Posts tagged fıkra

Sabah Neşesi #2

0

Bir Fransız, Bir İngiliz, Bir Alman, Bir Rus, Bir İranlı, Bir Hollandalı, bir Türk barda sohbet ederlerken sıra gelmiş memleketlerini övmeye..

İngiliz, “Arkadaşlar..”,  demiş, “‘Bizim biramiz çok meşhurdur… Harika biralar üretiriz içmeye doyamazsınız…”

Fransız hemen girmiş konuya: “Bizim kizlarimiz meşhurdur..” demiş, “Öpmeye kıyamazsınız.”

Alman içini çekip “Hey gidi memleketim..” demiş,  “Biz öyle arabalar üretiriz ki binmeye doyamazsınız!”

Hollandalı hemen atılmış, “Evlerimiz..” demiş, “Bizim dünya şirini evlerimiz meşhurdur…”

Bizim en meşhur övüncümüz KGB’dir..” demiş Rus, “dünyanın bir ucunda sinek havalansa haberdardır!..”

Söz ona gelince Iranlı “Halılarımız..” demiş, “Yumuşacıktır ve çok meşhurdur..”

Sonra hepsi birden suskun oturan Türke dönmüşler… Sakin sakin bakmış onlara ve gülerek başlamış söze:

“Arkadaşlar bizim delikanlılarımız meşhurdur!”‘ demiş…

“Öyle ki, alır,

Fransızın kızını,

İçer Ingilizin birasını,

Atar Almanın arabasına,

Götürür Hollandalının evine,

Yatırır Iran halısının üzerine,

değil kocasının,

KGB’nin bile ruhu duymaz…”

Das Experiment – çok başarılı bir gerilim

3

Biraz da haftaya Testdaf‘a girecek olmanın gazı ile Almanca filmler izlemekteyim. Dün bir tavsiye üzerine 2001 tarihli Das Experiment‘i edindim ve Küp‘ten sonraki en gerilerek ve hayran kalarak izlediğim gerilim filmlerinden biri çıktı Das Experiment. Experiment (ki kelime anlamı da deney zaten) aslında 1971 yılında yapılmış olan Stanford Prison Experiment‘in sinemaya uyarlanması. Yani filmin çoğu gerçek olayla aynı. Deneyin sonlandırılışında bazı farklar olsa da, kesinlikle gerçekçilikten kaçılmamış ve deneyi yapan Phil Zimbardo da deneyin olası devamının filmdeki gibi gelişebileceğini belirtmiş. (bilgi wikipedia’dan; doğruluğu tartışmaya açık yani)

Konuya ve deneye değinecek olursak, insan davranışları için yapılan bir deneyde deneye katılanların bir kısmı gardiyan bir kısmı tutuklu olacak şekilde gruplara ayrılıyorlar. İnsanların kendilerinden beklenen göreve göre nasıl değiştikleri ve neler yapabilecekleri inceleniyor.

Oliver Hirschbiegel‘in filmi çok başarılı ve nefes tutularak izleniyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Ama film sonunda kendinizi garip hissedebileceğinizi tekrar uyarırım.

Not: ( Spoiler sayılabilir, filmi izleyecekler okumasa da bu son kısmı olur, filmden bir espri: )

Filmde duyduğum ve çok başarılı bulduğum bir fıkramsı:

Kadınlar neden porno filmleri sonuna kadar izler?
Sonunda evlilik olacağını düşündüklerinden…

[Warum schauen Frauen Pornos immer bis zum Ende?
Weil sie denken, dass am Ende geheiratet wird!]

=)
Jam

Sabah Neşesi #1

0

Genç kız, sevgilisine telefon açmış…
- ‘Tankut,’ demiş, ‘seni çok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamıyorum. Ne olur bu hafta sonu bize yemeğe gel. Seni annem-babamla
tanıştırayım. Sonra benim odamda ders çalışıyor gibi yapar doya doya sevişiriz…’
Tankut ömründe hiçbir kızla sevişmemiş, toy bir delikanlı…
Bir eczaneye gitmiş… Babacan eczacıya;
‘Bu hafta sonu önce bir aile yemeği, peşinden ateşli bir aşk yaşayacağım’ demiş,
‘Bu yüzden iyisinden bir kutu prezervatif istiyorum…’
Babacan eczacı kutuları vermiş, oğlanın sırtını sıvazlayıp yolcu etmiş…
Tankut hafta sonunda bir büyük buket çiçekle kızın evinin kapısını çalmış…
Genç kız kapıyı açmış. Tankut’u doğrudan yemeğe almış…
Delikanlı çok mahçup biçimde masaya oturmuş.
Kızın ana-babasının yüzüne şöyle bir baktıktan sonra başını önüne eğmiş…
Başlamış dua etmeye…
Ancak dua bir türlü bitmiyor…
Kız sonunda dayanamamış, fısıltıyla:
- ‘Ben senin bu kadar dindar olduğunu hiç bilmiyordum Tankut,’ demiş…
Tankut adeta inlemiş:
- ‘Ben de babanın eczacı olduğunu!’

Go to Top