…hayat kırıntılarını avuçiçinde biriktiren site..
aşk olarak etiketli yazılar
Bir dünyadır dönüp duran…
20 Ağu
Bazı anlardır sadece bır ömrü değiştiren ya da bir kalbi demonte edip tekrar birleştiren.
Bir kelimedir yuvaları yıkan, bir sorudur yastıkları yanyana getiren.
Bir harekettir gururları ayak altına alan, bir dokunuştur aşık eden.
Bir kişidir doğru olan, bir kaltaktır yanlış yapan.
Bir piçtir belki onu aldatan, bir dosttur her zaman yanında olmaya çalışan.
Bir yudumdur kafayı kıran, bir mezedir ağzı tatlandıran.
Bir dünyadır dönüp duran, içinde sadece hüznü barındıran…..
İlgili yazılar:
Kendime Kısa Bir Mektup
7 Tem
Bu sefer ne sana ne başkasına bu yazı. Bu sefer direk kendime yazıyorum. Bu bana kısa bir mektuptur…
Bırak artık geçmişi. Bırak kötü anıları. Bırak acıları, kederleri. Keşke’lerle yaşamayı bırak. Sen bu kafayı çoktan aştın, kendin de biliyorsun. Hataların kimse için değil ama sadece senin yararına olacağını biliyorsun. Yapmamak için kastıkça daha da battığının farkındasın. Siktiret diyenlere niye diye soracağına bunu yapmayı hiç düşünmüyorsun. Karşılaştırmaları boşver. Hayatına bak. Eğlenmene. Kazanmana. Sen bu yolda olunca zaten gelecek istediklerin. Yanında duracaklar. Evet farkındasın. Birşeyler hissediyorsun artık. Bunu anladın bir süre önce. Belki de kalbin hala çalışıyor. Perte çıkmamış. Ağır yaralı olsan da nefes alıyorsun hala. Yetmez mi? Kimse öpmez mi o halde? Yaşama döndürmez mi? Döndürür. Döndürecek. Döndürüyor. Biliyorsun diyorum ya sana. Olay böyle drama yaratma değil. Kimselere bakma sen. Kulak asma kimselere. Biliyorsun kendini. Acındırmak değil, üzülmek artık hiç değil… Bu bambaşka, bu iç dökme… Gergin sinirlerin için kemirmesin içini boş kuruntular. Kimin ne yaptığını neden yaptığını boşver. Karşındakinin hareketlerinden anlam çıkartacağına, kendi hareketlerini kontrol et. Öyle bir hareket yap ki herkes sana hayran olsun. Ne olacak ki? Yok mu hiç özgüvenin? Var değil mi? Hayvan gibi var hem de. Biliyorsun. Hatta kötü bile diyorsun buna. Değil. Kötü dediğin bencilliği çıkar ortaya. Farkındasın kimsenin seni üzemeyeceğini, buna izin vermeyeceğini biliyorsun. Herşeyi biliyorsun. Seni kimin sevdiğini biliyorsun. Kimin seni düşündüğünü hissedebiliyorsun…
Daha ne?
Hatta ve hatta…
Ulan ya herşeyi geç de…
Herşeye rağmen….
Bu satırları yazarken hiç mi yok aklında kimse?
Var diyebiliyorsan buna.
Konu kapanmıştır…
İlgili yazılar:
Şansın Bol Olsun
30 Haz
Bir kez düşünsene!
Çok da zor değil gerçi…
Sevdiğinin kollarında bir an
Ufak bir an.
Herşey duruyor,
Duraksıyorsun,
Manasız bir şekilde iki güzel göz sana bakıyor;
Ne oldu diye…
Sorun ne?
Halbuki sorun yok.
Sorun; sorunsuz bir ilişki bu mu diye sorgulamakta…
Sorunsuz…
Sınırsız…
Ve istemeye istemeye o anın bittiğini düşün.
Sonunda yokolacağın anı.
Bir anda sevdiğinin kollarından çıktığın anı…
Göremeyecek olsan da
Onu isteyebilmenin uzun süre sonra,
Yine,
Yeniden
Tadını çıkarmayı düşün.
Fazla kurcalama.
Kurcalasan da fayda yok..
