arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘albüm’

The Fat of the Land

Çarşamba, 04 Kas 2009 Arif 2 yorum

İlk aldığım yabancı ü hatırlıyorum kendi paramla.

Tahmin edin…

Geç kalmışım biliyorum ama sonra yetiştim gayrı dünyasına. Kişisel fikrim tabi. Sonuçta bu sonsuz bir deniz ama her türünü de dinlemişimdir.

prodigy

He ya, doğru bildiniz. Prodigy’nin üydü.

The Fat of the Land.

The Fat of The Land

Neydi be…

Bir an aklıma geldi, hüzünlendim.

Zira 12 sene olmuş o geçeli…

Categories: müzik Tags: , , ,

Pearl Jam – Backspacer

Pazartesi, 28 Eyl 2009 Arif yorum yok

’in bildiğiniz üzere, Backspacer adlı yeni ünü geçenlerde çıkardı. Ben de tabii ki boş durmadım ve ün tamamını bugün itibariyle güzelce dinlemiş bulunuyorum. Sabah trafiğinde de iyi gitti doğrusu.

backspacer-cover1

Bir çırpıda dinlenen bir . Tabii ki ’in Ten zamanındaki agresiflik yok artık. Daha country’leşmiş bir sound izlenimi veriyor ama , ’dir. Susmak gerek.

ü gerçekten çok beğendim. Hatta ilk dinleyişimde, Megadeth’in Risk ünü dinlemiş gibi hissettim bir an nedense. O da çok sert bir grubun olgunluk evresinde daha soft, daha dingin bir gibi gelmişti bana…

pearl-jam-backspacer

Albümde favorilerim; “Just Breathe”, “The End”, “çıkış parçası olan “The Fixer” ve “Gonna See My Friend”.

Just Breathe için Eddie Vedder, “bir aşk şarkısına en çok yaklaştığımız şarkı” demiş.

Did I say that I need you?
Oh, Did I say that I want you?
Oh, if I didn’t now I’m a fool you see,..
No one know this more than me.
As I come clean.

Nothing you would take,..
everything you gave.
Hold me till I die,..
Meet you on the other side.

Bana sözler ilk bakışta biraz Last Kiss‘imsi geldi… Ama şarkı iyi.

The End diyince aklıma hep The Doors gelirdi, artık de gelecek zira Backspacer ündeki çoğu şarkı eski şarkılarla aynı isimleri paylaşıyor – gönderme niteliğinde… The End’den de bir kubla aşağıda…

Slide on next to me
I’m just a human being
I will take the blame
Bust just the same
This is not me
You see
Believe
I’m better than this

Bu ü ’i seviyorsanız edinmeniz gerekli diyip bitiriyor, gelecekte videolarla da destekleyeceğimin haberini veriyorum.

Categories: müzik Tags: , ,

Dolores O’riordan yeni albümüyle geliyor!

Çarşamba, 08 Tem 2009 Arif yorum yok

doloresnobaggage

Yeni ü 25 Ağustos’ta çıkıyormuş… Beklemedeyiz…

Categories: müzik Tags: ,

Coldplay – Left Right Left Right Left

Çarşamba, 20 May 2009 Arif yorum yok
coldplay
Image via Wikipedia

Coldplay son konser ünü fanlarına bir teşekkür mahiyetinde internetten indirilebilir şekilde sitesine koymuş. Mail adresi verip, ülkenizi seçerek download edebileceğiniz albümde şu şarkılar mevcut:

  1. Glass of Water
  2. 42
  3. Clocks
  4. Strawberry Swing
  5. Hardest Part/Postcards from Far Away
  6. Viva La Vida
  7. Death Will Never Conquer
  8. Fix You
  9. Death and All His Friends

“Left Right Left Right Left” adlı bu “e-”e buradan erişebilirsiniz.

Lisa Hannigan (ve Sea Sew)

Salı, 05 May 2009 Arif yorum yok

Lisa Hannigan, Live at the Festival of World Cultures

Mükemmel ses, sempatik gülüş, masum bakışlar…
Sahnede olmasını istediğim üç şey de bu kızda var…
Evet, Lisa Hannigan‘dan bahsediyorum.

