Posts tagged kadınlar

ÇOGAB #18 – Angelina Jolie Sendromu

0
Angelina Jolie at the premiere of Alexander in...
Image via Wikipedia

Amerika’da bulunan Oklahoma Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, “zor veya elde edilmesi imkansız” erkeklerden daha fazla hoşlanıyor. Uzmanlar buna “Angelina Jolie sendromu” adını verdi.

için ise, bir kadının “evli ya da bekar” olması farketmiyor…

Oklahoma Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya yaklaşık 500 kadın katıldı. İki gruba ayrılan kadınlara aynı erkeklerin fotoğrafları verildi. Bir gruba baktıkları fotoğraflardaki erkeklerin evli olduğu, diğerlerine de bekar olduğu söylendi. Araştırmanın sonucuna göre, ortalama bir erkek “bekar” olduğu söylendiğinde kadınların yüzde 60′ı tarafından beğenildi. Ancak bu erkeğin evli olduğu açıklandığında, bu kez kadınların yüzde 90′ı aynı erkeği çekici bulduklarını açıkladı. Uzmanlara göre, kadınların evli erkeklerin peşinde koşmasının nedeni tamamen evrimsel. Buna göre eğer bir erkek bir kadın tarafından “seçilmişse” diğer kadınlar, bu erkekte “bir şey” olduğunu düşünüyor. Bir kadının bir erkeği seçmesi, diğer kadınlardan tarafından “Bu erkek bekarlardan daha değerli” hissi yaratıyor.

Kaynak: Vatan

Kimi Sevmiyorum?

0

Nigel’ı kaybetmekten mi korkuyordum? Sanmıyorum, çünkü bir erkeği kaybetmenin en kolay yolunun tamamen onun dümen suyuna girmek olduğunu genç kızlık dönemlerinde yaşadığım acı deneyimlerle öğrenmiştim. Eğer birlikte olduğun erkek arkadaşın gibi düşünmeye çalışır, onun gibi hissetmeye uğraşır, onun gibi davranmaya çabalarsan hiçbir ilginçliğin kalmaz. Sadece için değil, aynı durum, için de geçerlidir. İnsan, hakkında kafa yormadığı, kaygılanmadığı, çözümlemeye çalışmadığı birini niye sevsin, ona niye değer versin? Sevmek bir anlamda sende olmayana ulaşmak, bunun için çabalamak değil midir?*

*Ahmet Ümit – Bab-ı Esrar -S/50

Neyzen Tevfik

0
Neyzen Tevfik
Image via Wikipedia

Öyle hürriyete aşık ki , hatta

Hiçbir erkek olamaz onlara yol arkadaşı

Çıkar at çarşafı teklifine karşı, nitekim

Donu fırlattı götünden, açacak yerde başı

Neyzen Tevfik Kolaylı

R. Muhtar’dan Oğluna Mektup

0

Sevgili Oğlum,

Henüz kırkını yeni doldurdun…
Tanrı izin verirse geldiğin bu muhteşem dünyayı, koskoca bir hayatı, bir erkek olarak yaşayacaksın…
Kim bilir kadınlarla ne ilişkilerin olacak, kim bilir nasıl büyük aşklar yaşayacak, kim bilir hangi aşk acıları çekeceksin?..
Acaba kadınlara karşı fazlaca cool takılıp kayıtsız mı olacaksın?..
Onları çok ciddiye alıp, derin acılardan mı geçeceksin?..
Hayatı, aşkı ve kadınları nasıl okuyacaksın bunları bilmiyorum, bilemiyorum…

***

ve aşk üzerine bir babanın kırkını henüz geçmiş oğluna nasihat vermesi fikri benim fikrim değil Hürriyet gazetesinin fikri…
Ben kadınlar ve aşk konusunda sana nasihat vermeyi doğru bulmam…
Olsa olsa önerilerde bulunabilirim…
Annemin babamın bana verdiği nasihatları sevmedim ben…
Nasihat kelimesini sevmediğim için dinlemedim de…
Nasihat kelimesinde bir ben bilirim edası, bir tepeden bakmacılık, bir afra bir tafra var…
Sana bunları yapmayacağım…
Aşkta nasihat olmaz, belki birkaç öneri…

