Posts tagged koşu
Dün, Yarın Demiştin.
1
Bu aralar en büyük sıkıntım, hala kendime bir spor ayakkabısı alamayıp, koşulara başlayamam. Göbek yükselmeye devam etmekte, kolesterol vs. saymıyorum bile. Bir Türk erkeği klasiğini yine vizyona sokmuş durumdayım.
Her gün, “ulan yarın yaparız” modunda olmuyor tabi…
Gerçi 2 hafta önce acayip niyetlendim, gittim tam alıyordum ama ıcaklardan da leş gibiyim var ya, dedim kendi kendime: “oğlum, sen bugün 100 m. koş, gebermezsen neyim!?”
İyi ki de dinlemişiz içsesi yoksa kesin meftaydık.
Biraz havalar serinlesin vallahi yarın yapacağım ya!
Biraz Radiohead Biraz Led Zeppelin’sin
0Sade çalıyor önce günlerce hayatımın gerisinde, No Ordinary Love diye sakin sakin. Üzülüyorum kafam karşıyor inanmıyorum olanlara. Sonra Arctic Monkeys giriyor devreye yavaş yavaş. Do me a favour dinliyorum durmadan istesemde istemesemde son kısım tekrara alınmış durmadan;
and to tear apart the ties that bind
perhaps fuck off might be too kind
Ve sonra sakinleşiyor hayat, yalnızım artık huzurlu gibi, Pink Floyd ele geçiriyor beynimi. Sabah erken kalkıyorum servise biniyorum, işe gidiyorum bedensel olarak ama kafam çok uzaklara gidiyor. Marooned yada High Hopes oluyor heran kafamda dönen.Atom Heart Mother yiyiyor beynimi için için. Taksiye binipte KralFm’e maruz kalarak görülebilecek bir işkence türü bu aslında. Kaldırmıyor bünye doğal olarak. İsyan ediyor o da. Sonra yavaş yavaş Led Zeppelin geliyor, bende anlamıyorum nasıl yerleşiyor arka plana. Artık o çalıyor hep. Achilles last stand, All my love oluyor gerçeklik. Aslında hep kafamda birileri bişeyler varda şarkılarda bunları destekliyor sürekli gibi. Bu Birileri kendilerini bilmiyor bende kendimi bilmiyorum zaten kayboluyorum şarkılar kandırmacalar arasında. Sonra bahar oluyor yavaş yavaş, bakıyorum ilk Sade çalmaya başlayalı 1 sene olmuş, yaşlanmışım biraz daha aşk bitmiş, olmamış, kaçan kaçmış. Bende de sigortalar atıyor birer birer. Kaybediyorum Arka plan müziğimi biranda…
İşte çok yanılıyorum bitti sanarken.Çünkü olmaması gereken oluyor yılların dostu Thom Yorke ayıp ediyor. Ele geçiriyor Müziğimi. Hiç dinlemediğim dinlemeyi düşünmediğim şarkılarıyla. Bir gece sabaha doğru True Love Waits‘le sıçıyor ağzıma, acımadan. Bir hafta sonra Videotape geliyor. Hayat kaldırması sor bir işkenceye dönüyor. Arada
idioteque dinliyorum ki uyanabiliyim ertesi sabah.
Bir mektup buluyorum sonra odamı toplarken, elim titriyor. Alkole ulaşana kadar başlıyo Led Zeppelin sanki orda hazır bekliyomuş gibi; D’yer maker…
when i read the letter you wrote,
it made me mad mad mad…
Yaz gelmek üzere, hava ısınıyor, spora vermişim kendimi…Eğer olurda nefesim kesilirse yorulursam gaz olsun diye Killers açıyorum Ipod’dan.Somebody Told Me, gülümsetiyor beni. 4km daha koşuyorum o zevkle;
well somebody told me
you had a boyfriend
who looks like a girlfriend
that i had in february of last year
Sonunda yaz geliyor. Güneş açıyor, işten ayrılıyorum, sınavlar geçiyor. Tatil gerekiyor diyorum, hayatımın tatiline çıkıyorum. Ama Ipod’umu alırken yanıma dikkatliyim artık, playlistleri gözden geçiriyorum. Olurda son bi seneki şarkılarım beni yakalarsa diye korkuyorum.