Ben kendisini açık söylemek gerekirse Damien Rice ile yaptığı çalışmalardan duydum, tanıdım. Onlarınkine benzer başka bir ortak çalışma da Mark Lanegan ile Isobel Campbell arasında olmuştur bak ona da bir ara değiniriz.

Sonraki araştırmalarımda, 2004′de The Frames’in backvocalliğini bir şarkıda yaptığını da gördüm. Orada farkedememişiz demek ki. Gerçi The Frames ile de geç tanışmışlığım var o yüzden fazla bir şey diyemeyeceğim.

En son, Eylül 2008′de çıkardığı “Sea Sewünü dinledim; ilk solo çalışmasının da Damien Rice ile yaptığı işlere yaklaşıp yaklaşmadığını test etmek amacıyla. Gerçi test etmekten öte, Lisa Hannigan sesi ile beni büyülediğinden her şekil dinleyecektim, ayak yapıyorum.
Hayalkırıklığına uğramadım. Çıkardığı ilk single olan “Lille” mükemmel. Onun dışında da “Courting Blues” ile “Pistachio” parçaları da benim en sevdiklerimden. Damien Rice’dan Lisa’nın o mükemmel sesine aşinalığınız belki de müptelalığınız varsa, bu size iyi gelir…

Categories: müzik Tags: , ,

Manga – Şehr-i Hüzün

Çarşamba, 22 Nis 2009 Arif 3 yorum

cyb1238795951816Manga’nın adı Şehr-i Hüzün olan son albümünün çıktığı haberini duyar duymaz vermiştik zaten. Dün de oturduk dinledik, çok da sevdik. Ya da ben sevdim. Diğerlerini bilemem. Evdeki Ses’i duyunca içim kıpır kıpır oldu. Karakan’ı özlemişim, cover’da (veya düet de) güzel olmuş!

Klasik Manga’nın sound’u yine devam etmiş, diyecek fazla birşey yok benim tarafta…

Aşağıda şarkı sözlerini gördüğünüz Cevapsız Sorular ve Beni Benimle Bırak en sevdiklerim…
Bence kesinlikle alınası bir albüm…

Birden Ay ışığını kesti
Bir de Sen çok değiştin
Yaşananlar hiç yaşanmamış gibi
Söylenenler hiç söylenmemiş gibi
Birde Sen karşıma geçtin
Başka biri var, biri var dedin
Inanamadım gittiğine, inanamadım gittiğine..

Ne sen baktın ardına ne ben
Hep ayrı yollarda yürüdük

Sustu bu gece, karardı yine ay
Kaldı geriye cevapsız sorular
Uyandığında onu ilk kim görecek
Bıraktığım düşü kim büyütecek?

Her sabah kaybolup giden
Bir rüya gibi oldun artık gecelerimi bekleyen;
Gündüzlerimi zehir eden..

MaNga’nın yeni albümü: Şehr-i Hüzün

Perşembe, 16 Nis 2009 Arif 1 yorum

…ve çıkmış. Bekliyordum uzun zamandır. Alır almaz dinleyeceğim ve geri bildirimimle geleceğim.

İlk şarkı burada: Dünyanın sonuna doğmuşum

Bundan büyük bir yalan yok
Yok , bundan büyük yalan yok

Sıkıldım çok, her dakika düşünmekten üzülmekten
Artık yok, kalmadı gücüm düşmekten yenilmekten
Pişmanım erken vazgeçmekten kendimden
Bu alem geçmiş kendinden
Ne gelir elden ?

Kanye Kafası

Çarşamba, 15 Nis 2009 Arif yorum yok
Kanye West in 2007.
Image via Wikipedia

Artık Kanye‘yi daha çok seviyorum.

Son ü dinliyorum yine günlerdir. Çok da kral olduğunu zaten size anlatmıştım daha önce.