Olmayacak duaya amin demektense,
Olmamış çocuğa isim takmaktansa,
Olan her güzelliğe hayran olmak bambaşka.
Ama gidiyorsun, gidiyor…
Ben, sen, o, herkes…
Ve tek kalan sadece teninde onun kokusu olsun.
Ya da ondan ufak bir hediye.
Ve sabret.
Ve bekle.
Ve “hayırlısı” de.
Sonra sadece gülümse.
Fazla birşey yok yapabileceğin.
Aynen seni evine bırakan taksici abinin dediği gibi;
“Şansın bol olsun arkadaşım…”
İlgili yazılar:
oyuncaklarım
6 Haz
yıllar oldu diyeceğim uzaklıktalar
tüm aşklarım
bu uzaklığa kalbimi de ekledim artık
düşününce güzeldi herşey
iki satır bir cümleye kadar
ya da dudaklardan çıkan üç kelime
ve şimdi her bana gülümseyen kız tutuyor sanki elimden
peşinden gidesim geliyor
an geliyor
tek bir an
sevemiyorum
sıkılıyorum
yalnızlık paylaşılmıyor artık onu biliyorum.
bu acı sonla biten romantik filmlerden etkilenmiş
biri gibi
bir çocuk misali
bırakıyorum her oyuncağımı
kırıyorum çoğunu da
oturup da kırık diye ağladıklarım da olsa
yapamıyorum.
demek ki aşk yok.
zorlama daha fazla…
İlgili yazılar:
yağmurlar
23 Nis
Dökesim geldi içimi hazır fırsat bulmuşken. Yeni uyandım.. Bir gece daha bekliyor, bugün insaflı 4 saat mevzideyiz… Dün deli gibi yağmur yağdı. İzlerken nasıl geçti nöbet anlamadım.. Neler geçti aklımdan neler.. Askerliğin faydalarından biri olarak sayıyorum artık içime atmıyorum çok. Aklımı en çok kurcalayan üç beş kişi hariç çevremdekilerin beni yanıltmaması. Aradı sordu herkes sağolsun. Lakin en arayıp sorar dediklerin bir mesajı, bir telefonu çok gördü ya koydu be kardeşim.. 4 metrekare içinde geçiyor gecelerim, üstümde 20 kg. ağırlıkla ve bu sadece olur da saldırı olursa ölmemek için.. Kum torbaları arkasında paranoyak bir yaşam.. Ama bunlar üzmüyor, korkutmuyor… Herşey topu topu 3 hafta sonra bitiyor. Rahatım, merak etmeyin. Bu arada geçen saldırı bizim 5km. ilerimizdeydi. İnanmayanlar varsa gelsin görsün paranoya nedir? En güvenli yer bile sordurtur adama burası mı memleket diye.. Bitiyor bunlar. Ve ben başka yağmurları düşünüyorum. Biri sana yalvardığım gün.. Sen.. Aa bak seni de unutamıyorum diye ağlamıştım.. Ha sen.. Seninle de öyle bir günde tanıştık.. Ve şimdi.. Hiçbiriniz yoksunuz. Sadece anılar, yağmur ve ben. Korkum da yok. Tek korkum, yıldırım düşerse diye.. Künyemi de çıkardım zaten nolur nolmaz.. Fazla uzatmayacağım.. Dolabımda yazdığım tek kelimeyi buraya yazıyorum devamını siz doldurun: “Dönünce…” ilkini örnek vereyim; “… yağmurlar sizi hatırlatmayacak artık!”
İlgili yazılar:
Hayatım’a
28 Ara
Seni özlüyorum bebeğim. Aslında bunu, seni ne kadar özlediğimi belirtmek için yazmıyorum, zaten bildiğini zannediyorum. Paylaşmak istediğim dilediklerim, umduklarım.
Yanına geldiğimde ne ile karşılaşacağımı(zı) bilmiyorum bebek, ilişkimizin çeşitli boyutlardaki çıkmazlara girmesine alışığız nasıl olsa, artık gerçekten acı da verse. Ben sadece umut ettiklerimi yazacağım.
