Arif son yazısında da sitemlemiş, millet sitenin adresini unuttu demiş; unutmadım efendim, unutulur mu buralar…
Yaklaşık 2 aydır yaşam emaresi göstermemişim buralarda.(bkz: son yazı) Mayıs’tan beri biraz iş güç uğraşları, biraz master koşturmacaları, bazen ufak gerginlikler, bazen hayal kırıklıkları, Atina ve Mora yarımadasını kapsayan Yunanistan gezisi ve Çeşme’de sörf macerası sığmış hayatıma.
2 ayda
-Termos bardağımın frappe yaparken nasıl da başarılı bir shaker olduğunu keşfettim (Banu’ya selam).
-Rock Band PSP versiyonunun nasıl da zevkli olduğunu gördüm.
-Filmini izledikten sonra kitabını okumalıyım dediğim, die Welle‘yi okudum ve kitabı da filmi beğendiğim kadar beğendim.
-Okunacak kitaplar rafıma 3 kitap daha ekledim.(Sene başından beri 2 kitap bitirebilmişken, biraz gereksiz bir hamle oldu gibi ama, azimliyim…)
Master koşturmacaları devam etmekte, bitince onlarla ilgili bir şeyler paylaşmayı, benim yaptığım salaklıkların yapılmaması adına gerekli görüyorum.
Tatil planlamaları da devam etmekte, madem bu yaz vaktim var, gezebildiğim kadar gezmek gibi bir hedefim var.
Tatilde güneye arabalarıyla inecek ve de mayo alması gereken erkekler için, İstanbul-İzmir yolundaki Ulusuoy Outlet tesislerinde Billabong mayolarda %50 indirim var. İstanbul’dan veya gittiğiniz yerden almaya gerek olmayabilir. Hatun kişiler için bir yorumda bulunamayacağım, aynı mekanda kıyafettir vs. çok var da mayolar ekstra gözüme çarpmadı. Aynı şekilde arabayla gidiyorsanız ve acil tshirt almam lazım diyorsanız, gene alışverişinizi orada yapabilirsiniz. Güzel fiyatlara güzel ürünler bulunmakta.
Yaz ortası raporum şimdilik bu kadar. Havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun diyorum…
JAM
Categories: günlük şeyler Tags: Alışveriş, çeşme, Die Welle, kitap, master, okunacak kitaplar, Outlet, Rock Band, sörf, tatil, termos bardak, Ulusoy Outlet, yaşam
Perşembe, 11 Haz 2009
Arif
-
-
P-Sole Grün Nylon
-
-
Sailin Light Synthetic
Bunları almam lazım, karar verdim.
İlk fırsatta bir adidas mağazasına gidip kendime birer çift edinesim var.
Ayrıca bu adidas hayranlığı konusunda acaba bir tedavi türü var mı, onu da araştırmak lazım?!
Çarşamba, 10 Haz 2009
Arif
Pazartesi ve Salı iki gün üstüste Kanyon’a gidince sonunda bir yerde patlayacağı belliydi. Favori mağazalarımdan biri olan Jack&Jones‘a girince bu sefer birazcık aksesuara takılayım dedim.
Emir’in de ara gazlarıyla bir gözlük bir kravat ile çıktım.
Sorun şu ki, neredeyse ütm otokontrolü kaybedip bir mont, bir gömlek ve bir şort alıp üstüne adidas’dan ayakkabı almaya gidecektim. İçimden bir ses, “Arif, hayır, yapmaaaa!!!” dedi…
Ama bu demek değildir ki bir dahaki gidişimde buna uyacağım…
Zaman herşeyin ilacı
Çarşamba, 29 Nis 2009
Arif
DHL Express’in aslında bayadır yazmak isteyip de üşendiğim bir servisini tanıtayım dedim. Ben hala çoğu yerde bunu görmedim ama eğer atıyorum USA’den birşeyler almak istiyorsunuz ama bu mendebur alışveriş yaptığınız şirket veya internet sitesi yurtdışına ya da bizzat sizin ülkenize kargolamıyor alet edevatı. İşte burada DHL’in Borderlinx servisi devreye giriyor. Kendinize bir US gönderi adresi tanımlıyorsunuz ve ordan direk sizin asıl ev adresinize iletiliyor aldğınız eşya DHL tarafından. Güzel bir fikir, global bir firma -biz kişisel sebeplerden sevmiyoruz gerçi ama sonuçta en güvenilirlerinden- güvencesiyle hem de… Buyurun daha fazla bilgi için…
Perşembe, 06 Kas 2008
Arif

Image via Wikipedia
Farkında mıydınız bilmiyordum zaten siteyi gerçekten okuyan iki elin parmakları kadar bir ortalamayla okunuyor ama (uf siteme bakın içten içe!
) geçen hafta buralarda yoktum. İnternete de pek bir erişimim olmadığından direk izlenimlerimi aktaramadım.
Geçen hafta 6 gün boyunca İtalya’da modanın başkenti olan ve gayet zengin bir şehir olan Milano’daydım. Çocukluk arkadaşımın yanına gittim fakat şöyle güzel bir olay da oldu lise arkadaşlarımla orada da buluştuk.
Şehirden bahsedersek, tabii ki büyüklük olarak İstanbul ile yarışamaz. Güzellik bakımından dersek yine her Avrupa şehrinin İstanbul’a fark taktığı yönleriyle ancak geçebilir güzel şehrimi. Toplu taşıma, sessizlik, temizlik ve insanların düzgünlüğü, nezaketi…
Duomo denilen yapıyı kim yaptıysa hakiakten helal olsun kardeşim. Ben böyle haşmetli bir şey görmedim yahu!
Castellone de güzel bir kale aslında… Ama artık bunlardan bayıyor insan.
Milano’nun gece hayatı sokaklar boşaldığına kanılmaması gerekecek kadar hareketli. Haftaiçi 4 gece çıkmamıza rağmen dört gece de her klüp, bar doluydu vallahi. Enerjiye bak!
Moda merkezi olduğuna da şaşmamalı. Herkes mi bir “moda ikonu” olur kardeşim? Sağımdan solumdan geçen herkes kreasyon yahu! 
Bir erkek olarak bile o mağazalardaki giyim eşyaları, ayakkabılar ve aksesuarlara salya akıta akıta baktıysam, kadınları gerçekten burada düşünemiyorum! Tavsiyem; Milano’ya bir şekilde harcayabileceğiniz ama oradaki harcamalarınıza yetecek olan paradan daha fazla parayla sakın ama sakın gelmeyin. 99% eminim, siz de en kötü bir t-shirt, kot alırsınız…
Son Yorumlar