Posts tagged evlilik

Kate de gidince…

0

Londra’da tek bir Kate var demiştik, o da kalmadı artık.

Birer birer dökülürken yapraklar; e sen de gidince be Kate, ne kaldı ki geriye?

Yine mi iyilik, güzellik? :)

Böyle görmek istemezdik beyazlar içinde

0

He şimdi amk bu mu yani? Böyle mi olacaktı? Bu kadar mıydı yani?

Ulan tamam bir şey demiyorum da yani göz var nizam var kardeşim.

Neyse…

Ey, soldaki; “gelin olmuş gidiyorsun…”

Sağdakine bak zaten çay demle…

Mayıslar Bizim!

0

’dı ilk çıkışı…
Almışız kupaları oh ne ala.
Kimler geldi kimler geçti bu hayatlardan o Mayıs aylarıyla?
Hiç hüzün yoktu ama yapraklar açarken.
Bir baktık askerler gelmeye başlamış uzak diyarlardan.
Sevinçle çınlıyordu viski, rakı bardakları.
Döndük ne görelim?
Dostlar evlenme teklif etmiş, sevdiğin çiftler “Evet!” demiş.
Hiç hayır diyemedik biz bu aylara…
“2-2 mi?” diye sormamaya devam ettik hep biz.
Böyle de gelip geçecek ama…

…DEMİŞTİK YA ULAN SİZE…

MAYISLAR BİZİM!
BIRAK ÖYLE…

Spice Girls, Girl Power, Evde Kalmışlık

0

Sabah aklıma gelen bir gözlemimi burada paylaşmak istedim.

Şimdi biz de sonuçta 90′larla büyüdük, ortalarında ergendik falan filan… Hatırlarım, ortaokulda bizim tüm karı kız tayfası – bizimkini geç tüm dünyadaki furya belliydi: Spice Girls. Back Street Boys’a aşık olup ama öte yandan Spice Girls ile hoplayıp zıplıyordu hatunlar.

Bunların alayı Spice Girls’ün “Girl Power” konseptiyle yoğrulmuş genç beyinlerdi.

Ne mi oldu?

Spice girls dağıldı birine Beckham kaydı, biri mefta oldu vs…

O sırada bizim kızlar, bıyıklarını, bacaklarını almaya başladılar; flörtler, kaçamaklar, aldatmalar başladı; göğüsler büyüdü, hormonlar azdı…

Bağırıp çağıran, yataklarda zıplayıp;

Yo, I’ll tell you what I want, what I really really want,
So tell me what you want, what you really really want,
I’ll tell you what I want, what I really really want,
So tell me what you want, what you really really want,
I wanna, I wanna, I wanna, I wanna, I wanna really
really really wanna zigazig ha.

diye bağıran hatun kısmı ne hale geldi..

Şimdi çevreme bakıyorum da onların öncesi zaten çoktan evlendi çocuklu mocuklu oldu.

Yeni yeni bakınıyorum, onlardan (bizden) 4-5 sene sonra doğanlar evlenmeye başladı.

Ulan hala benim çevremdeki yaşıt kızların 75%’i evde kaldı…

Hani Girl Power’dı ulan? Demek ki arada bir iki kas gücü adeleli erkek gücü lazımmış değil mi?! :)

P.S.: Kızmayın bakın lise arkadaşlarım, kız kankalarım sizleri çooook seviyorum ama ne demişler: reality hurts. ;)

Evlilik Sakız Gibidir

2

evlilik sakız gibidirresmin büyüğü için üstüne tıklayın.

Evlensek diyeceğim ama…

0

Bugün Türkiye İstatistik Kurumu yine işime yaradı. Belki 3 sene öncekinin araştırmaları (araştırma sonuçları 2006 yılına aitmiş) diye ciddiye almayabilirsiniz ama bence bu tip konularda bunlar genel geçerdir çok aşırı büyük değişikliğe de uğramaz. Zaten benim düşüncelerimi de haklı çıkarmaları beni daha da mutlu etti.