***

Bugün kardeşin Mina’yla bana sunduğunuz “ilk biyolojik babalar günüm…”
Ağabeyin Engin Deniz annene anneliği, ablan Ayşe Nazlı bana babalığı daha önce tattırmıştı…
Ne mutlu ki, kardeşin Mina’ya siz doğmadan üç yıl önce, daha annenizi bile tanımadığım o günlerde Mina’ya Mektuplar diye bir kitap yazmıştım…
O kendini veya kadınları o kitapta ne kadar bulur bilemem…
Sen bir erkeksin…
Sana kadınları ve aşkı anlatmak ve önerilerde bulunmak çok daha zor…
Çünkü “erkek gibi erkek olmak” çok zor bir şey sevgili Poyraz Deniz…

***

Sana öncelikli şunu önerebilirim:
Hayatına iyi ve akıllı kadınları al…
Çünkü senin erkek olma sürecini hayatına giren kadınlar belirleyecek…

Onlar sana kadınlar karşısında nasıl davranman gerektiğini gösterecek…
Onlarla janti olmasını öğreneceksin, onlarla kadınlara muhteşem jestler yapabilecek kıvraklıklara geleceksin, onlarla güzel giyinmesini, onlarla iyi sevişmesini öğreneceksin…
Onlar senin hayatındaki değişmez hocaların olacak…
Kadınlar seni ehlileştirecek, makyajlayacak, karizmalaştıracak…

***

Aşık ol…
Aşık olmaktan korkma…
Her aşkın kadını seni bir başka düzleme kanatlandıracak… Her biten ilişki sana hayatla ilgili çok değerli dersler sunacak, seni geliştirecek, tekamül ettirecek…
Kadınlardan korkma Poyraz Deniz…
Eğer onurlarıyla oynamazsan, eğer gururlarını herkesin ortasında kırmazsan, eğer kadınlık duygularıyla alay etmezsen, sana “çok iyi dost olurlar kadınlar…”
Ama bunun için biraz çalışman gerekiyor…
Biraz karizma yapman, onlar kadar güçlü olman gerekiyor…
Yoksa güçsüz erkekleri sevmez kadınlar…
O zaman top diye oynarlar onlarla…

***

Kadınları sev ve onlara çok değer ver sevgili Poyraz Deniz…
Ama bana sorarsan onların çizdiği zikzakları takip etme, dehlizlerinde kaybolur, denizlerinde boğulursun…
Hayatına giren her kadın zaten senin üzerinde çok etkilidir…
Bu etkiyi bil, ama sakın seni bütünüyle yönetmesine izin verme…
Her kadın bir erkeği tamamıyla yönetmek için sonsuz ve sınırsız bir arzu duyar…
Onu tam anlamıyla yönettiğine kanaat getirirse, ondan hafif sıkılır…

Unutma ki, kadın yöneteceği erkeği arar, ama yönetemeyeceği erkeğe arıza duyar…

***

Son olarak senin hayatında “kadınlarla ilişkilerini belirleyecek” çok güzel ve çok anlayışlı bir annen var sevgili Poyraz Deniz…
Annenin anlayışının ve güzelliğinin sende bir özgüven duygusu yaratacağından eminim…
Ve fakat, annende bulduğun anlayışın aynısı elbette ki hayatına girecek kadınlarda olmayacak…
Onlar senin annen değil, sevgilin olacaklar…
Önceleri hayal kırıklıkları yaşayacaksın…
Üzüleceksin, için acıyacak…
Sonra belki umarsız bir kayıtsızlığın dehlizlerine savrulup günün gün, geceni gece edeceksin…
Fark etmez, bunlar hepsi seni olgunlaştıracak…
Eğer hayatta iyiysen, doğruysan, evrene doğru ve iyi enerji veriyorsan, bir gün muhtemeldir ki karşına elmanın ikinci yarısı olan kadın çıkacak…
Onu çok bekleme, her kadında onu arama, o kendiliğinden gelecek…
Seni tamamlayan kadın, sana huzur veren kadın olacak… Sen de ona huzur vereceksin…

***

O zamana kadar, kadınları hor görme;
Onları tek gecelik yatılacak yaratıklar olarak hiç değerlendirme…
Hiçbir kadına kendisini “ucuz” hissetirtme…
Kolay gelsin yavrum…

Baban…

Kaynak: CNN Turk

Senden önce burada yatanlar…

1

Dün arkadaşımla serviste dönerken geyik yapıyorduk orada konu kızların saçma hareketlerine geldi. Bunlardan birine bugün kafayı taktım yazacağım.

