Posts tagged geyik
Baharda etekler
0Bahar gelince çiçekler ve böceklerle beraber kız takımının da açılması zaten Türk erkeğinin en büyük isteği ve beklentisidir. Bu konuda da zaten gözü açık olan Türk erkeği faltaşı moduna da girer. Ulan kim ne giymiş, uf şuna bak moduna geçer.
Şimdi zonk diye konuya girdim biliyorum ama bu önemli birşeydir. Mesela, lise zamanlarımızda bahar gelmesiyle beraber “merdiven altı” muhabbetleri artardı. Yoksa kışın Allah’ın soğuğunda, yağmurunda ne durucaz lan orada manyak mıyız?
Ama dediğim gibi, bir açardı güneş, hava takriben 17-20 derece arası… Oy oy oy, gözler şenlenirdi.
Terlememizin en büyük sebebi okulun en güzel kızlarının merdivenlerden koşarak sınıfa gitmeleri olurdu.
Komikti diyeceğim, çocuktuk diyeceğim olmayacak. Yediremeyiz. Bir tane delikanlı gelsin de desin ki eskide kaldı bunlar! Naaaah!
Şimdi herşey işyerinde devam etmekte erkekler için. Bu sefer daha fetiş hem de.
- “Oğlum nasıl topuklu giymiş”
- “Abi kızın elbise ne markadır?”
- “Evli mi sence?” (!!!)
- vs…
Demek ki anladık ki, bu “masum röntgencilik” hepimizin içinde var! Güzele de zaten bakmak sevapsa zaten iyi işte sorun yok.
Neyse ya, dün yine(!) bir geyikten yola çıkarak bu yazıyı yazasım vardı, yazdım rahatladım. Ben gidip sandviçimi yiyeyim bari.
Duman’ın yeni albüm(ler) de fena değil hani. Balık şarkısını armanğaen ederim efendim…
“Tadına bakacağım…”

Geyikler olmasa
0Bu aralar insanlarla hep bir dertleşme modeli içinde olduğumdan bunun dışındaki zamanlarımda ortamı yumuşatma ve kendi gerginliğimi atmak adına hep geyiğe sarıyorum. Gerçi tanıyan tanır, bu konuda çok başarılıyımdır -övünmek gibi olmasın- ama bu zamanlarda ekstra bir başarı elde ettim.
Düşününce bu geyikleri döndürsek, döndürmesek ne olur diye… Puff..
Bir bakayım…
- İşyerinde 10 saatim kesinlikle bu kadar kolay geçmezdi.
- Okula gitmem için bir motivasyonum olmazdı.
- Arkadaşlarımla zaten ne konuşacağım ki?
- Güncel dertlerime takıntılı bir insan olarak daha fazla takıp, iyice bunalım halimde yaşamaya devam ederdim.
- İnsanların -önceki yazılarımı takip edenler bilir ki en nefret ettiğim özelliğim olmasına rağmen yine de vazgeçmediğim- beni üzgün görmesini engelleyemezdim.
- Çevremde bu çocukla muhabbet iyiymiş diyen insanlar muhtemelen daha az olurdu.
- Daha az arkadaşım olur(muy)du. Gerçi bana yeteni yetiyor, çok sorun değil.
- Espritüel yaklaşımların zekaya etkisini gözardı etmemek lazım – anladınız mesajı.
Öff, ne bileyim… Olmazdı kısaca işte. Zaten egoistçe bir şekilde yazılmış geldi bu listelediklerimden sonra tüm yazıyı okuyunca…
Bence geyiğe devam… Non-stop!