Seninle uyanmak istiyorum yarın sabah; seninle merhaba demek güne; seninle sabah sevişmelerim olsun istiyorum evden çıkma telaşlarına sıkıştırılmış; dönüşlerde yemek hazırlamaların tembelliklere yenik düşmesiyle tatlanan ufak atıştırmalıklar; belki sahilde bir yürüyüş sonrasında, her zaman sıcak olmaz ya hava, kafanda kapüşonun koluma girmişsin, denizden esen rüzgara karşı bedenim siper sana. Döndüğümüzde beraber sıcak bir duş alalım hayatım, çıkınca ben seni kurlarım. Sonra hafif ışıkta alışagelmiş film izlemelerimiz, yan yana, üst üste, uyuyup kalışın göğsümde. Merak etme, ben seni taşırım, yatağım yakın nasıl olsa…
İlgili yazılar:
iyilik güzellik
25 Kas
İçtim yine.. Kızacak yine birileri. Yeter ulan diyecek. Belki askere gideceğim ya hani, onu söyleyecek herkes. Ne gerek var diyecek?!
Derdin mi yok başka diyecek?
Kafanı rahat tut diyecek…
Bilmiyor muyum mu sanıyorsun?
Ne diyeyim ki sana…
Eh be safım… Eh be güzelliğim…
Hazır olsam, koşamaz mıyım arkandan? Tutar mıyım seni böyle? İstemesen de kandıramaz mıyım seni?
Sensin sen…
Ama tek derdim ne biliyor musun?
Belki de tek korkum hatta…
Ben seni gerçekten sevmişim.
Ben sevebiliyormuşum.
Bir zamanlar…
Onu anladım.
Şimdi bunu tekrar hatırlatacak..
Ya sensin…
Ya da…
gerisi şairin dediği gibi…
iyilik, güzellik…
İlgili yazılar:
Gotürsem seni gittiğim yere…
25 Kas
Yoksun işte. Hiçbir yerde.
Belki ihtiyacım olurdu be şimdi sana.
Oralarda sürterken aklında mıyımdır şimdi?
Ya başkasını düşünüp bunalırken?
Aşkın mıdır beni hakikaten yaşatan şarkıda söylenildiği gibi?
Gidiyorum buralardan.
Yokum belki de 20 gün sonra.
Memleketin bir köşesine atılacağım.
Ya sen ne yapacaksın?
Bensiz misin yada benliksiz mi hala?
Sensiz miyim, sensiz mi olacağım hep?
Evet.
Tek şeyi anladım şimdiye kadar.
Dostlukmuş gerçek.
Aileymiş.
Ana kucağıymış belki de en rahatı.
O seni darlatan, en bayan yermiş…
Rutin buluşmalarmış, abaza muhabbetleriymiş…
Daha şimdiden anladım…
Nasıl olacak böyle bilemiyorum ki…
Elimde tek, ulaşabileceğin bir numaran. .
Bir de resmin.
Hayatta çok değişik şeylere bağlıyorum ikimizi…
Birimiz kaçmış bir otobüs, diğeri parasız bir öğrenci.
Yok ki başka derdi – tek şansı o otobüs…
O otobüs ise, belki de o günkü ekmek parasının kader kısmeti o çocukta…
Ama ikisi de kaybeden taraf.
Neden böyle?
Nasıl?
Nasıl ben seni hala düşünüyorum?
Neden hala umursamıyorsun?
Bilemiyorum…
Tek bildiğim…
Mümkün olsa da sadece sesin bile olsa, götürsem seni gideceğim yere…
İlgili yazılar:
çok çok farklı…
25 Kas
çok çok farklı…
artık yok içimde iyilik filan…
ben kötülüğün tarafındayım…
buraya ait değilim… gerçekten…
canım sıkılıyorum… hepinizden…
bayıyorum, anlayın işte…
cevapları bekleme yok, zaten anlamsız bundan sonrası..
hepsi karanlık..
hepiniz bir avuç et parçası
gördüklerim başkalarıonın önünde
sevdiklerim
ben ise rüyalarda sadece
nöbet tutmakta.
seviyorum ama..
nerede bilmiyorum
kim
nasıl
ne kadar
sadece sen var ya aşk nelere kadirsin den ibaret..
tek bildiğim
tek aklımda kalan
bunu tekrarlamayacak olan ise
benim yaşadıklarıma başka bir şahit
bir tek işi
kötü bir tavşan olmak ise
boşver be kanka..
hayat herşeyiyle güzel…


