçle içiçe
Bunlar güzel günler..
Yaşanacak günler…

Aslında yaşayasım olmazdı,
Tek cezbeden merak

Ben kimim?

Cennetim olmadı benim,
Şeytana kozum yok,
Tüm bunları videokasedime kaydetsem bile
İlgilenen olmıycak
İzleyen olmıycak
O son geldiğinde
Anlamsız olacak kayıtlarım
Hatırladıklarım
Sevaplarım

Ya günahlarım?

Thom hesabları karıştırıyor
İkiyle ikiyi toplayıp 5 bulurken
Ölmeye razı kaybedince, 4 e razı olamıyınca
Ama günahtan korkmazki insan..

Ölmeye razı olmakla, son vermek farklı mı?

Hala
Genede
Mefisto yada tanrı
Beni unutmuş yada unutmamış olsada,
Gözlerim kapalı görüyor,
Kalbim ritimsiz atıyor
Ellerim artık titremiyor
Heyecan eski bir alışkanlık oluyor

Huzursuz sakinliğim ve ben,
Geri kalan, geriye kalan
Anlam aramayan
Varlığımın absürdlüğüne sığınınan

Hoşçakal yada gülegüle diyemeyen bir ben
Farkediyorum “güzel günlerim bunlar benim”

Eskiden yazdığım gibi
Ölüyoduk biz,
Uzun sürdü
Sonunda oldu

Benim yarattığım kızla,
Ben olmayan bi ben arasında
olduğunun şüphesi
Herhangibir zamanda
Tükenmişliğimin hayalleri
Bana neyin hükmedeceğini
Bu kadar ii bilirken
Yalanların yanlışların şiiri
Sevgimle aşkımın yanılsaması..
Ve

Uzaklaşırken herşeyden
Merkezimsen eğer,
Yaklaştığım ne olabilir ki!

Öyle yada böyle
Yaşanmışlık içinde
Yeni bişey yaşanamaz
Tek soru:
Anlatılacak hikayem mi olsun?
Yada
Anlatılcak hikaye mi olayım?

Klişe kalp kırığımın içinde
Kendimi özel hissetmek
Ağlayamayacak kadar
Durumu kavrayamamam
Hepsi benzer

Ve biliyo musun yüzünü hatırlamadığım kız,
Sana değmezmiş, konu başlığı ben
Yüzünü unutamadığım biri olmanı tercih ederdim
Yada daha az basit olmanı
Hiç tanışmamış olmayı,
Olmamış olmanı!

Videokasetimde yerin olmasa
Kaydım olmasa,
Ben olmasam
Gerçekler olmasa,
Hayal kuramasam
Çok anlamlı olucak herşey

Gitmeden önce ama,
Biraz daha videotape,
Biraz daha true love waits dinliycem
Biraz daha koşucam,
Bi kere daha aşık olucam
Bi daha dinlemiycem
.i lanetliycem..

Hepsinden sonra,
En sevdiğim şey,
İçinde sen olmaması olucak
Tüm bunların..
Ama ben bilemiycem

Sonra gidicem, yok olucam tamamen,
İşte tüm bunlardan sonra ölücem
Ölmeden önce belki 1 saniye seni düşünücem
O zmanki huzurumla;
sadece tek bir söz
Tek bir laf
Tek bir düşünce
Yeticek, hatta bunu yazmamın bile yerine geçicek..
Tek bir laf
Tek bir düşünce

“Sen kimsin?”

Belkide benim vedam bu..

Aslında
Belkide
Sadece yoruldum…

Şeytan, videoteyp, anılar ve Faust

1
Image via Wikipedia

Faust denilen karakteri biliyorsunuzdur.

Hristiyan aleminde Mephistopheles olarak geçen şeytana ruhunu satan adamın adıdır, Goethe‘nin başyapıtlarından en ünlüsü de tabi akrakterden adını almıştır. Her neyse. Bu adam anlaşmaya göre, her an istediği herşeyi alabilecek ama herhangi bir anda o günün hayatında yaşadığı en mutlu günü olduğunu  belirttiği anda şeytan ruhunu alacaktır.

Ayrıca, yine Hristiyan mitolojisinde öldüğünde hayatının üstüned bir kere en mutlu olduğun anı bulmak için geçermişsin. Bu an sonra bir “ kaydedici”ye kaydedilir ve sonsuza kadar o anda yaşarmışsın.

Şimdi bu konu nereden mi açıldı? Sözlerini daha önce blog’da yayımlamış olduğum Radiohead‘in Videotape adlı şarkısından…

Şarkıda da Mephistopheles ismi direk geçer… Sonu da şöyle biter:

“Whatever happens now, I won’t be afraid because I know today has been the most perfect day I’ve ever seen.”

yani:
“Bundan sonra ne olursa olsun korkmayacağım çünkü biliyorum ki, bugün, hayatım boyunca gördüğüm en mükemmel gündü…”

Şarkının hikayesi böyle…
Bu hikayeyi yaşamak güzel birşey mi…

Değerse evet.

Radiohead – All I Need

0
Cover of
Cover of In Rainbows

– All I Need

I am the next act waiting in the wings
I am an animal trapped in your hot car
I am all the days that you choose to ignore

You are all I need
You are all I need
I am in the middle of your picture
Lying in the reeds

I am a moth who just wants to share your light
I’m just an insect trying to get out of the night
I only stick with you because there are no others

You are all I need
You are all I need
I am in the middle of your picture
Lying in the reeds

It’s all wrong
It’s all right
It’s all right
It’s all wrong
It’s all right
It’s all right
It’s all right

Radiohead – Street Spirit

0

Bir önceki yazıda Portishead grubunun şarkısını koymuştum. Şimdi onu koymuşken Radiohead‘in o mükemmel şarkısını bir de Pinkpop ’96 konserinde seslendirilmiş halini ve Thom Yorke‘un son dizelerde – ki bu dizeden ne yazı çıkar…- gözlerinin dolmasını görebilmenizi sağlayacak videoyu eklememezlik olmazdı… Buyurun buradan…

Lyrics:

Rows of houses all bearing down on me
I can feel their blue hands touching me
All these things into position
All these things we’ll one day swallow whole

And fade out again
And fade out

This machine will, will not communicate
These thoughts and the strain I am under
Be a world child, form a circle
Before we all go under

And fade out again
And fade out again

Cracked eggs, dead birds
Scream as they fight for life
I can feel death, can see its beady eyes
All these things into position
All these things we’ll one day swallow whole

And fade out again
And fade out again

Immerse your soul in love
Immerse your soul in love

Sen bittiğinde o başlasın…

0

’in en sevdiğim şarkılarından biri olan “Where I End and You Begin” şarkısının isminden esinlenerek yazılmıştır…

Dün saat gecenin 4′üne kadar arkadaşlarla bir masasında mekan kapattıran muhabbetin sonunda çıkardığım(ız) sonuçlardan biriydi aşağıdaki…

Bir insanı iste ki, o seni tamamlasın. Sen bittiğin anda o başlasın ve devam etsin.

Bir insanı hayal et ki, sınırları olmayan bir duygu çölünde dizlerinizin üstünde beraber sürüklenerek birleşin onunla, aşkınız bir vaha gibi olsun.

Bir insan ise sizi yukarılara taşıyacak, sizinle o ağır yükü taşıyabilecek güçte olsun.

Bir insansa sizi ıssızlıktan kurtaracak, sizi yormadan, kırmadan sadece ama sadece anlayabilsin…

Go to Top