…hayat kırıntılarını avuçiçinde biriktiren site..
albüm olarak etiketli yazılar
The Fat of the Land
4 Kas
İlk aldığım yabancı albümü hatırlıyorum kendi paramla.
Tahmin edin…
Geç kalmışım biliyorum ama sonra yetiştim gayrı müzik dünyasına. Kişisel fikrim tabi. Sonuçta bu sonsuz bir deniz ama her türünü de dinlemişimdir.
He ya, doğru bildiniz. Prodigy’nin albümüydü.
The Fat of the Land.
Neydi be…
Bir an aklıma geldi, hüzünlendim.
Zira 12 sene olmuş o yaz geçeli…
İlgili yazılar:
Pearl Jam – Backspacer
28 Eyl
Pearl Jam’in bildiğiniz üzere, Backspacer adlı yeni albümünü geçenlerde çıkardı. Ben de tabii ki boş durmadım ve albümün tamamını bugün itibariyle güzelce dinlemiş bulunuyorum. Sabah trafiğinde de iyi gitti doğrusu.
Bir çırpıda dinlenen bir albüm. Tabii ki Pearl Jam’in Ten zamanındaki agresiflik yok artık. Daha country’leşmiş bir sound izlenimi veriyor ama Pearl Jam, Pearl Jam’dir. Susmak gerek.
Albümü gerçekten çok beğendim. Hatta ilk dinleyişimde, Megadeth’in Risk albümünü dinlemiş gibi hissettim bir an nedense. O da çok sert bir grubun olgunluk evresinde daha soft, daha dingin bir albüm gibi gelmişti bana…
Albümde favorilerim; “Just Breathe”, “The End”, “çıkış parçası olan “The Fixer” ve “Gonna See My Friend”.
Just Breathe için Eddie Vedder, “bir aşk şarkısına en çok yaklaştığımız şarkı” demiş.
Did I say that I need you?
Oh, Did I say that I want you?
Oh, if I didn’t now I’m a fool you see,..
No one know this more than me.
As I come clean.Nothing you would take,..
everything you gave.
Hold me till I die,..
Meet you on the other side.
Bana sözler ilk bakışta biraz Last Kiss‘imsi geldi… Ama şarkı iyi.
The End diyince aklıma hep The Doors gelirdi, artık Pearl Jam de gelecek zira Backspacer albümündeki çoğu şarkı eski şarkılarla aynı isimleri paylaşıyor – gönderme niteliğinde… The End’den de bir kubla aşağıda…
Slide on next to me
I’m just a human being
I will take the blame
Bust just the same
This is not me
You see
Believe
I’m better than this
Bu albümü Pearl Jam’i seviyorsanız edinmeniz gerekli diyip bitiriyor, gelecekte videolarla da destekleyeceğimin haberini veriyorum.

İlgili yazılar:
Coldplay – Left Right Left Right Left
20 May

- Image via Wikipedia
Coldplay son konser albümünü fanlarına bir teşekkür mahiyetinde internetten indirilebilir şekilde sitesine koymuş. Mail adresi verip, ülkenizi seçerek download edebileceğiniz albümde şu şarkılar mevcut:
- Glass of Water
- 42
- Clocks
- Strawberry Swing
- Hardest Part/Postcards from Far Away
- Viva La Vida
- Death Will Never Conquer
- Fix You
- Death and All His Friends
“Left Right Left Right Left” adlı bu “e-albüm”e buradan erişebilirsiniz.
Related articles by Zemanta
- Free Live Coldplay Album for Download (rotorblog.com)
- Coldplay Give Away Live Album (jambase.com)
- Coldplay Give Away New Live Album (spin.com)

İlgili yazılar:
Lisa Hannigan (ve Sea Sew)
5 May
Mükemmel ses, sempatik gülüş, masum bakışlar…
Sahnede olmasını istediğim üç şey de bu kızda var…
Evet, Lisa Hannigan‘dan bahsediyorum.
Ben kendisini açık söylemek gerekirse Damien Rice ile yaptığı çalışmalardan duydum, tanıdım. Onlarınkine benzer başka bir ortak çalışma da Mark Lanegan ile Isobel Campbell arasında olmuştur bak ona da bir ara değiniriz.
Sonraki araştırmalarımda, 2004′de The Frames’in backvocalliğini bir şarkıda yaptığını da gördüm. Orada farkedememişiz demek ki. Gerçi The Frames ile de geç tanışmışlığım var o yüzden fazla bir şey diyemeyeceğim.
En son, Eylül 2008′de çıkardığı “Sea Sew” albümünü dinledim; ilk solo çalışmasının da Damien Rice ile yaptığı işlere yaklaşıp yaklaşmadığını test etmek amacıyla. Gerçi test etmekten öte, Lisa Hannigan sesi ile beni büyülediğinden her şekil dinleyecektim, ayak yapıyorum.
Hayalkırıklığına uğramadım. Çıkardığı ilk single olan “Lille” mükemmel. Onun dışında da “Courting Blues” ile “Pistachio” parçaları da benim en sevdiklerimden. Damien Rice’dan Lisa’nın o mükemmel sesine aşinalığınız belki de müptelalığınız varsa, bu albüm size iyi gelir…