Aha buradan da bu arada hem Cem hem Mert’e taş atıyorum kardeşim, yazın lan, okullar kapandı diye buraya yazmamazlık olmaz. Terbiyesiz herifler! :P

Heh, neyse… Nefreti de döktükten sonra devam edebilirim sanırım yazıma…

aslında kendilerine bile bile yalan söylenmesini severler diyip ortaya bir olta atayım. Sonra buradan devam edeceğim. Neden mi? Çünkü onlar o anda sadece kendilerini mutlu edecek şeyleri duymak isterler. aslında bilirler sizin “gerçekten” öyle düşünmediğinizi ama o sırada onu duymak istedikleri için; belki de ego tatmini bilemiyorum; o yalanı duymak isterler. Ha, bu iş sonra size yalan söylüyorsun, dürüst değilsin diye patlar oralara zaten girmiyorum.

Duymak istedikleri yalanlar içinde en komiklerinden biri de mesela yatak olayıdır. Şimdi mesela kız ile erkek takılıyor bir ara, yemekler onlar bunlar tanışılmış bir elektrik de sağlanmış vs. klasik başlangıçlar işte olay en sonunda libido patlamasına gelmiş ve olanlar oluyor. Nerede mi diye sorarsanız konu itibariyle tabii ki erkeğin yatağında. Çift kişilik veya tek kişilik farketmez. Yatak ulan işte!yuvarlak-beyaz-deri-yatak

… Demesi kolay değil mi? Nah kolay!

Bu kızların kafasında bambaşka birşey doğuruyor. Olay bitmiş gitmiş herşey çok güzel giderken bir anda kızdan o beklenen bomba soru geliyor!

- Ceysın, (ceysın kim lan?! :) ) bu yatakta benden önce başka bir kız yattı mı?

Eee… Ebenin diye başlicam ama siteyi kapatır RTÜK. Şimdi bu soruyu normal olarak bakın 25 bile demiyorum artık bence 20 yaş ve üstü bir erkeğe sormanın ne kadar manasız olduğunu anlatmama gerek yok galiba değil mi?

Yani böyle bir soruya vereceğim cevaplar şunlar olabilir diye düşündüm:

  • Yok. ben Tibet’teydim bu mahalleye yeni taşındım, normalde yerde yatıyordum.
  • Hayır, sadece seninle sevişeceğiz diye IKEA’dan yeni yatak aldım, bak hem de bazalı!
  • Saçmalama bebeğim, ben aslında yastıklarla sevişiyordum sen hayatıma girene kadar.
  • Aşkım, bu soru sorulur mu, bu yatakta hiç yapmadık, ama mesela masamın üstünde çok can yaktım!
  • vs…

Bu geyik gider ama böyle soruya böyle cevap yani :)

Aslında söylemeniz gereken de bu kadar t**ak geçmeyip, yine de yalan söylemenizdir.

Birtanem, sen biliyorsun benim için teksin ve birtanesin… Bu özel anları paylaştığımız yerde daha önce kimse bu kadar mahremime girmedi, giremedi…

Hadi lan oradan…!

