Posts tagged erkekler
Bükçe
0Editör Notu: Yazı biraz uzun olabilir, o yüzden önce girişi ekledim, devamını okumak için sonunda devamını okuya tıklayabilir ve yazının kendisine ulaşabilirsiniz. Tembellik etmeden okursanız gerçekten çok güzel! Hele de erkekler okumalı!
(SEMA MARAŞLI’NIN EŞİMLE TANIŞMAYI UNUTMUŞUZ KİTABINDAN)
Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, “Akşam yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.” dedim. Deniz kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum. Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten sonra konuya giriyorum.
Oğlum haftaya düğünün var, bir baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor.
Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı zannettiyse!
-Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı şeyleri biliyorum artık.
-Ah senin o biliyorum zannettiğin konularda da çok bilmediğin çıkacak ama ben o konulardan bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.
Rahat bir nefes aldı. Bu arada yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak muhabbet edelim bakalım.
-Kaç dil biliyorsun oğlum sen?
-İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe’yle üç dil oluyor.
-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen buna “kadın dili” de diyebilirsin.
Güldü. Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir gamzesi var, o ortaya cıkıyor.
-Kadınların ayrı bir dili mi var?
(A)normal dağılım
0
- Image via Wikipedia
Wikipedia’dan önce bunun bir açıklamasını yapmam gerekecek. Matematiksel olarak. Cin gibi çocuklar zaten biliyordur, veya bizim gibi mühendisler:
Normal dağılım, aynı zamanda Gauss tipi dağılım (Gaussian distribution) olarak isimlendirilen birçok alanda pratik uygulaması olan çok önemli bir sürekli olasılık dağılım ailesinden biridir.
Bu olasılık fonksiyonunun grafik şekli bir çan gibi görüntü verdiği için çoğu kez çan eğrisi olarak da anılır.
Normal dağılım istatistik biliminin birçok alanında kullanılmaktadır. Örneğin örneklem ortalaması için örnek dağılımı, örneğin kaynağı olan anakütle için dağılımın normal olmadığı gayet açık olsa bile, yaklaşık olarak normal dağılım göstermektedir.
Eee? dediğiniz duyar gibiyim. Ben bundan çok muzdaribim ama ben zaten dünyanın da matematiğe dayalı bir şekilde tasarlandığına az çok inananlardan biriyim. Gerçekten o kadar mükemmel ki, yetişebildiği yerde matematiğin bunları çözebilmesi beni inanılmaz mutlu ediyor.
Ama bir yere kadar!
Şimdi işin erkekler ve kadınlar tarafına geçiyorum. Hele de olaya Türk erkekleri tarafına bakıyorum.
İstatistik dersi alırken en üzüldüğüm şeyler, soruda olasılığın eğride (çan) böyle “tail” dediğimiz sol ve sağ tarafındaki kuyruk kısımlarında kalması oluyordu. “Yazık be abi” diyordum.
Şimdi bunun Türk erkekleri ile ne ilgisi var?
Geçen gün attığım resimde Türk erkeklerinin çekiciliğinin acı bir yüzü de, Türk kadınlarından çektikleridir. Ama daha kötüsü de vardır… bir bakıma…
Kuzey Avrupa Kadınları!!!
Abi o ne ya?
Çüş ulan.
Hepiniz niye oraya yığıldınız biz burada kuyruklarla uğraşıyoruz?
Sorarım size! Yazık değil mi ulan bu kapı gibi delikanlılara?
Baktığımız zaman normal dağılım gibi gözüküyor ama anormal bir dağılım ya bu. Bu konuda yani en azından adı yanlış.
Haksızsın Gauss!!!
Ben bu teoriyi böyle çökertirim arkadaş…
Stockholm’a uçuş 170€’dan başlıyor beyler, bilginize… Devam EEEET!

Bak Kızım Burası Erkekler Tuvaleti!
0Uyuz oluyorum!
Erkekler tuvaletine gidip, kapının açılmamasından içerinin dolu olduğunu anladıktan 5 dakika sonra içeriden çıkan hatun kişiye uyuz oluyorum!
Senaryo çok basit. Aynen yukarıda anlattığım gibi. Jam tuvalete gider, içeri girmek ister ama giremez. Bekler, nasılsa içerideki en fazla 2 dakika içinde çıkacaktır. Neyse ki erkekler tuvaletidir burası ki, içerideki çok kalmayacaktır. Ama içerideki çıkmak bilmez. Acaba bayılmış mıdır? Derken dakikalar mekanın duvarlarının incelenmesi ile geçer ve içerden hatun kişi “ne bakıyosun!” bakışı ile çıkar. Bire insan evladı, orada kafam kadar belirteç var, bulunduğun mekanın senin cinsiyetin için olmadığı yönünde, daha hala ne tribi atmaktasın!
