Posts tagged kalem
Kalem nasıl üretiliyor?
0Kalem üretimine dair ilgi çekici ve bilgilendirici bir video. İzlemesi oldukça keyifli olduğundan ve ne zamandırmerak ettiğimden paylaşmak istedim…
Videoda da görüleceği gibi Staedtler marka kalem…
Defterden… #2
0Editör Notu: Bu yazı 24 Mart’da yazılmıştır…
Demin dinlediğim şarkı Echoes idi. Şu an dersteyim ve ders inanılmaz sıkıcı. Mert’in geçen gün yazdığı yazıdan etkilendim galiba; böyle kapalı bir havada biraz huzur ararken bugün Pod’umda “Pink Floyd Weekend” yaptım. Echoes hala kafamdan “yankılanıyor”.
Derste konuştuğumuz vakanın konusuna bak: “Positive relationships”…
Ne relationship’i; ne postive’i be?
…
Nerede bunlar?
Gözlerimi kapattım demin. Aklıma direkman Echoes’a ilk hasta olduğum görüntülere sahip olan Pink Floyd’un “Live at Pompeii” konserindeki o mükemmel manzara geldi. Hem yalnız, hem sıcak; hem sessiz ve sakin, hem de her an patlamaya hazır…
Kendimi anlatıyor gibiyim.
Şu an farkediyorum ki, ayık kafayla çok bunalım, çok darlama yazılar yazmıyorum. Sana yazmıyorum. Bilinçaltında olan sensin demek bence bu. Oooff, şimdi niye sana geldi ki konu? Normalde aklıma gelmiyorsun çünkü bunun içinden elimden geleni yapıyorum. Ambargo koymuş beyin hücrelerim seninle ilgili her türlü hatıraya.
SAna karşı yaptığım her şeyin kendime verdiğim tüm yeminleri bozan ve yine kendimce oturttuğum tüm hipotezlerin tersini gösteren hareketler olması beni sinirlendiriyor. Sana olan duygularım beni zehirliyor. Bunları sana yazdıkça senin bana dönmeyeceğin daha da şekilleniyor kafamda.
Ama belki de bunu istiyorum. Dönerken bunları okuduğun için dönmeni istemiyorum.
Bunları sana bana dönmen için yazmıyorum.
İçtiklermi, bana neden dönmüyor diyererk içmiyorum.
Farkettim ki, benim derdim kendimle.
Bunlar benim düşüncelerim, duygularım ve sadece kendimi rahatlatıyorum.
Olmayan bir aşkın, yok olmayan bir acısı içimdeki…
Olgun bir kafanın, çocukca düşünmesinin irritasyonu bendeki…
Sonra bir an geliyor…
Ne acı, ne ağrılar gördü bu kalp diyor,
bırakıyorum kalemi, defteri…
Olmadığı belli eskisi gibi
0Olmadığı belli eskisi gibi
Büyüdüğüm belli oluyor
Hem yüzümden, hem sözümden
Kısa devrelerden çıktığı belli bu aklın
Şimdi veriyor tüm benliği
Döndürmek için herşeyi, seni…
Çok soruyorum kendime
Neden olmuyor eskisi gibi
Eskimiz gibi
Sadece sözlerimden
Anlatamadığım
Anlayamadığın
Anlaşamadığımız…
Derdi kendisi, sen, o, başkası değil bu kalbin
Olmak istediği olamamış ya
Ona yanıyor
Onsuz olmanı istemiyor
ama “O” olarak
Bir başkası değil
Bir başkası değilsin çünkü
farkediyor yeni yeni…
Masalar darmadağın
Üstünde notlar, mektuplar
Ulaşmamış
Ulaşamamış belki de
Nereden çıkıyor bunlar diye kendime sorunca
Tek cevap geliyor aklıma.
Hele de konuşamayınca
Yürek alıyor sazı kolunun altına…
Tek bir silüete dönüyor tüm beyaz kağıt parçaları
Çıkıyor tüm laflar kalemimden
Ama dönüp bakıyorum
Arkasında durduğum herşey
ben büyüdükçe mantıksızlaşıyor
Çocuklaşıyor
Ben büyüyorum
Dünya dönüyor
Sen hep aynı yerde…
Yeni kalemim
0Viyana’dan beri yazı yazarken çok mutluyum
Neden diye soracak olursanız, tabii ki en büyük hastalığım olan kalem konusunda kendime yine bir hediye aldım.
Bu seferki LAMY marka. Hatta direk şöyle geçmekte: LAMY st tri pen Mehrsystemschreiber
Çelik kasa, Almanların “Mehrsystemschreiber” dedikleri cinsten. 3′ü bir arada tarzı. Kurşun kalem, tükenmez kalem ve portakal rengi kalem birarada.
