…hayat kırıntılarını avuçiçinde biriktiren site..
erkekler olarak etiketli yazılar
ÇOGAB #18 – Angelina Jolie Sendromu
2 Eyl

- Image via Wikipedia
Amerika’da bulunan Oklahoma Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, kadınlar “zor veya elde edilmesi imkansız” erkeklerden daha fazla hoşlanıyor. Uzmanlar buna “Angelina Jolie sendromu” adını verdi.
Erkekler için ise, bir kadının “evli ya da bekar” olması farketmiyor…
Oklahoma Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya yaklaşık 500 kadın katıldı. İki gruba ayrılan kadınlara aynı erkeklerin fotoğrafları verildi. Bir gruba baktıkları fotoğraflardaki erkeklerin evli olduğu, diğerlerine de bekar olduğu söylendi. Araştırmanın sonucuna göre, ortalama bir erkek “bekar” olduğu söylendiğinde kadınların yüzde 60′ı tarafından beğenildi. Ancak bu erkeğin evli olduğu açıklandığında, bu kez kadınların yüzde 90′ı aynı erkeği çekici bulduklarını açıkladı. Uzmanlara göre, kadınların evli erkeklerin peşinde koşmasının nedeni tamamen evrimsel. Buna göre eğer bir erkek bir kadın tarafından “seçilmişse” diğer kadınlar, bu erkekte “bir şey” olduğunu düşünüyor. Bir kadının bir erkeği seçmesi, diğer kadınlardan tarafından “Bu erkek bekarlardan daha değerli” hissi yaratıyor.
Kaynak: Vatan

İlgili yazılar:
Kimi Sevmiyorum?
17 Ağu
Nigel’ı kaybetmekten mi korkuyordum? Sanmıyorum, çünkü bir erkeği kaybetmenin en kolay yolunun tamamen onun dümen suyuna girmek olduğunu genç kızlık dönemlerinde yaşadığım acı deneyimlerle öğrenmiştim. Eğer birlikte olduğun erkek arkadaşın gibi düşünmeye çalışır, onun gibi hissetmeye uğraşır, onun gibi davranmaya çabalarsan hiçbir ilginçliğin kalmaz. Sadece erkekler için değil, aynı durum, kadınlar için de geçerlidir. İnsan, hakkında kafa yormadığı, kaygılanmadığı, çözümlemeye çalışmadığı birini niye sevsin, ona niye değer versin? Sevmek bir anlamda sende olmayana ulaşmak, bunun için çabalamak değil midir?*
*Ahmet Ümit – Bab-ı Esrar -S/50
İlgili yazılar:
Bir bekar gence ev bırakılırsa…
13 Tem
- Maksimum düzen süresi 2 hafta olur.
- Mutfakta ekşi bir kokunun hakimiyeti 12. gün başlar.
- Yerleri Viledalamak içni 20. gün beklenir.
- Bunlardan önce eğer biraz akıllıysa temizlikçi çağırılır.
- Ütü sadece temizlikçi teyseyi fazla aratmamak için ele alınıp hemen görürünür bir yere konulur.
- Yemek yapabilme kapasitesi ile değişkenlik gösterse de, yine de bir anda buzlukta hazır yiyeceklerde gözle görülür bir artış vardır.
- Bira şişelerinde dramatik bir artış.
- Çöp odası veya kapı önünde boş şarap şişelerinden geçit yapılabilir.
- Bozulan yiyeceklerin imhası konusunda başarısızlık olmasına rağmen bu tip yiyeceklerin üstüste eklenmesi, çoğu zaman tembellikten buzdolabında kendi kaderine bırakılması.
- Çamaşır yıkamak içni haftasonunun beklenilmesi ve çamaşırları ayırmak için mühendis kafasının gerçekten çok fazla kullanılmamasını öğrenmek için 5 saat uğraşılır.
- Benzin harcamasında artış.
- Uyku düzeninin tamamen tersine dönmesi.
- Anneye özlem.