Korktuğum başıma gelmiyor, yaz eğlenceli bir Beatles shuffle playlist’i olarak geçiyor. Beatles‘a şaşırıyorum ortaokul hazırlıktan beri seviyorum sizi diyorum, şu hayatta en vefalı siz çıktınız, affedin beni ben sizi unuttum, siz neler yaptınız büyük adammışsınız! McCartney “estagfrullah abi, işimiz bu” diyor, Lennon biraz daha artist, “Aslanım bi daha olmasın” diye tersliyor.
Eve dönüyorum, yerleşiyorum 3 ay geçmiş tatile çıkalı, zannediyorum hayatım değişti. Pink Floyd, Led Zeppelin unuttu beni. Ama iş öyle değil. Hala çalıyorlar arada, esiyorlar. Tek fark artık eskisi gibi sesi açık değil o kadar.Anlamları değişmiş, yozlaşmış. Çoğunu eğlenerek, hissetmeden dinleyebilir hale gelmişim. Dikkat ediyorum ama Videotape’e alerjim devam ediyor hala. Thom York’u görürsem 2 çift lafım var, biliyorum.
Ve tüm bunlardan sonra bir şarkının sözleri çok şey ifade ediyor bana. Oasis çalıyor; Cigarettes & Alcohol…
is it my imagination
or have i finally found something worth living for?
i was looking for some action
but all i found was cigarettes and alcohol
Bir de şiir kalıyor geriye, birene yazmışım, o bilmiyor kendini. Eminim ki bir başkasıda ona yazmışım sanıyor kafasında kendince. Ve biliyorum ki 3. biri de bana yazmış olsa keşke diyor. Bense ayıramıyorum 1 mi 3 mü diye?
Biraz radiohead biraz Led Zeppelinsin
Biraz hayal biraz abartım, biraz uzaksın
Sözlerini anlamadıkça sorun olmayan, eğlendiren
Dinledikçe sözlerini ağlatan bir şarkısın
Sessiz, sakin, suçsuz,habersiz, kafamdasın
Yalanlarıma neden, itiraflarıma sebebsin
Tekrara alınmış, alındığı unutulmuş, saatlerce çalmış bi şarkıdasın
Ve başka bi şarkıdan çıkana kadar çalacaksın
Çalışmıyor kafam o kadar yorgunluktan sonra. 2007 mayısta Sade ile çalmaya başlayan arkaplan müziğim, 2009 şubatta bitiyor sonunda. Paul Simon Söylüyor sakince, Sound of Silence;
“fools” said i, “you do not know
silence like a cancer grows.
hear my words that i might teach you,
take my arms that i might reach you.”
but my words like silent raindrops fell,
and echoed
in the wells of silence..
Not : Akıllı adam Caz dinler!
Hala..
Çok çok geç olduktan sonra bile
Hala,
Ara ara, durmadan,
Unuttuğumda gerçeği
İyi niyetin sınırında
Hala,
Hissediyorum
Nefret ettiğimi,
Sevmediğimi,
İstemediğimi
Herşeyi
Görmeyebilirim,
Vedam olmadı, yok
Herşey yerli yerinde
Herşey benle ilgili
Kapatıyım gözlerimi
Ağlayayım 6 yıl
Sahte sahte güleyim
Yada unutayım
Ama hala,
Açtığımda gözlerimi
Geceden,
Sakinlik eziyor beni
Sensizlik gülümsetiyor
Ama çektiğimde kendimi düşünceden,
Huzur bulamıyor beni..
Bilmiyorum tamam hiçbirşeyi
İnandırıcı deilim tamam..
Ama sikiyim,
Hiçbişey senle alakalı değil,
Hiçbişey onla alakalı deil,
Sadece,
Hala,
Anlam karmaşası herşey..
Ve ben melek gibi çocuktum eskiden,
Şimdi değiştim..
04.05.08 bugün ve istanbulda ben
tek bir şey hissediyorum gerisi için
Sakinim
Hala,….
Bitmesi lazım ama durmuyor,
İyi günlerde yazılmış acı
Kötü gündeki sevinçle içiçe
Bunlar güzel günler..
Yaşanacak günler…
Aslında yaşayasım olmazdı,
Tek cezbeden merak
Ben kimim?
Cennetim olmadı benim,
Şeytana kozum yok,
Tüm bunları videokasedime kaydetsem bile
İlgilenen olmıycak
İzleyen olmıycak
O son geldiğinde
Anlamsız olacak kayıtlarım
Hatırladıklarım
Sevaplarım
Ya günahlarım?