İlgili yazılar:
Manga – Şehr-i Hüzün
22 Nis
Manga’nın adı Şehr-i Hüzün olan son albümünün çıktığı haberini duyar duymaz vermiştik zaten. Dün de oturduk dinledik, çok da sevdik. Ya da ben sevdim. Diğerlerini bilemem. Evdeki Ses’i duyunca içim kıpır kıpır oldu. Karakan’ı özlemişim, cover’da (veya düet de) güzel olmuş!
Klasik Manga’nın sound’u yine devam etmiş, diyecek fazla birşey yok benim tarafta…
Aşağıda şarkı sözlerini gördüğünüz Cevapsız Sorular ve Beni Benimle Bırak en sevdiklerim…
Bence kesinlikle alınası bir albüm…
Birden Ay ışığını kesti
Bir de Sen çok değiştin
Yaşananlar hiç yaşanmamış gibi
Söylenenler hiç söylenmemiş gibi
Birde Sen karşıma geçtin
Başka biri var, biri var dedin
Inanamadım gittiğine, inanamadım gittiğine..Ne sen baktın ardına ne ben
Hep ayrı yollarda yürüdükSustu bu gece, karardı yine ay
Kaldı geriye cevapsız sorular
Uyandığında onu ilk kim görecek
Bıraktığım düşü kim büyütecek?Her sabah kaybolup giden
Bir rüya gibi oldun artık gecelerimi bekleyen;
Gündüzlerimi zehir eden..
İlgili yazılar:
MaNga’nın yeni albümü: Şehr-i Hüzün
16 Nis
…ve çıkmış. Bekliyordum uzun zamandır. Alır almaz dinleyeceğim ve geri bildirimimle geleceğim.
İlk şarkı burada: Dünyanın sonuna doğmuşum
Bundan büyük bir yalan yok
Yok , bundan büyük yalan yokSıkıldım çok, her dakika düşünmekten üzülmekten
Artık yok, kalmadı gücüm düşmekten yenilmekten
Pişmanım erken vazgeçmekten kendimden
Bu alem geçmiş kendinden
Ne gelir elden ?
İlgili yazılar:
Kanye Kafası
15 Nis

- Image via Wikipedia
Artık Kanye‘yi daha çok seviyorum.
Son albümü dinliyorum yine günlerdir. Çok da kral albüm olduğunu zaten size anlatmıştım daha önce.
Şimdi bu albümdeki şarkılarının sözleri biraz daha anlamlı geliyor ya. Adam yazmış yani.
Yalnız, kalbi kırık bir adam. Onun dışında herşey iyi ama… İşte böyle bir adamın hisleri.
Fazla zorlamamak gerekiyormuş ama… Bir de son zamanlarda gördüğüm rüyalar… Can sıkıyor…
Neyse, Kanye’ye geri dönelim; yanlış bilmiyorsam, bu albümde ayrıldığı nişanlısına bayağı bir gönderme yapmış.
Paralel evrenler…
Dinleyin.
Chased the good life my whole life long
Look back on my life and my life gone
Where did I go wrong?And my head keeps spinning
Can’t stop having these visions, I gotta get with it

İlgili yazılar:
Saçma Albümlemece Oyunu
9 Nis
Trendometre’de bugün okuduğum bir yazı dikkatimi çekti. Grup ve albüm saçmalatmaca oyunu.
Oyunda hayali bir grup kurma muhabbeti varmış ve sırasıyla grup adını, albüm adını ve albüm kapağını seçip sonunda bunları birbiri ile birleştiriyoruz.
Ad seçmek için ya Wikipedia’ya gidip ‘random’ı klikliyoruz, ya da direkt şuraya basıyoruz.
http://en.wikipedia.org/wiki/Special:Random
Açılan sayfa başlığı grup adını oluyor.
Albüm isminde ya yine rastgele bir söz/terim buluyorsunuz, ya da şu linke gidiyorsunuz:
http://www.quotationspage.com/random.php3
En alttaki sözün son dört-beş kelimesi, albümünüzün ismi oluyor.
Son olarak albüm kapağımıza bir de fotoğraf gerekiyor tabii. Bunu da, Flickr’dan buluyoruz.
Ya “explore the last seven days”e basıyoruz veya direkt
http://www.flickr.com/explore/interesting/7days adresine gidiyoruz.
Üçüncü fotoğraf, albüm kapağımızdır.
Albüm hazır oluyor.
Şimdi benim yaptıklarıma bakalım:
Grup adı: 19BC
(Tam emo rock, boyband oldu ya da böyle 2. sınıf rapçiler gibi
)
Albüm adı: Not An Excellent Library
(Bence bayağı kral albüm adı.)
Albüm kapağı:
Yani sonuçta albüm kapağım şöyle oluyor:
Nasıl ama? İMÇ’ye ilk otobüsle gitsem mi diye düşünmedim değil…
İlgili yazılar:
Beni nasıl görüyorsun acaba?
7 Nis
Bu sabah, Pazar günü Mert ile Bağdat Caddesi‘nde yürürken girdiğim “Oğluuuuum, Alice Cooper lan! 80′ler lan! Poison lan!” tribi ile beraber bu hafta içi Alice Cooper dinlememek olmazdı. Bu da, dün akşam ile bu sabahı kapattı işte. Best of albümünü dinliyordum ki bir şarkı bana o kadar yakın geldi ki koymadan duramazdım… Lütfen sözlere dikkat… (Şarkı: Alice Cooper – How You Gonna See Me Now?)
How you gonna see me now
Please don’t see me ugly babe
‘Cause I know I let you down
In oh so many ways
How you gonna see me now
Since we’ve been on our own
Are you gonna love the man
When the man gets home
Alice abim sanki bizden önce yaşamış bazı hisleri, düşünceleri…
Sonunu merak da etmedim değil… Kendiminki gibi!
Merak ediyorum, çünkü bu aralar… Nasıl görüyorsun beni onca şeyden sonra?