Bunlar gözle görülebilir ana başlıklar… Yaşandı, yaşanmakta
Bu böyle
İlgili yazılar:
Senden önce burada yatanlar…
16 Haz
Dün arkadaşımla serviste dönerken geyik yapıyorduk orada konu kızların saçma hareketlerine geldi. Bunlardan birine bugün kafayı taktım yazacağım.
Aha buradan da bu arada hem Cem hem Mert’e taş atıyorum kardeşim, yazın lan, okullar kapandı diye buraya yazmamazlık olmaz. Terbiyesiz herifler!
Heh, neyse… Nefreti de döktükten sonra devam edebilirim sanırım yazıma…
Kadınlar aslında kendilerine bile bile yalan söylenmesini severler diyip ortaya bir olta atayım. Sonra buradan devam edeceğim. Neden mi? Çünkü onlar o anda sadece kendilerini mutlu edecek şeyleri duymak isterler. aslında bilirler sizin “gerçekten” öyle düşünmediğinizi ama o sırada onu duymak istedikleri için; belki de ego tatmini bilemiyorum; o yalanı duymak isterler. Ha, bu iş sonra size yalan söylüyorsun, dürüst değilsin diye patlar oralara zaten girmiyorum.
Duymak istedikleri yalanlar içinde en komiklerinden biri de mesela yatak olayıdır. Şimdi mesela kız ile erkek takılıyor bir ara, yemekler onlar bunlar tanışılmış bir elektrik de sağlanmış vs. klasik başlangıçlar işte olay en sonunda libido patlamasına gelmiş ve olanlar oluyor. Nerede mi diye sorarsanız konu itibariyle tabii ki erkeğin yatağında. Çift kişilik veya tek kişilik farketmez. Yatak ulan işte!
… Demesi kolay değil mi? Nah kolay!
Bu kızların kafasında bambaşka birşey doğuruyor. Olay bitmiş gitmiş herşey çok güzel giderken bir anda kızdan o beklenen bomba soru geliyor!
- Ceysın, (ceysın kim lan?!
) bu yatakta benden önce başka bir kız yattı mı?
Eee… Ebenin diye başlicam ama siteyi kapatır RTÜK. Şimdi bu soruyu normal olarak bakın 25 bile demiyorum artık bence 20 yaş ve üstü bir erkeğe sormanın ne kadar manasız olduğunu anlatmama gerek yok galiba değil mi?
Yani böyle bir soruya vereceğim cevaplar şunlar olabilir diye düşündüm:
- Yok. ben Tibet’teydim bu mahalleye yeni taşındım, normalde yerde yatıyordum.
- Hayır, sadece seninle sevişeceğiz diye IKEA’dan yeni yatak aldım, bak hem de bazalı!
- Saçmalama bebeğim, ben aslında yastıklarla sevişiyordum sen hayatıma girene kadar.
- Aşkım, bu soru sorulur mu, bu yatakta hiç yapmadık, ama mesela masamın üstünde çok can yaktım!
- vs…
Bu geyik gider ama böyle soruya böyle cevap yani
Aslında söylemeniz gereken de bu kadar t**ak geçmeyip, yine de yalan söylemenizdir.
Birtanem, sen biliyorsun benim için teksin ve birtanesin… Bu özel anları paylaştığımız yerde daha önce kimse bu kadar mahremime girmedi, giremedi…
Hadi lan oradan…!
İlgili yazılar:
Evlensek diyeceğim ama…
30 Nis
Bugün Türkiye İstatistik Kurumu yine işime yaradı. Belki 3 sene öncekinin araştırmaları (araştırma sonuçları 2006 yılına aitmiş) diye ciddiye almayabilirsiniz ama bence bu tip konularda bunlar genel geçerdir çok aşırı büyük değişikliğe de uğramaz. Zaten benim düşüncelerimi de haklı çıkarmaları beni daha da mutlu etti.
Konumuz başlıktan da anlaşılabileceği gibi evlenmek ve evlenirken erkekler ve kadınlar arasındaki düşünce ve bakış açısı farklılıkları.