Unisex tuvaletlerden önce böyle bir kavram yoktu. Kadınlar kendi tuvaletlerinin önündeki kuyruklarında bazen acılı bazen mutlu vakit geçirirlerken, erkekler de çabuk ilerleyen sıralarının tadını çıkarıyorlardı. Sonra bazı mekanlar çıktı ve “bu dünyada eşitlik var, o zaman neden aynı tuvaleti kullanmıyoruz ki!” anlayışı benimsediler. Bu durum da çok fazla stresli değildi. En azından tuvaletlerin unisex olduğu biliniyordu ve her iki cins de birbirinden hafiften gerildiğinden tuvaletler daha bile temiz oluyorlardı. Ama ne olduysa son zamanlarda oldu ve kendi tuvaletlerinin kuyruğunu beklemek istemeyen kadınlar, bizim tuvaletlerimize dadandılar.
Erkekler tuvaletine kadınların girmesi aslında beni belki gene de rahatsız etmezdi, eğer ki o sırada boş olan kadınlar tuvaletine giren erkeklere çıkışta “farkında değil misiniz kapıdaki tabelanın?” tarzında laflar edildiğini görmüş olmasaydım. Sadece tek yerde değil bu erkekler tuvaletinden çıkan kadın vakaları. Son zamanlarda hangi kafeye, hangi bara nereye gidersem tekrarlanıyor bu durum… Ve tuvaletten çıkışlarında da tüm hatun kişilerde aynı bakış “ben senin mekanına da girerim sen de bekleyeceksin, işin ne!”
Benim diyeceğim mi? Eğer arkandan o tuvaletten bir de erkek çıkmayacaksa girme! Çok mu acil girmen lazım, çıktığında da biraz insan ol da, pes dedirtme!
JAM – kızdı
Boş Ev Laneti
0Hehehehe….
Pis bir başlangıç yapayım dedim. Yaa, yaa… Bu konuya elbet bir gün gelecektik…
Şimdi bu lanet, ama hakikaten lanet, erkeklerin bir numaralı korkusudur, fobisidir. Çünkü bu lanet bir erkeğin tüm planlarını bozar, adamı kilitler; böyle kuzu gibi mazlum, boynu bükük bırakır.
Niye mi?
Adam iç sahada oynamaya hazırlanırken, bir anda maç ertelenmiştir!
Ya deplasmana gideceksin, ya tarafsız saha… Ya da hükmen mağlup?!
Şimdi “oğlum böyle karamsar karamsar anlatıyorsun da bu nedir ki?” diyen birkaç temiz, pak arkadaşımız olabilir. Onlar bence gidip parkta oynamaya devam etsinler. Hehehe, şaka şaka… Gelin, anlatacağım.
Bunu anlatmak için bir senaryo kuruyorum. Kişiler ve olaylar hayalidir.
Berkecan; bayadır takıldığı ve aralarında birşeylerin yaşanmasını istediği Ahusu ile baya sıkı fıkıdır. Alttan girip üstten çıkıp boş bir anında Ahusu’yu kandırmıştır ve Berkecanlara gelmesi için ondan söz almıştır. Bunu da tabii ki sonuna kadar kullanacaktır. Her neyse, gün gelir, valideyle peder bir akşam yemeğinde konuyu açar:
- Berkecan, evladım, biz düşündük taşındık evlilik yıldönümümüzde Kars’a gideceğiz (Oha!
).
- ??? (Şimşek çakar kellede)
- N’oldu evladım, kalamaz mısın 2-3 gün evde tak başına?
- Yok ya anne, kalırım. Ne zaman?
- Öbür gün.
- Ok.
Şimdi çok sakin geçen bu konuşmanın akabininde Berkecanın midealtına ağrı girmiştir bile heyecandan. “Oğlum, gün senin günündür; vurdun voleyi!” der iç sesi.
Bir koşu içeri gider, hemen Ahusu’yu arar. “Öbür gün bendesin, ok?”
Tatatatatataaaataaa!!!! Ve işe lanet başlamıştır.
Ahusu cevap verir, “ok gelirim.”
Gün gelir, sabahtan Berkecan tekrar teyit için aradığında şu cevabı alır: ” Berkecan kusura bakma ya,______________________”
Şimdi senaryoyu burada kesiyorum ve size “fill in the blanks” (boşlukları doldurun) diyorum.
a. Hastayım.
b. Başka biriyle çıkıyorum.
c. Kaza geçirdim.
d. Annem hastalandı.
e. Kafam karışık.
f. Bence bunu yapmamalıyız.
g. Dışarıya mı gitsek?
Herhangi birni seçin, çünkü 80% böyle birşey başınıza gelecek. Bu boş ev lanetidir. Dikkatli olun.

