…hayat kırıntılarını avuçiçinde biriktiren site..
kadınlar olarak etiketli yazılar
Önü Kapalıçarşı, Arkası Mısır Çarşısı
2 Eyl
Bu laf, mükemmel bir laf. Yeni öğrendim, cahilliğimi bağışlayım. Kısa keseceğim, fazla söze ne hacet ama bakın çok ciddiyim bu konuda. Sinirlieniyorum ulan resmen!
Türk kızlarına sallamanın moda olduğu günümüzde, gerçekten bunu yapacağım bu arada evet, ama bir durun! Lütfen!
Niye sallamayayım öncelikle?
En büyük örneklerinden birine değineceğim.
Eğer az çok bir iki kıza ilgi duyup takıldıysanız, şu laflarıı duymuşsunuzdur:
- Ya ben o bildiğin kızlardan değilim, saçmalama!
-Yapılır mı öyle şey ya?
- Hayatta öyle biriyle olmaz!
- Evlenmeden sanmıyorum… Değecek biri yok ki!
İnanmayın abi. Alayı yapıyor. Çünkü arkadaşım bana ne diyor?
Oğlum, bu karılar böyle. Vermez, vermemiştir hatta belki güya ama bunların önü Kapalıçarşı, arkası Mısır Çarşısı…
Devam hanımlar…
İlgili yazılar:
Nefes alsın yeter
20 Ağu
Hayata bakışı farklı olsun hani,
Ters olsun biraz,
Biraz da bacakları düzgün…
Entel olsun biraz,
Yatkın olsun eli deklanşöre, gitar teline, kitap ayracına.
Savuracak kadar uzun olsun saçları,
Rapunzel gibi de değil ama…
Sosyal olsun bol bol
Konuşalım milletle bir bar sandalyesinde
Oradan buradan
Gülümsesin bana aralarda…
Ya da siktir et ulan hepsini.
Nefes alsın yeter.
Sonuçta nefesi tükenince gitmeyecek mi o da?
İlgili yazılar:
…doya doya…
1 Tem
bazen sadece yanında hissetmek için bile onun canını acıtmak ister kadınlar.
istemdışı.
sadece ona daha yakın olduğunu göstermek için rahatsız eder.
bazen ona sadece ulaşabilmek için…
üstüne basıp geçer.
herkes bilir masumca olduğunu…
ya da kimse bilmez…
muhtemelen o hiç.
… ama…
o zaten birşeyler hissediyorsa, bunları görmez ki…

…ve doya doya kadınını öpmeye devam eder.
İlgili yazılar:
Akşam da rakı içeriz zaten…
15 Kas
Çok fazla şey beklemiyorum aslında karşı taraftan. Biraz meraklı olsun, biraz çekingen.
Vücudu güzel olsun ama.
Böyle mesela:
Sonra takılalım hep.
Beraber paylaşalım herşeyi.
Gece gündüz sürtelim orada burada.
Deli gibi sevişelim saatlerce.
Sonra da kalkar gideriz yine biryerlere.
Beraber ağlayalım, gülelim.
Bir gün kalkayım ama yanımda olmasın.
Baymasın beni.
Dün gece ona ne söylediğimi hatırlamamış olayım.
Ne var yani şunun şurasında aşklar güzel bir popodan ibaret değil mi?
Şu şarkıyı dinlesin, sözlerini atsın bana sadece bir mesaj ile…
Akşam da bizimkilerle rakı içeriz zaten…
İlgili yazılar:
adın ne?
5 Kas
geçen seneydi galiba.
yine bizim mekanlardan birindeydik.
yine kafam iyiydi. zaten hep öyleydi. yine mutluydum o gece.
gördüm hatunu.
eh işte var gideri.
barda kapattı kapatacak hani.
bir an gözgöze geldik. dedim kendi kendime koş, son viraj.
usulca yaklaştım hani, dedim “selam, adın ne?”.
dedi bana “sana ne?”
ben de “oha güzelmiş” dedim.
sonra da çıktım gittim.
dipnot da var;
manitası da varmış orda.
güzel bi anıydı.
en azından adını hatırlıyorum hatunun baksana.
İlgili yazılar:
Kadınların kıskançlığı
25 Eyl
Şu an taslakta bir yazı var, en kısa zamanda bitirmeyi düşündüğüm. Zaten ilk paragrafında da yazdım, muhtemelen adına baktığınızda feminist meme uçlarınız dikleşecek, halbuki çok normal bir şekilde bağlayacağım. Kadınları sınıflandırmayla olduğu ipucunu vereyim…
Bu yazı, hem yukarıda bahsettiğim taslak yazıyla hem de önceki yazılarda Cenap Bey’in dediği sözle alakalı olacak.
Kadınların tümü kıskançtır.
Bazıları abartır, bazıları hiç göstermez ama kadınların doğalarında vardır bu.
Varsayılan olarak gelir.