Bu konuda elimizde üç veri olacak. Birincisi, kadınların ve erkeklerin evlenecekleri kişide aradıkları özellikler, ikincisi evlenme ve boşanma istatistikleri sonuçları raporu, üçüncüsü ise -sadece biraz destek olabilecek bir veri olsa da- boşanma sebepleri.
Evet, başlayalım.
Öncelikle benim tam evlenecek yaşta olduğumu öğrendim ve kendimden en az 3 yaş küçük bir bayanla evlenmem Türkiye ortalamasına göre uygunmuş. Çünkü, erkeklerde 26.1, kadınlar için 22.8. Şimdi anlıyorum neden çevremdeki kızlar patur kütür evlenme hayaliyle yanıp tutuşuyor diyorum. Desenize, yaşları çoktan alıp geçmiiiiş, gitmiş. Ben tam zamanımdayım, altın çağımdayım. Hahaha, nah evlenirim!
Neyse kişisel sebeplerimizi bırakıp, analizimize devam edelim. İşin ilginci en geç evlenme konusunda İstanbul ile Kuzeydoğu Anadolu’nun yarışıyor olması. Neredeyse erkeklerde 27′e geliyor, kadınlarda da 23′ün üstü… Fakat iş boşanmaya gelince değişiyor.
En fazla boşanma İstanbul ve Ege’de gözüküyor ve bu da Doğu Anadolu’da en düşük seviyeye ulaşıyor. Yani Anadolu’da insanlar erken, geç farketmeden evlendiği zaman boşanmayı çok uygun bulmuyor. Zira zaten bu da gelenek ve göreneklerimze sadık bir toplum olduğumuz bir göstergesi bence. Ayrıca benim gibi insanların da bu konuya eklendiğini düşünürsek, yani insan hayatında evlenirse bir kere evlenmeli felsefesi de bu duruma uyar ama bunun gözle görülür bir etkisinin olduğunu pek çıkartamadığım için dip not belirttim.
Ciddi bir sayısal sonuç ise, boşanmaların %42,6′sının ilk 5 yıl içinde gerçekleşmesi. Buna ek olarak da, %22,7′sinin 16 yıl ve daha sonrasında gerçekleşmesi.
Burada da şu fikre sahibim:
- İlk 5 yıl içindeki boşanmalarda en büyük etkenleri aşağıdakiler olarak görüyorum:
- “Haydi evlenelim, çok aşığım!” felsefesi
- Görücü usulü, zorla evlilikler
- En başlarda düzeltilemeyen ekonomik düzen
- 16 yıl ve sonrası boşanmalarda ise…
- Andropoz
- “Lanet olsun bari huzurlu öleyim” felsefesi
- Bozulan ekonomik durumlarda kadının çekip gitmesi
- İletişim bozukluğundan dolayı birikip patlayan sorunlar sonucu büyük kavgalar
Elbet bunlar beside indirgenmiş olabilir. Psikolojik, sosyolojik ve her türlü -ojik açıdan benden daha yetkin ve bilgili kişilerin konu hakkındaki yorumlarına saygım var ama ben bunlara indirgemeyi doğru buluyorum.
Şimdi, boşanmalara takmış vaziyetteyim ben. Burada genel olarak bir iki şeye dikkat çekmek istiyorum. Boşanma sebepleri istatistiklerine bakarsak eğer: (büyüğü için tıklayın resme)
Gördüğünüz gibi her iki cinsiyet için de aldatma/aldatılma ve ilgisizlik ilk iki sırada. Burada çok ince bir detay var o da, erkeklerde ekstra olarak “eşlerin ailelerine saygısız davranması”. Burada demek istediğim, herkesin beklediği gibi biz sizden sizin düşündüğünüz gibi güzel olun, yemek yapın, bok püsür istemiyoruz! Saygı ve masumiyet ve dürüstlük!!! Aşağıda zaten aranılan özellikler ile ilgili bir sonuç da mevcut (yine üstüne tıklayıp büyütebilirsiniz)
Burada ben erkekleri savunmak için yazmadım bunu evet, sizin de alkol/kumar veya dayak gibi çok önemli bir derdiniz (%17!) var ki bunu kesinlikle kınıyorum.
