Bu maç için fazla söze gerek yok. İslendiğinde 90 dakika boyunca sadece stres yaratıp, uyutan bir derbiydi bence. Genelde bol gollü geçer Kadıköy’de ise ne yazık ki bunu kabul ediyoruz ama Fenerbahçe’nin bu golleri attığı derbide Sami Yen’de normalde biz yenerdik. Bu maçta da en çok şans tüm internet sitelerindeki anketler olsun, çevremizde olsun hep Galatasaray’a veriliyordu.
Maçın başlamasıyla da zaten Galatasaray ağırlığını koydu maça. Ben ilk yarı Fenerbahçe’yi bizim yarımızda göremedim. Gerçekte aciz kaldılar. İşin ilginç tarafı ben erken gol bulmamak için dua ettim, gol bulmamak için değil. Çünkü bu gazla atılan ilk golden sonra her zaman kazanan Fenerbahçe olmuştu. Yine de ama o ataklardan birinin gol yapılması gerekliydi.
Çok koştuklarından ve bastıklarından (neredeyse Fener’in yarısahasının yarısında prese başlıyordu Galatasaray) çabuk yorulmalarını bekledim ki zaten ikinci yarının orta bölümlerinde Fenerbahçe üstünlüğü bu yüzden buldu. Son 10 dakika yine bir Galatasaray atağı başladı ki bu sırada her iki takım da zaten kondisyon olarak döküldüklerinden orta sahayı her iki takımda 3 saniye içinde geçebiliyorlardı. Orada bence Lincoln’ün alınması doğru fakat zamanlama yanlış. Bir daha oynamasını istemediğim bir adam olmasına rağmen, bal yapmayan bir Galatasaray’da bence yine de iş yapardı o ataklarda.
Ümit Karan bence artık okeye dönüyor. Kewell mükemmel ama sağ kanatta gerçekten istenilen verimi veremediği kesin. Gökhan Gönül’ün erken çıkması ve Yasin’in girmesi bence Fenerbahçe için büyük dezavantajdı ama Yasin utandırmadı diyebilrim sanırım Fenerbahçe’lileri. Selçuk yatsın kalksın dua etsin hakeme. Boğaza tekme atmak yetmemiş olacak ki gidip hala direkleri tekmeliyordu çıkarken. Sabri yine aynı Sabri. Adam olmayacak sanırım. Vazgeçilmeyecek bir oyuncu gibi hala amatörce yanlışlarına devam ediyor. Emre’nin karaktersizliğine ayak uydurması da cabası. Bilerek çirkefliğe doymadı adam Ali Sami Yen’de. Sanki bilerek çıkmış gibiydi provokatör.
Gelelim olaylara… aslında maç için anlatılacak herşey 92. dakikadan sonra başlıyor.
Lugano. Bu adam cidden provokatör. Bu adam futbolcu değil. Bu adam bırakın Türkiye Süper Ligi’ni, dünyadaki futbolcuların, fair play anlayışının yüz karası. Terbiyesiz. Baişka daha ağır konuşurdum ama kendime saklıyorum, dün zatn hepsini saydım ama yetmiyor.
Semih de aklı bşaında derdik, o da Fenerbahçeli olduğunu belli etti. Bir da yalan söylemesi… Arda’yı tuttum ayırmak için diye. Evet tutmuşsun da sonra koyduğun tokatlar ne? Hakettin sen o yumruğu.
Burada şu suçlu, bu suçsuz yapmıyorum. Objektif baktığımda kesinlikle olmaması gereken şeyler var, fakat birazcık sağduyu gerekli. Rakip takımı ve taraftarı gerersin, psikolojik baskı yaparsın ama bir yere kadar. Bu işi “fair” yaparsın. Her iki takımda da çürük elmalar vardı, var ve bunlar olduğu sürece ezeli rekabetin yanına ebedi dostluğu getirmekten ve söylemekten çekinir duruma geliyoruz.
Belki de aşağıdaki resim de bu konuda dünya ile farkımızı ortaya koyuyor.

Son olarak sözümüz aşağıdaki habere de dayanarakdan Volkan’a:
“Herkesin tuttuğu kendine!”
VOLKAN’IN HAREKETİ TARAFTARLARI ÇILDIRTTI
Galatasaray yarı alanında olaylar sürerken, Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, Galatasaray taraftarlarına hareketler yaptı. Volkan’ın kapalı tribündeki taraftarlara dönerek edep yerini tutup göstermesi, sarı-kırmızılı tribünleri adeta çıldırttı. Öfkeli taraftarlar bu sırada sahaya yabancı maddeler attılar.
Resimler ve Kaynak: hurriyet.com
Son Yorumlar