Konumuz başlıktan da anlaşılabileceği gibi evlenmek ve evlenirken ve arasındaki düşünce ve bakış açısı farklılıkları.
Bu konuda elimizde üç veri olacak. Birincisi, kadınların ve erkeklerin evlenecekleri kişide aradıkları özellikler, ikincisi evlenme ve boşanma istatistikleri sonuçları raporu, üçüncüsü ise -sadece biraz destek olabilecek bir veri olsa da- boşanma sebepleri.

Evet, başlayalım.

Öncelikle benim tam evlenecek yaşta olduğumu öğrendim ve kendimden en az 3 yaş küçük bir bayanla evlenmem Türkiye ortalamasına göre uygunmuş. Çünkü, erkeklerde 26.1, kadınlar için 22.8. Şimdi anlıyorum neden çevremdeki kızlar patur kütür evlenme hayaliyle yanıp tutuşuyor diyorum. Desenize, yaşları çoktan alıp geçmiiiiş, gitmiş. Ben tam zamanımdayım, altın çağımdayım. Hahaha, nah evlenirim! :)

Neyse kişisel sebeplerimizi bırakıp, analizimize devam edelim. İşin ilginci en geç evlenme konusunda İstanbul ile Kuzeydoğu Anadolu’nun yarışıyor olması. Neredeyse erkeklerde 27′e geliyor, kadınlarda da 23′ün üstü… Fakat iş boşanmaya gelince değişiyor.

En fazla boşanma İstanbul ve Ege’de gözüküyor ve bu da Doğu Anadolu’da en düşük seviyeye ulaşıyor. Yani Anadolu’da insanlar erken, geç farketmeden evlendiği zaman boşanmayı çok uygun bulmuyor. Zira zaten bu da gelenek ve göreneklerimze sadık bir toplum olduğumuz bir göstergesi bence. Ayrıca benim gibi insanların da bu konuya eklendiğini düşünürsek, yani insan hayatında evlenirse bir kere evlenmeli felsefesi de bu duruma uyar ama bunun gözle görülür bir etkisinin olduğunu pek çıkartamadığım için dip not belirttim.

Ciddi bir sayısal sonuç ise, boşanmaların %42,6′sının ilk 5 yıl içinde gerçekleşmesi. Buna ek olarak da, %22,7′sinin 16 yıl ve daha sonrasında gerçekleşmesi.
Burada da şu fikre sahibim:

  • İlk 5 yıl içindeki boşanmalarda en büyük etkenleri aşağıdakiler olarak görüyorum:
    • “Haydi evlenelim, çok aşığım!” felsefesi
    • Görücü usulü, zorla evlilikler
    • En başlarda düzeltilemeyen ekonomik düzen
  • 16 yıl ve sonrası boşanmalarda ise…
    • Andropoz
    • “Lanet olsun bari huzurlu öleyim” felsefesi
    • Bozulan ekonomik durumlarda kadının çekip gitmesi
    • İletişim bozukluğundan dolayı birikip patlayan sorunlar sonucu büyük kavgalar

Elbet bunlar beside indirgenmiş olabilir. Psikolojik, sosyolojik ve her türlü -ojik açıdan benden daha yetkin ve bilgili kişilerin konu hakkındaki yorumlarına saygım var ama ben bunlara indirgemeyi doğru buluyorum.

Şimdi, boşanmalara takmış vaziyetteyim ben. Burada genel olarak bir iki şeye dikkat çekmek istiyorum. Boşanma sebepleri istatistiklerine bakarsak eğer: (büyüğü için tıklayın resme)

bosanmasebepleri2006Gördüğünüz gibi her iki cinsiyet için de aldatma/aldatılma ve ilgisizlik ilk iki sırada. Burada çok ince bir detay var o da, erkeklerde ekstra olarak “eşlerin ailelerine saygısız davranması”. Burada demek istediğim, herkesin beklediği gibi biz sizden sizin düşündüğünüz gibi güzel olun, yemek yapın, bok püsür istemiyoruz! Saygı ve masumiyet ve dürüstlük!!! Aşağıda zaten aranılan özellikler ile ilgili bir sonuç da mevcut (yine üstüne tıklayıp büyütebilirsiniz)

Burada ben erkekleri savunmak için yazmadım bunu evet, sizin de alkol/kumar veya dayak gibi çok önemli bir derdiniz (%17!) var ki bunu kesinlikle kınıyorum.