Aldatma, aldatılma konusunda ise yine şöyle bir yargıya varabiliriz; erkeklerin zaten bu konuda çok çabuk raydan çıkabilme yetisi olduğundan, bir önceki paragrafta sizden gördüğü hareketlerin sonucu olarak kadınların sütununda aldatmanın yüzdesini bir şekilde arttırıyor olabilirler bununla.
Gördüğünüz gibi burada işler değişiyor ve hep dediğimize yine geliyoruz. Kadınların aradıkları özelliklerdeki ilk sırada “Bir işinin olması” ezici üstünlükle geliyor. Yani para! Daha farklısını beklemiyorduk ya zaten. İkinci olarak aşk ve aile yapıları geliyor.
Erkeklere gelirsek de: önce kadının erkeğe aşık olması, ilk kez evlenecek olması (bence masumiyete bir metafor), aile yapıları ve bunlardan sonra -ki %59 bence düşük bir miktar- güzel olması geliyor sırasıyla. İşte burada da kimin ne kadar fesat ve yüzeysel olduğu sonucuna varıyoruz bence.
Bizi suçladığınız neredeyse her dava düşerken, bizim sessiz kaldığımız her sorun sizin başlıca sebebiniz…
Şimdi evlensek diyeceğim ama… (Sessizlik…)
İlgili yazılar:
Erkekleri gıcık etmenin yolları
30 Nis
Aşağıdaki haberi okuyunca evet güldüm, eğlenceli bir haber… Ammaaaaa….
Yapın yapın da, görün e… neyse. Aferin, devam. Gerçi çoğunu zaten içgüdüsel yapıyorsunuz.
***
Bu hareketlere erkekler gerçekten çok gıcık oluyor! Bunları yaparsanız, sizden, arkasından aslan kovalıyormuşçasına koşarak kaçacağına emin olabilirsiniz. Tabii tam tersine bunların içinden yaptıklarınız varsa, farkına varıp kendinizi düzelterek onun kalbini de kazanabilirsiniz…
Dikkat! uygulaması tehlikeli olabilir, bizden söylemesi
- İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin.
- İlk önce, “ömrümün sonuna dek seninim” deyip kendinize bağlayın. Daha sonra “Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir” deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir.
- Gabriel Garcia Marquez’in Kolera Zamanı Aşk’ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin.
- Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına (verecekseniz bile) hep geç cevap verin.
- Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın.
- ‘Yanlışlıkla’ özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun.
- Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın.
- Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde “Hmm, bu da kim olabilir?” diye dudak bükün.
- Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin.
- Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın.
- Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin.
- Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın.
- Yatak yapmayı, ütülemeyi, yemek pişirmeyi, temizlik yapmayı bilmemezlikten gelin.
- İlk öpüştüğünüzde dilinizi boğazına kadar sokun.
- İzinizi bırakın: boynunun görülebilecek bir yerini ısırın.
Kaynak: hurriyet.com
İlgili yazılar:
Yengeç Burcu Erkeği’nin kendi gözünden analizin analizi
16 Nis
Hadi bugün biraz astrolojiye girelim. Bu arada yuh. Başlığa bak. 5 satır. Neyse…
Daha önce gerçi Yengeç burcu olduğumu filan bir yerlerde belirtmiştim diye hatırlıyorum. Ki varmış evet; burada ve burada. Bu burcun erkeğinin de en iyisi olduğuna feci bir inadım vardır, biraz zordur aslında ama en iyisidir. Bu konuyla ilgili internette bir karakter analizi buldum. Şimdi ben bu analizin analizini direkman bir Yengeç burcu erkeği olarak yapacağım.
Evet, paragraf paragraf gidelim isterseniz… Yorumlarımı farklı renk ve kalın harfli yapacağım.