Thom hesabları karıştırıyor
İkiyle ikiyi toplayıp 5 bulurken
Ölmeye razı kaybedince, 4 e razı olamıyınca
Ama günahtan korkmazki insan..
Ölmeye razı olmakla, son vermek farklı mı?
Hala
Genede
Mefisto yada tanrı
Beni unutmuş yada unutmamış olsada,
Gözlerim kapalı görüyor,
Kalbim ritimsiz atıyor
Ellerim artık titremiyor
Heyecan eski bir alışkanlık oluyor
Huzursuz sakinliğim ve ben,
Geri kalan, geriye kalan
Anlam aramayan
Varlığımın absürdlüğüne sığınınan
Hoşçakal yada gülegüle diyemeyen bir ben
Farkediyorum “güzel günlerim bunlar benim”
Eskiden yazdığım gibi
Ölüyoduk biz,
Uzun sürdü
Sonunda oldu
Benim yarattığım kızla,
Ben olmayan bi ben arasında
Sevgi olduğunun şüphesi
Herhangibir zamanda
Tükenmişliğimin hayalleri
Bana neyin hükmedeceğini
Bu kadar ii bilirken
Yalanların yanlışların şiiri
Sevgimle aşkımın yanılsaması..
Ve
Uzaklaşırken herşeyden
Merkezimsen eğer,
Yaklaştığım ne olabilir ki!
Öyle yada böyle
Yaşanmışlık içinde
Yeni bişey yaşanamaz
Tek soru:
Anlatılacak hikayem mi olsun?
Yada
Anlatılcak hikaye mi olayım?
Klişe kalp kırığımın içinde
Kendimi özel hissetmek
Ağlayamayacak kadar
Durumu kavrayamamam
Hepsi benzer
Ve biliyo musun yüzünü hatırlamadığım kız,
Sana değmezmiş, konu başlığı ben
Yüzünü unutamadığım biri olmanı tercih ederdim
Yada daha az basit olmanı
Hiç tanışmamış olmayı,
Olmamış olmanı!
Videokasetimde yerin olmasa
Kaydım olmasa,
Ben olmasam
Gerçekler olmasa,
Hayal kuramasam
Çok anlamlı olucak herşey
Gitmeden önce ama,
Biraz daha videotape,
Biraz daha true love waits dinliycem
Biraz daha koşucam,
Bi kere daha aşık olucam
Bi daha pink floyd dinlemiycem
Radiohead.i lanetliycem..
Hepsinden sonra,
En sevdiğim şey,
İçinde sen olmaması olucak
Tüm bunların..
Ama ben bilemiycem
Sonra gidicem, yok olucam tamamen,
İşte tüm bunlardan sonra ölücem
Ölmeden önce belki 1 saniye seni düşünücem
O zmanki huzurumla;
sadece tek bir söz
Tek bir laf
Tek bir düşünce
Yeticek, hatta bunu yazmamın bile yerine geçicek..
Tek bir laf
Tek bir düşünce
“Sen kimsin?”
Belkide benim vedam bu..
Aslında
Belkide
Sadece yoruldum…
Yağmurda koşmak
0Biraz önce koşudan geldim.
Haftada mümkün oldukça ama minimum 2 kere kesin 6 km. koşuyorum.
Bugünkü farklıydı.
Yağmur vardı, benim kafam yine allak bullak (açıklığa kavuştuğu zaman zaten kurban keseceğim) çıktım koşmaya.
Geçen gönderdiğim Nike reklamını seviyorum. Bana kendimi anlatıyor koşarken.
Resmen tüm stresten, tüm problemlerden kaçıyormuşum gibi geliyor. O an kafamda olan bütün sorunları kaçarken hava saçıp gerimde bırakıyormuşum gibi oluyor.
Yağmurlu havada ise bambaşka…
Genellikle insanlar koşarken “dım-tıs” diye tabir ettiğimiz hızlı tempolu müzikler dinler. Ben ise bugün depresif bir playlist yapıp onunla koştum yağmurda.
2 paragraf önce hissettiğim duygularla bütünleşti resmen tüm o tınılar. Pearl Jam, Damien Rice, Led Zeppelin…
Onlar çaldı, ben koştum…