Şimdi bu albümdeki şarkılarının sözleri biraz daha anlamlı geliyor ya. Adam yazmış yani.

Yalnız, kalbi kırık bir adam. Onun dışında herşey iyi ama… İşte böyle bir adamın hisleri.

Fazla zorlamamak gerekiyormuş ama… Bir de son zamanlarda gördüğüm rüyalar… Can sıkıyor…

Neyse, Kanye’ye geri dönelim; yanlış bilmiyorsam, bu albümde ayrıldığı nişanlısına bayağı bir gönderme yapmış.

Paralel evrenler…

Welcome to Heartbreak!”

Dinleyin.

Chased the good life my whole life long
Look back on my life and my life gone
Where did I go wrong
?

And my head keeps spinning
Can’t stop having these visions, I gotta get with it

Saçma Albümlemece Oyunu

Perşembe, 09 Nis 2009 Arif yorum yok

Trendometre’de bugün okuduğum bir ı dikkatimi çekti. Grup ve albüm saçmalatmaca oyunu.

Oyunda hayali bir grup kurma muhabbeti varmış ve sırasıyla grup adını, adını ve nı seçip sonunda bunları birbiri ile birleştiriyoruz.

Ad seçmek için ya ’ya gidip ‘random’ı klikliyoruz, ya da direkt şuraya basıyoruz.
http://en.wikipedia.org/wiki/Special:Random
Açılan sayfa başlığı grup adını oluyor.

isminde ya yine rastgele bir söz/terim buluyorsunuz, ya da şu linke gidiyorsunuz:
http://www.quotationspage.com/random.php3
En alttaki sözün son dört-beş kelimesi, ünüzün ismi oluyor.

Son olarak mıza bir de fotoğraf gerekiyor tabii. Bunu da, Flickr’dan buluyoruz.
Ya “explore the last seven days”e basıyoruz veya direkt
http://www.flickr.com/explore/interesting/7days adresine gidiyoruz.
Üçüncü fotoğraf, mızdır.

hazır oluyor.

Şimdi benim yaptıklarıma bakalım:

Grup adı: 19BC

(Tam emo rock, boyband oldu ya da böyle 2. sınıf rapçiler gibi :) )

adı: Not An Excellent Library

(Bence bayağı kral adı.)

kapağı:

screenshot1239278528

Yani sonuçta m şöyle oluyor:

albumkapagim

Nasıl ama? İMÇ’ye ilk otobüsle gitsem mi diye düşünmedim değil… :)

Beni nasıl görüyorsun acaba?

Salı, 07 Nis 2009 Arif yorum yok

alicecooperBu sabah, Pazar günü Mert ile Bağdat Caddesi‘nde yürürken girdiğim “Oğluuuuum, Alice Cooper lan! 80′ler lan! Poison lan!” tribi ile beraber bu hafta içi Alice Cooper dinlememek olmazdı. Bu da, dün akşam ile bu sabahı kapattı işte. Best of ünü dinliyordum ki bir şarkı bana o kadar yakın geldi ki koymadan duramazdım… Lütfen sözlere dikkat… (Şarkı: Alice Cooper – How You Gonna See Me Now?)

How you gonna see me now
Please don’t see me ugly babe
‘Cause I know I let you down
In oh so many ways
How you gonna see me now
Since we’ve been on our own
Are you gonna love the man
When the man gets home

Alice abim sanki bizden önce yaşamış bazı hisleri, düşünceleri…
Sonunu merak da etmedim değil… Kendiminki gibi!

Merak ediyorum, çünkü bu aralar… Nasıl görüyorsun beni onca şeyden sonra?

Pazar Sabahı!

Pazar, 05 Nis 2009 Arif yorum yok

Buyrun buradan yakın. Sabah ’un ü idnledim uyanır uyanmaz, güzel. Love is Here yerine geçemez ama bu sefer daha Indie gibi sanki. Bana öyle geldi ama yine aşka sallamış yine exlere sallamış. Şimdiki hedefim Unbelievable Truth. solisti Thom Yorke abimizin öz kardeşinin -hepimiz kardeşi sayılırız :P – grubu. Arıza. Gelir yakında onunla ilgili bir ı da.