***
Bu burçta doğmuş bir erkeğe özen göstermeniz ve ona nasıl davrandığınıza dikkat etmeniz gerekir. Her şeyden önce karşınızda çok duyarlı bir adam vardır. Terbiyeli ve naziktir. İlişkilerine ve arkadaşlarına özen gösterir, kimseye saygısızlık etmez. Bak bu konu doğru, arkadaşlar benim için çok önemlidir ve çok saygıyla başlarım. Ancak onun ilgisini çekmek de o kadar kolay değildir. Bir kere temizlik onun için bir hastalık düzeyindedir. Dağınıklıktan hiç mi hiç hoşlanmaz. Derli toplu, sade ve zarif insanlar ister çevresinde. İlgimi çekmek çok kolay olmasa da çok da zor değil aslında, düzeni çok severim ama odam filan çok dağınıktır ve oraya karışılmasına nefret ederim. Yalandan da nefret eder ve yalanı kolay kolay affetmez. Üstelik sezgileri güçlüdür. Söylenenlerin hangisinin yalan hangisinin doğru olduğunu anında anlar ve tepkilerini buna göre ayarlar. Doğru. Hesap kitapla arası yoktur, bu yüzden para meselelerinde oldukça yeteneksizdir, iyi bir ekonomist olmasına rağmen. Özel hayatında şunu aldın, bunu verdim yapmaz. Matematik gibi konulardan da anlamaz. Yavaş! Bu bariz yanlış, hayvani matematikten anlarım ve para konusunda hesap kitap veririm. Sadece zevklerime harcadığım parayı sallamam. Ancak insan ilişkileriyle ilgili konularda çok iyi hesap yapar ve genellikle yanlış adım atmaz. Herkes doğru öyle diyor…Suyu çok sever ve aşırı titizdir. Her gün banyo yapar, denize girmeye bayılır, iyi yüzücüdür. Su sporları onun tutkularındandır. Kiteboard’a da başlayacağım! Annesine düşkün olması kimi zaman hayatını çok zorlaştırabilir. Özellikle ilişkilerinde bu çok büyük sorunlara yol açabilir. Göstermem ama düşkünümdür fakat hiçbir zaman sorun olmadı ilişkilerimde, o kadar da değil abartılmış bariz.
Yengeç erkeği de tıpkı bu burcun kadını gibi duygusal ve hassas yapılıdır. Karşısındaki kadını kırmaktan hoşlanmaz, her zaman terbiyesini, efendiliğini korur. Doğru, ama bir yere kadar! Hatalarım olmuştur ama kasti terbiyesizliğim asla! Üstelik evlendiğinde ailesine ve eşine düşkün, yuvasına bağlı biri olacaktır. Bu yüzden onunla evlenecek kadının çok ama çok şanslı olduğunu şimdiden söyleyebiliriz. İyi dinleyin!
Ama tabii bu erkekle her şeyin güllük gülistanlık olacağı anlamına gelmez bu. Çünkü yengeç erkeği her şeyden önce çok çekingendir. Öyle görünmese bile öyledir. Yaani… Demek istediğimiz, bu erkek duygularını açmakta güçlük çeker. Doğru sözlerini bulmak için ne kadar kafa patlatırsa patlatsın, önceden ne kadar plan yaparsa yapsın iş itiraf anına geldiğinde bu erkek konuşamaz ve hareketi daima karşısındakinden bekler. Bir itiraf etti mi de herşeyi bok eder ama… Bir özelliği de kıskanç olmasıdır. Kendisi size daha duygularını açmamış olsa bile sizin başka biriyle, diyelim ki bir iş arkadaşınızla konuştuğunuzu gördüğünde kıskançlıktan deliye dönebilir. Hmm, kıskancım ama engelleyici değil… Ancak içiniz rahat etsin. Duygular dile geldikten, aşk itiraf edildikten sonra bu erkek bütün çekingenliğinden bir çırpıda kurtulur. Bundan sonrasında onu tanıyamazsınız bile. Başka herkesten daha cüretkar olabilir. Hah, bunu diyorum; bok var sanki… Yengeç burcu erkeklerinin bir özellikleri de