İnanılmaz da bir silahtır ayrıca. Eğer akıllı bir erkekseniz, -artık akıllı kelimesi yerine “kaşarlanmış” kelimesini kullanmayı daha doğru buluyorum; zira erkeklerin aklı işin içine östrojen bazlı yapılar girince uçuuup gidiyor- bu özelliklerini inanılmaz bir koza çevirebilirsiniz de. Bu yüzden kadın kıskançlığının erkekler altkonusuna değinmeyi daha uygun gördüm.
Kadınların erkekler konusunda en büyük kıskançlıklarından birisi, tabii ki başka bir kadındır. Zaten kadınlar, birbirlerini o kadar çok kıskanır ki, hiçbir zaman iki erkeğin yaşadığı kankalık duygusunu iki kız yaşayamaz. En kötüsünden, herşeyleri uysa bile bir tanesinin memesinin büyük olması bile yeterlidir bunun için.

Hadi bunu geçtik diyelim; iki kız gerçekten kanka diyelim, emin olun çok uzun sürmez. Uzun sürenin bitimi de bu iki hanımefendiden birinin manita yapmasına denk gelir. O andan itibaren, çocuğa dışarıdan sempati, içerden kin, en içerden arzu duyulur. Hadi lan oradan, demeyin, gördük zira çok örnek de konuşuyoruz.
Checkpoint 1: “Ben öyle biri değilim” derler hep, inanmayın.
Neyse, bu çocukla yakınlaştıkça kızlardan biri diğerinin göt yüzü ortaya çıkmaya da başlar yavaştan. Aslında çok iyidir, hep onlarladır – hatta destekler(!) de ilişkiyi. Ama gün gelir bir bakmış manita yapan kız…
Checkpoint 2: “Aaa, hani marjinal bizdik? Siz niye kucak kucağasınız!?” anı gelir. Erkek suçlu mudur, elbet vardır ama kuyruk sallamadıka dişi kedi… Anladınız siz onu.
Çünkü, kızda şu kafa mevcuttur: “Sen benim kankamı aldın, ben de seni ondan alacağım!”
Erkeği kıskanma konusu ise bambaşkadır kadınlarda.
Manitasını hiçbir zaman başka kızla konuşmasını istemez. Yemeyin yani. Çok gördük ben hiç kıskanmam, etmem konuşsun ben ona güveniyorum. İçgüdüsel olarak imkansızdır bu bir kere. Bir kızla samimi bir şekilde konuşan erkeğim salgıladığı testosteron bile sevgilisinin kimyasını asabi moda çevirmeye yeter. Ha bunu gizleyip, gizlememe olayı işte o dedikleri “ben kıskanmam ki” modudur.
Checkpoint 3: Banko eve gidince bir arıza çıkacaktır.
Manitasını diğer erkek kankalarından da uzak tutmak ister bazı zamanlar kızlar. Çünkü bir erkek güruhu her zaman potansiyel abazalığa geri dönüşlere tabidir. Halbuki bu çok basit birşeydir. Sonuçta bir erkek için kadın sadece meme ve kalçadan ibaretse konuşmada onunla ilgili aksiyonlar etrafında döner her zaman. En basite indirgedim, tabii ki bundan çok fazlasınız. Saldırmaya başlamayın.
E adamlar erkek be kadın! Yapacaklar tabi o muhabbetleri! Ne yapsınlar, pembe kazak mı örecekler hep beraber?
Checkpoint 4: Erkek kankalar, Rus çağırmalıdır.
En beteri, eğer varsa ki bu artık kronikleşmiş bir hastalığın son zamanları gibidir, aileyi kıskanmaktır. Hele ki anneyi kıskanma eğilimnde olan kızlardan uzak durulmalıdır, postalanmalıdır. Biliyorsunuz, anneler de bir kadındır – onlar da arıza çıkartır ama kutsaldır. İki kadın arasında kalıyorsanız, bunlardan biri annenize, seçme şansınız yok desem zaten konu kapanmış olur değil mi?
Checkpoint 5: Şutlayın o karıyı.
“Seni kendimden bile kskanıyorum” lafını severler bu arada. Ne demekse o? Dokunma o zaman a.k.
Checkpoint 6: Sevişirken kesinlikle size dokunmamasını sağlayın, saygısızce olsun seks. Böylece gerçekten kıskanıp kıskanmadığını anlasın.
Ya neyse sıkıldım işte daha fazla anlatamayacağım ama sonuçta kadınlar kıskançtır ve hepsine aynı ve yeterli ayarı vermek gereklidir. Aynen bu abi gibi:
İyi haftasonları efendim…
İlgili yazılar:
Modanın Gizli Yüzü!
23 Eyl
Bir erkek olarak modaya karşı gelmeye başladığımı itiraf etmek istiyorum.
Yeter artık bizi kandırdığınız!
Zaten çok önceden küsmüştüm kozmetik sektörüne.
Artık giyim konusunda da şeffaflığın (kelimeyi mecazi anlamda kullandım) kalktığını, yok olduğunu düşünmekteyim.
