…hayat kırıntılarını avuçiçinde biriktiren site..
galatasaray olarak etiketli yazılar
Galatasaray’ımızın Renkleri
2 Eyl
Galatasaray bu sene leş. Ama ne yapalım, gönül vermişiz bu renklere… Her maç sonrası küfredip bir daha izlemem desem de, dayanmıyor bu gönül. Renk dmeişken GALATASARAY FORMALARI blog’unda gerçek renklerimiz ile ilgili bir yazıyı paylaşmak istedim. Aşağıda gerçek renklerimiz. Dikkat edelim…
İlgili yazılar:
N.K.F.V.A.S.
26 Eki
Sarı ile kırmızının kutsallığını kıskananları umursamıyorum.Bu renklere bağlanmış gönül, iyi gününde ne kadar tepiniyorsak kötü günümüzde de yanındayız Galatasaray’ım.
55.000 gay’in ağzına sakız olacak durumlar sana yakışmaz, kimsenin ağzına sakız yapmayız seni.
Sonuçta “Futbol dostluk, kardeşliktir” sloganıyla çıktığımız bu statlarda hakemiyle, rakibiyle, rakip taraftarıyla çirkeflikler, provokasyonlar varsa – kardeşlik bizim için de biter.
İşte bu yüzden…

İlgili yazılar:
1 Eki

Lise de yıllığıma yazmıştı hala da çok iyi bir arkadaşım olan S.
Galatasaray’dan sonra en kral sensin!
Güzel söylemiş, şimdi bakıyorum yıllığa, çok anlamlı, ömür boyu çok şey ifade edecek bir sözmüş.
İlgili yazılar:
10′un Ölüm Yıldönümü
13 Eyl

Taçsız Kral METİN OKTAY
Tek Aşkıydı GALATASARAY
Senin Gibi Cimbomluyu
Unutur mu Bu Taraftar…
1936 – 1991
İlgili yazılar:
Europa Leaugue 2009 gruplar
28 Ağu
Gruplarda Galatasaray ve Fenerbahçe’nin rakipleri belli oldu.


Ben her iki takımda en az 6′da 4 yapar diyorum ilk bakışta. Çıkacakları kesin bence…
Hayırlısı olsun.
İlgili yazılar:
Hoşgeldin Elano!
4 Ağu
Biraz geç oldu ama bir hoşgeldini tabii ki hakediyor kendisi. Hem de bu sene Türkiye’ye gelen en flaş transfer olarak. Yine Galatasaray‘da. Boşuna demiyoruz, “In Haldun We Trust” diye. Yemin ediyorum, ben de kız istemeye Haldun Üstünel’i götüreceğim. Bana Abbey’i bile alır gibi geliyor. Abimmm!!!
Kral’ın numarası da senindir… Bakalım neler olacak…
Hoşgeldin, Elano Blumer!

İlgili yazılar:
Kewell’dan Galatasaraylı taraftarlara dair…
12 May

If anyone wants to say their fans are better (than Galatasaray’s), I would bet money that they are not!(Eğer birisi kendi taraftarlarının Galatasaray taraftarından daha iyi olduğunu iddia etmek isterse, onunla olmadığına dair hemen bahse girerim!)- Harry Kewell
İlgili yazılar:
Semih’in Özür Yazısı
14 Nis
Semih Şentürk dün şöyle bir özür açıklaması yapmış:
“Maçın son dakikalarında çıkan olaylarda asıl amacım ortalığı yatıştırmak olmasına rağmen, Arda’yı ayırmak isterken, kontrolsüzce yaptığım sert hareket hem Arda, hem de izleyenler tarafından yanlış algılandı. Sonrasında ise Arda’nın verdiği tepki neticesinde benim de sinirlerim boşaldı ve kimsenin görmek istemediği o tatsız olaylar ortaya çıktı. Arda benim için çok farklı biri. Bir rakip, bir meslektaştan öte, benim için bir kardeş. Avrupa Şampiyonası sırasında yaklaşık 45 gün boyunca Milli Takımda Arda ile yediğim, içtiğim ayrı gitmedi. Birlikte sevindik, birlikte üzüldük. Daha sonraki Milli Takım kamplarında da durum aynı idi. Gerçek bir abi kardeşin ilişkisi ancak bizimki kadar olabilirdi. Böylesi bir ilişkinin, anlık bir sinir ve tepki sonucu bozulmasına ne ben, ne de Arda izin verir. Öncelikle tüm futbolseverlerden onları böylesi olaylara tanıklık ettirdiğimiz için ve bize yakışmayan davranışlarda bulunduğumuz için, özür diliyorum. Sonrada canım kardeşim sevgili Arda’yla birlikte böyle bir olaya karışmış olmaktan duyduğum üzüntüyü belirtmek istiyorum. Ben kendi adıma bir daha böyle bir olaya karışmayacağımın sözünü veriyorum.”
Şimdi öncelikle şunu belirtmek lazım; maçtan sonra başkanı çıkıp bütün bunlar “tezgah” diyen kulüplerin oyuncularından farklı davranmalarını beklememek lazım. Sözüm de bir GSli olarak sırf Adnan Polat’a değil, kendi başarısızlıklarını başka merciileri aslanların önüne atan tüm GS ve FB yöneticilerine…
Bu arada olay yukarıdaki yazıyı Semih’in yazmış olup olmaması değil zaten; maçtan sonra göz göre göre kameralar önünde yalan söyleyen Volkan ve Semih’in inandırıcılıklarını kaybetmiş olmaları…
Hadi Volkan’ı zaten biliyoruz, kameralar önünde söylediği yalanlar ve yaptığı çirkeflikler kadar iyi kaleci olsaydı İspanya’yı da yenerdi Türkiye. Ama pek çok futbolsever gibi beni de esas hayalkırıklığına uğratan Semih’ti. Öyle bir kavga ayırma modeli yok bence, dikkat edin zaten gidip 2 kere vuruyor Arda’ya arkadan…
Keşke çok daha ciddi kavgalar olsaydı ve futbolcular horoz gibi birbirlerine dikleniceklerine delikanlı gibi gerçekten birbirlerini dövselerdi, o zaman belki sahalardaki gerginliğin önüne geçilcek önlemler alınırdı. Şimdi 2 gün sonra futbolcuların aldıkları cezalar ve GS kulübünün aldığı saha kapatma cezasıyla herşey unutulacak. Bir sonraki maçta herşey tekrarlanacak…
Ayrıca şuna da katılıyorum: Fenerbahçe stadında bu denli gerginlikler gerçekten yaşanmıyor. Çünkü her seferinde FB, ruh gibi sahaya çıkan bize 4-5-6 tane atıp Florya’ya geri gönderiyor. GS taraftarı ise kendi takımının, ezeli rakibini bu denli evire çevire yenememesinden kaynaklanan bir eziklik içinde çok da doğal olarak. Bir de sahada her 2 takımda da fitili ateşleyen oyuncular ve bir korkak hakem olunca bunların yaşanması kaçınılmaz oluyor.
Maalesef biraz umutsuz yazdım; fakat artık Türk futbolundan bu saatten sonra bir hayır gelmeyeceği kanaatindeyim.