sekse düşkün olmalarıdır. Dolayısıyla Yengeç burcundan bir erkekle evlenen bir kadın için cinsel hayat bir an bile sıkıcı geçmeyecek diyebiliriz. Ehi ehi ehi, yorum yok… Yengeç burcu kadınıyla benzeştiği yönlerinden biri de dürüstlüğe aşırı derecede önem vermesidir. Diğer su burçları gibi Yengeç’lerin de sezgileri kuvvetlidir. Dolayısıyla Yengeç erkeğine yalan söylerseniz, bunu mini minnacık, önemsiz bir konuda bile olsa bunu hemen sezer ve sezdikten sonra da hayatı size zehir eder. Güveni bir kez sarsılmıştır ve yeniden toparlanması için… üzgünüz ama epey çaba göstermeniz gerekecektir. Güven… Hmm… Okuyanlar bu konudaki hassasiyetimi biliyordur…
Yengeç burcu erkeğine âşık bir kadına notlar…
Yengeç burcundan bir erkeğe âşıksanız kılık kıyafetinize, giyiminize son derece özen göstermelisiniz. Off, kesinlikle! İnanılmaz önem veririm!!!! Her zaman için hanım hanımcık görünmeyi bilmelisiniz. Ayrıca eğer bir gece eğlencesine gidecekseniz oradaki en büyüleyici, en şık kadın da siz olmalısınız. Nasıl doğru!?!? Yengeç erkekleri kadınlarıyla gurur duyabilmeyi isterler. “Bugün makyajımı çalakalem yaptım, çünkü yeterince vaktim yoktu,” gibi bir açıklama onu çileden çıkarmasa bile surat asmasına sebep olabilir. Git evine değiştir kadın! Yengeç burcu erkeklerinin kötü sayılabilecek olan bir özellikleri de içkiye düşkün olmalarıdır. Bu yüzden size tavsiyemiz onun surat asmasına, kendisini kedere vermesine hiç müsaade etmemeniz. Siz onu neşelendirin ki o içki şişesine sarılmaya gerek duymasın. Ya doğru diyebilirim de kronik değil, seviyorum ama. Bir de bu erkeğin evine düşkün olduğunu söylemiştik. İyi yemek yapmayı biliyorsanız işiniz kolay. Erkeğiniz için çeşit çeşit yemekler yapın, güzel sofralar hazırlayın, lezzetli kekler pişirin, o da karşılığında sizin yanınızdan, evinizden hiç ayrılmasın. Hmm, yummy!!! Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer
Aklınızda bulunsun
Yengeç erkeğinin evine bağlı olduğunu söylemiştik. Bu erkek eşine ve sevgilisine de aynı derecede bağlıdır. Olumsuz addedilebilecek bir özelliği sık sık ruh halinin, mood’unun değişebilmesidir. Ya bu galiba oluyor ya, bir gün mutlu öbür gün depresif takılabiliyorum. Evet doğru. Ama bu da aslında onu çekici yapan özelliklerin başında gelir. Çünkü hiçbir zaman aynı kişiyle olduğunuzu hissetmezsiniz. Her an başka biriyle başka bir ruh halinde davet edilirsiniz. Hadi yine iyisiniz. Bir uyarıda bulunalım yine de: Yengeç erkeğinin hafızası çok güçlüdür. O yüzden onu kırdığınız hiçbir anı unutmaz ve sürekli olarak size de hatırlatır. Ooo, bu konuda da ne yazık ki hak veriyorum. Tarihiyle bile eğer hatırlamak istiyorsam hatırlarım. Güzel günleri de ama öyle… Yani biraz kincidir. Ucundan olabilir. Çok dozunda ama, her insanoğlu kadar. Bir tavsiyemiz de onun cinselliğe düşkün olduğunu hiç unutmamamız. Dolayısıyla her an romantizmi ve baştan çıkarıcılığı elde tutmalısınız. Evet unutmayın! Hehehe.
Ne yapmalı?
Akıllı, zarif, duygusal, sevgi dolu, şefkatli ve destek olan kadınları sever. İnatçı, sabırsız ve maymun iştahlı iseniz aşkınız çok sürmez. KESİNLİKLE HAKLI! ÖZellikle destek, akıllı, zarif bir de ben ekleyeyim: ilgili!