Dün asıl duydum bir yerden nereden hatırlamıyorum, Nil Karaibrahmgil, kısaca Nil’in yeni ünden ilk şarkı. Seviyorum Sevmiyorum. Acayip güzel bir şarkı. Normalde ben bu hatunu pek sevmem, feminist tarzda hatun sanatçıları zaten sevmem ama bu sefer bu şarkısı güzel. Çok beğendim hatta. Aslında kendisini de beğeniyorum sanki be. Neyse, o farklı. İş başka, aşk başka derler. Sabah bir bunu bir de Caze feat. Sezen Aksu – Gelsin Bildiği Gibi’yi repeat’a aldım.

Neyse, birazdan spora gideceğim. Dana Mert’in uyanıp aramasını bekliyoruz. Öküz uyanmadı. Spordan sonra süper kahvaltımız var, bekleriz.

Güzel bir Pazar günü sizin olsun, aşağıda da arka fon şarkısı!

Starsailor – All the Plans çıktı!

Çarşamba, 01 Nis 2009 Arif yorum yok

Ve beklediğim bir haber daha…

grubunun son ü “All the Plans” çıktı. En kısa zamanda edinip konu ile ilgili yorumumu yazacağım. Direk ilg single’larını da sürmüler zaten dün Mert, ben, Emir bira içerken klibi de yayınlanıyordu zaten: “Tell Me It’s Not Over”

İlgilenenlere de ü almak için bu haber “start verildi ve koşu başladı” çanı olsun.

Categories: müzik Tags: ,

Sabah mırıldanmam ve enerjim

Çarşamba, 18 Şub 2009 Arif yorum yok

Dün gece 01:30′da yatıp sabah her haftaiçi olduğu gibi 06:00′da kalkınca bünye bir sarsılıyor. Niye geç yattın dersen, bilmem ki! :) Bu ara böyle bir uykusuzluk filan…

Sabah klasik olarak yaptığım şey, servise biner binmez iPod’u açıp uykuya dalmaktır, 3. şarkıda filan zaten sızmış oluyorum. Uyandğımda da apar topar iniyorum çünkü gelmiş oluyoruz işyerine. Her sabah ama o gün dinlemek istediğim artist ve ünü özenle seçerim. O zaten belli eder o günün nasıl geçeceğini!

Bugün özellikle uykusuzluktan dolayı birinci şarkıda gitmişim. Servis durduğunda demin anlatıığım senaryo tekrarlandı pataküte indim servisten.

Masama oturduğumda ise ’ten Roll With It’i mırıldanıyordum… Belliydi ama, (What’s the story) Morning Glory? ünü seçmiştim! Amacım alsında uykuya dalmadan Wonderwall’u dinlemekti ama… aklıma gelen bu şarkı olduğuna göre bugünün etkisi de bu şarkıdan dolayısıyla Gallagher kardeşlerden geliyor:

You gotta roll with it
You gotta take your time
You gotta say what you say
Don’t let anybody get in your way
‘Cause it’s all too much for me to take

Don’t ever stand aside
Don’t ever be denied
You wanna be who you’d be
If you’re coming with me

I think I’ve got a feeling I’ve lost inside
I think I’m gonna take me away and hide
I’m thinking of things that I just can’t abide

I know the roads down which your life will drive
I find the key that lets you slip inside
Kiss the girl, she’s not behind the door
But you know I think I recognize your face
But I’ve never seen you before

Başka Bir Sevgililer Günü Hikayesi

Cumartesi, 14 Şub 2009 Arif yorum yok

Bir ay olmuştu…

Sevgililer Günü diye bir kavram mı vardı?!

“Lanet olsun!”du…

Kim bulmuştu ki bu gerizekalı günü?
Emperyalist, kapitalist düzenin bir gecelik aşkıydı. Zaten hiç sevmemişti, çok özel kutlamalar da yapmazdı bu gün için, yapmamıştı da hiç.