Aldatma, aldatılma konusunda ise yine şöyle bir yargıya varabiliriz; erkeklerin zaten bu konuda çok çabuk raydan çıkabilme yetisi olduğundan, bir önceki paragrafta sizden gördüğü hareketlerin sonucu olarak kadınların sütununda aldatmanın yüzdesini bir şekilde arttırıyor olabilirler bununla.

evlenemdearanilanozellikler

Gördüğünüz gibi burada işler değişiyor ve hep dediğimize yine geliyoruz. Kadınların aradıkları özelliklerdeki ilk sırada “Bir işinin olması” ezici üstünlükle geliyor. Yani para! Daha farklısını beklemiyorduk ya zaten. İkinci olarak ve aile yapıları geliyor.

Erkeklere gelirsek de: önce kadının erkeğe aşık olması, ilk kez evlenecek olması (bence masumiyete bir metafor), aile yapıları ve bunlardan sonra -ki %59 bence düşük bir miktar- güzel olması geliyor sırasıyla. İşte burada da kimin ne kadar fesat ve yüzeysel olduğu sonucuna varıyoruz bence.

Bizi suçladığınız neredeyse her dava düşerken, bizim sessiz kaldığımız her sorun sizin başlıca sebebiniz…

Şimdi evlensek diyeceğim ama… (Sessizlik…)

Ne kadar sürdüğü önemli değil; mutluluk erişilebilir…

1

noname

Resimdeki kız Katie Kirkpatrick; 21 yaşında… Yanındaki 23 yaşındaki nişanlısı Nick.
Fotoğraf 11 Ocak 2005 tarihinde ABD’deki törenlerinden hemen önce çekildi.
Katie ölümcül bir kanser ve günün bir çok saati ilaç alıyor.
Resimde, Nick onu bir çok kemo(terapi) seanslarından birinde birinde onu beklerken görülüyor.

noname2

Tüm ağrı, organ yıpranmaları ve morfinlere rağmen Katie evliliğinin her detayı ile kendi ilgileniyor ve devam ediyor.
Elbisesinin hergün oluşan kilo kaybına göre bir kaç kez ayarlanması gerekti…

noname3

Partideki alışılmadık bir aksesuar da, Katie’nin tören ve resepsiyon sırasında kullandığı oksijen tüpüydü…
Resimdeki diğer çift Nick’in ebeveynleri. Oğullarının tatlı lise aşkı ile evlendiğini görmekten heyecanlılar.

noname4

Katie tekerlekli sandalyesinde oksijen tüpü ile, kocası ve arkadaşlarının söylediği şarkıyı diliyor…

noname5

Resepsiyon sırasında Katie’nin ara sıra dinlenmesi gerekti… Ağrı onu uzun sure ayakta durmasına izin vermedi.

noname6

Katie evlilik gününden 5 gün sonra öldü. Çok zayıf ve hasta bir kadının yüzündeki bir tebessümle evlendiğini görmek bizi düşündürdü…

Ne kadar sürdüğü önemli değil; erişilebilir…
Yaşamlarımızı karmaşık hale getirmeyi bırakmalıyız…

Hayat kısa, kuralları yık, hemen affet, tutkuyla öp, dürüst sev, içten gül…

Ve gülümsemeyi asla bırakma… Hayatın ne kadar tuhaf olduğu önemli değil, hayat her zaman katılmayı beklediğimiz bir parti değil, ama burada bulunduğumuz sürece gülümsemeliyiz…

Go to Top