Minik ipucu
Bir hafta boyunca her gün ona aşk mektubu yazın. Yok be gerek yok; valla…
Yengeç burcu erkeğine alınacak armağanlar
Ona sizin en güzel resimlerinizle dolu bir albüm hediye edin. Ya da kendisini güneşli bir günde kırlık bir yere pikniğe götürün. Daha da güzeli tekne gezisine çıkartın. ya da mutfağıyla ilgili armağanlar alın, mesela bir kahve makinesi ya da Çin yemekleri kitabı. Ayrıca daha pahalı bir armağan istiyorsanız ona bir home thetre sistemi de alabilirsiniz. Buna bayılacaktır, çünkü dedik ya bu erkek evden çıkmaktan pek hoşlanmaz ve eğlence için ona evinde yaptığı etkinlikler yetebilir. Bunlardan en güzeli, tekne gezisi, piknik mutfak armağanları olabilir… Belki… Bilemedim, özel olsun yeter.
İlgili yazılar:
Hayatımızdaki dönemler
16 Nis
Amerikalı erkek bir bilim adamının yaptığı araştırma:
Kadınların hayatının 4 ana döneme ayrıldığını ortaya koymuş:
- Herşeye ağzı açık ayran budalası olarak baktıkları, söylenen her güzel lafa kolay kandıkları 17 – 25 yaş arasındaki KAZ Dönemi.
- Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep kapris üstüne kapris yaptıkları 25 – 35 yaş arasındaki NAZ Dönemi.
- Hayatı (erkekleri) tanıyıp gözlerinin açıldığı 35 – 45 yaş arasındaki KURNAZ Dönemi.
- Mihrabın yıkıldığı, herşeyin bittiği 45 yaş sonrası ENKAZ Dönemi.
Erkeklerin hayatıda 4 ana döneme ayrılır…
- 17-30 yas arasi: KAZ Dönemi.
- 30-40 yas arasi: KAZ Dönemi.
- 40-60 yas arasi: KAZ Dönemi.
- 60 ve sonrası : “ENKAZ ya da EN KAZ” Dönemi.
İlgili yazılar:
Baharda etekler
1 Nis
Bahar gelince çiçekler ve böceklerle beraber kız takımının da açılması zaten Türk erkeğinin en büyük isteği ve beklentisidir. Bu konuda da zaten gözü açık olan Türk erkeği faltaşı moduna da girer. Ulan kim ne giymiş, uf şuna bak moduna geçer.
Şimdi zonk diye konuya girdim biliyorum ama bu önemli birşeydir. Mesela, lise zamanlarımızda bahar gelmesiyle beraber “merdiven altı” muhabbetleri artardı. Yoksa kışın Allah’ın soğuğunda, yağmurunda ne durucaz lan orada manyak mıyız?
Ama dediğim gibi, bir açardı güneş, hava takriben 17-20 derece arası… Oy oy oy, gözler şenlenirdi.
Terlememizin en büyük sebebi okulun en güzel kızlarının merdivenlerden koşarak sınıfa gitmeleri olurdu.
Komikti diyeceğim, çocuktuk diyeceğim olmayacak. Yediremeyiz. Bir tane delikanlı gelsin de desin ki eskide kaldı bunlar! Naaaah!
Şimdi herşey işyerinde devam etmekte erkekler için. Bu sefer daha fetiş hem de.
- “Oğlum nasıl topuklu giymiş”
- “Abi kızın elbise ne markadır?”
- “Evli mi sence?” (!!!)
- vs…
Demek ki anladık ki, bu “masum röntgencilik” hepimizin içinde var! Güzele de zaten bakmak sevapsa zaten iyi işte sorun yok.
Neyse ya, dün yine(!) bir geyikten yola çıkarak bu yazıyı yazasım vardı, yazdım rahatladım. Ben gidip sandviçimi yiyeyim bari.
Duman’ın yeni albüm(ler) de fena değil hani. Balık şarkısını armanğaen ederim efendim…
“Tadına bakacağım…”