Ne yapması gerektiğini biliyordu. Zaten alışkındı yaklaşık bir aydan beri. Gidip yine, bir bar taburesi üstünde (bkz. Teoman)  içecekti. Ha evde, ha barda; ne farkederdi ki? Önemli olan beyninin uyuşması ve o günler için mutluluğu tek bulduğu yer olan rüyalara yatakta tavanın haritasını çıkarmadan girmekti.

Hem en azından bakardı şöyle bir zavallı çiftlere. “Enayisiniz siz, ha bu arada muhtemelen bir süre  sonra ayrılacaksınız; bok var, eğlenin!” diye bağırırdı içinden küçük dili koparcasına. Biranın yanına patatesten daha güzel bir atıştırmalıktı bu nefret o sıralar onun için.

Sonra birazcık tembelleştiğini hissetti. O sırada “ – Black” çalıyordu, “kurtarıcı şarkım” diyordu ona. Açtı bir , hafiften kıstı ışıkları da. Resimlere baktı biraz. Çok dayanamadı, kapadı.

Dead Cupid

Telefonu çaldı… Arayan teyzesiydi. Çok severdi onu, aralarında 15 yaş olmasına rağmen beraber takılabilme potansiyeli maksimum olurdu.

-”Hadi gel bizle, biraz kafanı dağıtırsın”

İlk bir duraksadı. “Zaten benimki bok olmuş, bir de başkasını niye zehir edeyim ki?” dedi içinden. Ama ısararlarına dayanamadı, gitti. Bir masanın kenarında yitik bir şekilde oturdu saatlerce. Anlattı kendince birşeyler, dinleniyor muydu; umrunda bile dğildi. Ama dinlenirdi ya… Teyzesiydi, anne yarısı…

Çıkarken mekandan, eline bir gül ile bir CD tutuşturuldu mekanın garsonları tarafından. Halkla ilişkilere bakan kız da çok şekerdi aslında… “Allah bilir, sen kimleri yaktın böyle?” diye sorası geldi… Yutkundu ve aldı hediyeleri. İçtiği biraların rehavetinden gözleri kısılmış, zoraki bir şekilde gülümseyerek kızdan aldığı bu hediyelere baktı bir süre anlamsızca.

Merdivenlerden indi… Arabaya giderken sağda duran ağzına kadar dolu çöp kutusunun üstüne gülü yavaşça koydu.
Düşmesini istemiyordu ama onun için bir anlamı da yoktu bu çiçeğin.
O an, ında bir güzelliğe hele de böyle saf bir güzelliğe yer bulamıyordu kendince…

Eve girdi; bilgisayarı zaten açıktı; o sırada ’un albümlerini indiriyordu…
CD’yi taktı…Bleeding Heart

Çalan şarkı umrunda değildi -şu an bile hatıralmıyordu ya- , sadece birazcık dudakları titredi… Sağ üstteki çarpıya basabildi zamanında…
“Keşke ımızda bazı olaylar için de böyle bir çarpı düğmesi olsa” dedi içinden…

Kapadı ışığı, uzandı yatağa…

Şimdi yine mutluydu, rüyaya dalmıştı yine çünkü…

17 yıl sonra Guns N’ Roses

Perşembe, 20 Kas 2008 Arif yorum yok
Chinese Democracy

Image by *hoodrat* via Flickr

1991 yılından beri onları duyamıyorduk. Daha 2-3 gün önce açtım Best Of larını dinledim… Herhalde içime doğdu ki bugün haberini okudum. Belki de geç olmuştur bilmiyorum ama ben yeni öğrendim buradan da yayınlamak istedim öğrenir öğrenmez.

Guns N’ Roses 17 yıl sonra aramıza dönüyor “Chinese Democracy” adlı albümle. Bu akşam 9 PM PST itibariyle MySpace Music‘de çıkacakmış . fiziksel olarak 23 Kasım’da raflarda…

Bekliyoruz!

Related Posts with Thumbnails
Categories: müzik Tags: , ,