Bedelini ödetir…

0

Şu ana kadar duyduğum; iki arkadaşın gelmiş geçmiş bence en öz ama en büyük konuşmalarından…

X:    olm
X:    hayatım mükemmele yakın
X:    mükemmel olması için gereken tek eksik
X:    fuck buddy
X:    dikkatini çekerim  kız arkadaşı değil
Y:   o herkese lazım
Y:    ama türkiye şartlarında ütopya geliyo bana
Y:   yatan kız bedelini ödetir:)

Hepsi aynı…

1

sp_a0123-1

Same shit, different day…

Evlensek diyeceğim ama…

0

Bugün Türkiye İstatistik Kurumu yine işime yaradı. Belki 3 sene öncekinin araştırmaları (araştırma sonuçları 2006 yılına aitmiş) diye ciddiye almayabilirsiniz ama bence bu tip konularda bunlar genel geçerdir çok aşırı büyük değişikliğe de uğramaz. Zaten benim düşüncelerimi de haklı çıkarmaları beni daha da mutlu etti.

Konumuz başlıktan da anlaşılabileceği gibi evlenmek ve evlenirken ve arasındaki düşünce ve bakış açısı farklılıkları.
Bu konuda elimizde üç veri olacak. Birincisi, kadınların ve erkeklerin evlenecekleri kişide aradıkları özellikler, ikincisi evlenme ve boşanma istatistikleri sonuçları raporu, üçüncüsü ise -sadece biraz destek olabilecek bir veri olsa da- boşanma sebepleri.

Evet, başlayalım.

Öncelikle benim tam evlenecek yaşta olduğumu öğrendim ve kendimden en az 3 yaş küçük bir bayanla evlenmem Türkiye ortalamasına göre uygunmuş. Çünkü, erkeklerde 26.1, kadınlar için 22.8. Şimdi anlıyorum neden çevremdeki kızlar patur kütür evlenme hayaliyle yanıp tutuşuyor diyorum. Desenize, yaşları çoktan alıp geçmiiiiş, gitmiş. Ben tam zamanımdayım, altın çağımdayım. Hahaha, nah evlenirim! :)

Neyse kişisel sebeplerimizi bırakıp, analizimize devam edelim. İşin ilginci en geç evlenme konusunda İstanbul ile Kuzeydoğu Anadolu’nun yarışıyor olması. Neredeyse erkeklerde 27′e geliyor, kadınlarda da 23′ün üstü… Fakat iş boşanmaya gelince değişiyor.

En fazla boşanma İstanbul ve Ege’de gözüküyor ve bu da Doğu Anadolu’da en düşük seviyeye ulaşıyor. Yani Anadolu’da insanlar erken, geç farketmeden evlendiği zaman boşanmayı çok uygun bulmuyor. Zira zaten bu da gelenek ve göreneklerimze sadık bir toplum olduğumuz bir göstergesi bence. Ayrıca benim gibi insanların da bu konuya eklendiğini düşünürsek, yani insan hayatında evlenirse bir kere evlenmeli felsefesi de bu duruma uyar ama bunun gözle görülür bir etkisinin olduğunu pek çıkartamadığım için dip not belirttim.

Ciddi bir sayısal sonuç ise, boşanmaların %42,6′sının ilk 5 yıl içinde gerçekleşmesi. Buna ek olarak da, %22,7′sinin 16 yıl ve daha sonrasında gerçekleşmesi.
Burada da şu fikre sahibim:

  • İlk 5 yıl içindeki boşanmalarda en büyük etkenleri aşağıdakiler olarak görüyorum:
    • “Haydi evlenelim, çok aşığım!” felsefesi
    • Görücü usulü, zorla evlilikler
    • En başlarda düzeltilemeyen ekonomik düzen
  • 16 yıl ve sonrası boşanmalarda ise…
    • Andropoz
    • “Lanet olsun bari huzurlu öleyim” felsefesi
    • Bozulan ekonomik durumlarda kadının çekip gitmesi
    • İletişim bozukluğundan dolayı birikip patlayan sorunlar sonucu büyük kavgalar

Elbet bunlar beside indirgenmiş olabilir. Psikolojik, sosyolojik ve her türlü -ojik açıdan benden daha yetkin ve bilgili kişilerin konu hakkındaki yorumlarına saygım var ama ben bunlara indirgemeyi doğru buluyorum.