- Dar Kot
Kızlarda dar kota dikkat arkadaşlar! Çok şişko olmayan yarı-tombik + portakal kabuklu bayanlar dar kotla bu kusurlarını dar kotun yaptığı yüzeysel pürüzleme teknolojisi sayesinde kesinlikle saklayabilirler. Tabi darlığın derecesi önemlidir ama genelde zaten bunu saklayabilecek darlığı seçerler hatun kısmısı. Burada dikkat edeceğiniz tek şey, kotun saklayamadığı tek yer olan basenlerdir. Basenlerde hafif bir yanlara taşma varsa bilin ki bayana arkadaş alarm veriyordur.
- Topuklu Ayakkabı
Yes it is. Olayın fetiş kısmı zaten bambaşka bir konu başlığıdır, zaten +1 puanla başlar, eğer topuklu seksi bir yükseklikteyse. Burada tabi kızın topuklu ile yürüyebilmesi gereklidir, zaten diğerleri ördek yavrusu gibi yalpalayınca Heidi Klum bile olsa afedersin “hay, yürümene sıçayım senin” cümlesini ne yazık ki ağzımızdan çıkarıyor. Topuklu ayakkabı, amiane bir tabirle “popoyu toparlar” arkadaşlar. Bu tip ayakkabılarla yürürken ister istemez ağırlık kalça tarafından verileceği için, hatun kıvırta kıvırta yürümeye mahkum olur ki libido artışını yaratan dakikalardır. Bacak kasları da aşağı yukarı 8-10 cm. yükseklikte ince bir çubuğun üstünde durma çabasında kasılıp sıkıştığından zaten bacakları sütun durumuna getirir. Gel gör ki, iyice bakıldığında; o göt aşure kazanı gibidir yerinde durduğunda, o bacaklar da boğum sucuk…
- Ten Rengi Külotlu Çorap
Ya ulan, sanki biz de daha dünkü velediz; benim kılım yok bacaklarım da aha bu kadar pürüzsüz dercesine bir de bunu giyiyorsunuz. Hadi len!
Bu tip çorapları giyerken kesinlikle dizin hemen alt ve hemen üst bölgesin dikkat: Gözeneklerden ağda öncesi fırlamış tüyler gözükebilir – Erken kademenizi tutun.
- Jartiyer ve Seksi İç Çamaşırı
Eğer Victoria’s Secret, Agent Provacateur, Intimissimi vb. kışkırtıcı markalardan biriyse en tehlikelisi. Bu konuda yorum yapamayacağım. Otomatik pilota sokar, voodoo bebeği gibidir. Yapacağınız hiçbir şey yok. Artık kontrol karanlık gücün. K.O.
- Göğüs Bölgesinden Dar Gömlek
Bunların iki türlü iyileştirici özelliği var. Birincisi, iki düğme açtığınızda otomatikman gözleri kendinize çekiyorsunuz; ikincisi – göğüs bölgesinden dar olduğu için içinde kumaş bazlı bir sütyen varsa memişleri sıkıştırabilir. Bu da dolgun olduğu görünümü verir. Halbuki değildir. Valla.
- Wonderbra
Terbiyesizliğin daniskası. Diz bölgesinden topladığın memeleri sanki Pamela Anderson’unkilermiş gibi göstermek erkekliğe sığmaz! Pardon, siz zaten erkek değildiniz ki… Ama ayıp yaaa!!!!
+++
Şimdilik bu kadar, eğer başka birşeyler aklımıza gelirse, veya eklemek istedikleriniz ile devamını getiririz.
Umarım yardımcı olmuşuzdur…
Kanmayın kandırmayın…
İlgili yazılar:
W. C. Fields
4 Eyl

“Women are like elephants to me. I like to look at them, but I wouldn’t want to own one.”
- W. C. Fields
İlgili yazılar:
ÇOGAB #18 – Angelina Jolie Sendromu
2 Eyl

- Image via Wikipedia
Amerika’da bulunan Oklahoma Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, kadınlar “zor veya elde edilmesi imkansız” erkeklerden daha fazla hoşlanıyor. Uzmanlar buna “Angelina Jolie sendromu” adını verdi.
Erkekler için ise, bir kadının “evli ya da bekar” olması farketmiyor…
Oklahoma Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya yaklaşık 500 kadın katıldı. İki gruba ayrılan kadınlara aynı erkeklerin fotoğrafları verildi. Bir gruba baktıkları fotoğraflardaki erkeklerin evli olduğu, diğerlerine de bekar olduğu söylendi. Araştırmanın sonucuna göre, ortalama bir erkek “bekar” olduğu söylendiğinde kadınların yüzde 60′ı tarafından beğenildi. Ancak bu erkeğin evli olduğu açıklandığında, bu kez kadınların yüzde 90′ı aynı erkeği çekici bulduklarını açıkladı. Uzmanlara göre, kadınların evli erkeklerin peşinde koşmasının nedeni tamamen evrimsel. Buna göre eğer bir erkek bir kadın tarafından “seçilmişse” diğer kadınlar, bu erkekte “bir şey” olduğunu düşünüyor. Bir kadının bir erkeği seçmesi, diğer kadınlardan tarafından “Bu erkek bekarlardan daha değerli” hissi yaratıyor.
Kaynak: Vatan