Şimdi, boşanmalara takmış vaziyetteyim ben. Burada genel olarak bir iki şeye dikkat çekmek istiyorum. Boşanma sebepleri istatistiklerine bakarsak eğer: (büyüğü için tıklayın resme)

bosanmasebepleri2006Gördüğünüz gibi her iki cinsiyet için de aldatma/aldatılma ve ilgisizlik ilk iki sırada. Burada çok ince bir detay var o da, erkeklerde ekstra olarak “eşlerin ailelerine saygısız davranması”. Burada demek istediğim, herkesin beklediği gibi biz sizden sizin düşündüğünüz gibi güzel olun, yemek yapın, bok püsür istemiyoruz! Saygı ve masumiyet ve dürüstlük!!! Aşağıda zaten aranılan özellikler ile ilgili bir sonuç da mevcut (yine üstüne tıklayıp büyütebilirsiniz)

Burada ben erkekleri savunmak için yazmadım bunu evet, sizin de /kumar veya dayak gibi çok önemli bir derdiniz (%17!) var ki bunu kesinlikle kınıyorum.

Aldatma, aldatılma konusunda ise yine şöyle bir yargıya varabiliriz; erkeklerin zaten bu konuda çok çabuk raydan çıkabilme yetisi olduğundan, bir önceki paragrafta sizden gördüğü hareketlerin sonucu olarak kadınların sütununda aldatmanın yüzdesini bir şekilde arttırıyor olabilirler bununla.

evlenemdearanilanozellikler

Gördüğünüz gibi burada işler değişiyor ve hep dediğimize yine geliyoruz. Kadınların aradıkları özelliklerdeki ilk sırada “Bir işinin olması” ezici üstünlükle geliyor. Yani para! Daha farklısını beklemiyorduk ya zaten. İkinci olarak aşk ve aile yapıları geliyor.

Erkeklere gelirsek de: önce kadının erkeğe aşık olması, ilk kez evlenecek olması (bence masumiyete bir metafor), aile yapıları ve bunlardan sonra -ki %59 bence düşük bir miktar- güzel olması geliyor sırasıyla. İşte burada da kimin ne kadar fesat ve yüzeysel olduğu sonucuna varıyoruz bence.

Bizi suçladığınız neredeyse her dava düşerken, bizim sessiz kaldığımız her sorun sizin başlıca sebebiniz…

Şimdi evlensek diyeceğim ama… (Sessizlik…)

Erkekleri gıcık etmenin yolları

0

Aşağıdaki haberi okuyunca evet güldüm, eğlenceli bir haber… Ammaaaaa….
Yapın yapın da, görün e… neyse. Aferin, devam. Gerçi çoğunu zaten içgüdüsel yapıyorsunuz.

***

Bu hareketlere gerçekten çok gıcık oluyor! Bunları yaparsanız, sizden, arkasından aslan kovalıyormuşçasına koşarak kaçacağına emin olabilirsiniz. Tabii tam tersine bunların içinden yaptıklarınız varsa, farkına varıp kendinizi düzelterek onun kalbini de kazanabilirsiniz…

Dikkat! uygulaması tehlikeli olabilir, bizden söylemesi :)

  1. İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin.
  2. İlk önce, “ömrümün sonuna dek seninim” deyip kendinize bağlayın. Daha sonra “Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir” deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir.
  3. Gabriel Garcia Marquez’in Kolera Zamanı Aşk’ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin.
  4. Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına (verecekseniz bile) hep geç cevap verin.
  5. Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın.
  6. ‘Yanlışlıkla’ özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun.
  7. Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın.
  8. Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde “Hmm, bu da kim olabilir?” diye dudak bükün.
  9. Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin.
  10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın.
  11. Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin.
  12. Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın.
  13. Yatak yapmayı, ütülemeyi, yemek pişirmeyi, temizlik yapmayı bilmemezlikten gelin.
  14. İlk öpüştüğünüzde dilinizi boğazına kadar sokun.
  15. İzinizi bırakın: boynunun görülebilecek bir yerini ısırın.

Kaynak: hurriyet.com

1890′lı yıllarda Amerika’da içki aleyhtarlığı

0

screenshot1240806762

Tercümesi: İçkiye dokunan dudaklar bizimkilere (dudaklarımıza) dokunamayacaklar.

Editör Notu: Bunu gördükten sonra içkiye başlayan bile olmuştur be o dönemde…

Go to Top