arşiv

‘içimi dökesim geldi’ kategorisi için arşiv

Şırnak güncesi -5-

Salı, 09 Şub 2010 canga yorum yok

Arif’in 6 Ocak 2010 tarihli epostasından:

Bugün 100m atışları da bitti. Olm 11 kurşun attım 9′u hedeften. 5 i de 100mydi. 5in 2si kafadan.
Asi kanasçı arif hizmetinizde :)

Olm bugün hava deli güneşli. Anlamadım ne iştir abi. Herhalde hsonu Şenoba’ya geçeceğiz. Bu arada şu yasa tasarısını burada herkes merakla bekliyor, bi çıkarsa 2 hafta sonra çift haneye düşücez şafakta hayırlısı olsun.. Bi kere de şans bize gülsün.

Oğlum sınırda olmak acayip bişi ya. Bi kurşun atıoz 6 tane ekosu gelio olm. Acaip bişi :)

Şimdilik başka yenilik yok, bugün tuvaleti temizledik yarın öğle yemeği için yemekhaneyi biz ayarlicaz hayırlısı olsun…

Olm en sonunda kent silver geldi buraya, doğru dürüst bi sigara içioruz. Olm içtiğim sigaraları tahmin bile edemezsiniz.
- marlboro
- marlboro light
- winston
- winston light
- lodos denizcisi
- pall mall
- viceroy
- prestige
- djarum
- kent

Prestige de kaçakmış Irak’tan gelio :)

Daha önce de dediğim gibi eğitim hafif abi ama şartlar feci, galiba zaten adamlar da o yüzden hafif tutuyor yoksa burada millet sıyırır… Sivil görmüyorsun abi… Ama Allahtan Şenoba köyün içinde…

Hepinize Şırnak’tan selamlar,
Şafaklar kadar güzel kalın.
Arif Sinan Ender Siirt Emreeeeeeeeett Komtanımmmm

Şırnak güncesi -4-

Cuma, 15 Oca 2010 canga yorum yok

Arif’in 4 Ocak 2010 tarihli epostasından:

Abi gün geçtikçe işler zorlaşıyor gibi hep iyi iyi diyordum da farklı şeyler de var abi.

Kalorifer yanmıyor,
Soğuk su gitti yeni geldi,
Çarşaflarımızı da aldılar yıkamak için,
Sıcak su gitmişti o da geldi Allahtan bugün,
Üstüne üstlük bir de elektrik falan da kesiliyor…
Böyle bir yer işte.. Arada silah sesleri de var..

Neyse çarşamba asıl giricem nete. Şimdi acil bakayım dedim.

Öpüyorum hepinizi…
Arif Ender

Şırnak Güncesi -3-

Çarşamba, 13 Oca 2010 canga yorum yok

Arif’in 30 Aralık 2009 tarihli epostasından:

Kimse gücenmesin atarsa 135 beyyyylerrrrrrr!!!!
Son güncellemelerde Şırnak’ta sağlam fırtına var. Yağmur show.
“Beni Şırnak’ın yağmurlarında yıkasınlar” günün şarkısı olsun.

Banyolar daha namuslu. kimse daha pek “kamyon deviremiyor” Herkesin psikolojik olarak “down”.
Telefonlar kesildi yine ama geldi bugün.

Rakım 1300 küsur.
G3 etkili menzil 400m. şarjisiz ağırlık 4.25 kg. bixi 6.

Abi ariicaaanız numara var elbet ama ben zaten buradan 9 gün sonra gidiyorum, o yüzden asıl yeriminkini veririm. Burası bi de kalabalık bi de ne zmn nerede olcağımız belli değil…

Motivasyon olarak da iyi olmak gerekiyor bir de açıkçası bazı şeyleri size yansıtmamamız gerekiyor(muş). Gelince gerçekleri de anlatırım zira ama iyi yani genel olarak.

Sezin ile de konuştum telefonlar kesilmese Genco’yu da arayacaktım ama arayamadım daha.

Batı’da yapanlara demiyoruz dedi başçavuşumuz, zira katılıyoruz bütün birlik olarak. Batıda yapanlar harbi poşet.

Oğlum ayrıca Ebru Polat’ın klibi çıktığında gazinodan tv’ye bakan kafaların screenshotını alsam ın boyunca gülceğin bir portreye sahip olursunuz.
“Yanına gelemiyor… Sana dokunamıyor… Buna inanamıyorum…”

Dün 11 saat uyudum.

Şimdilik bu kadar…

Şafaklar kadar güzel kalın.
Arif

Şırnak Güncesi -2-

Pazartesi, 11 Oca 2010 canga yorum yok

Arif’in 27 Aralık 2009 tarihli epostasından alıntı:

Günler geçiyor biz alışıyoruz. Artık akrepler, jammerlar arkadaşımız. Dağlık arazi de G3 uzvumuz.
Biksi manyak bi alet. Kanas’çı olmak isterdim ama en çok.
Süper başçavuşlarımız var inanılmaz komikler abi kopuyoruz bazen.
Gel gör ki kurşun sesleri de mevcut.

Bugün krem peynir çıktı kahvaltıda sevindik.
Ispanak mevsimi başladı.

Masalara şafak yazmak in.
Haftanın şarkısı: Özcan Deniz – Geçmiyor Günler.
Cudi Gabar’daki karlar eriyor.

Oğlum var ya eti yulaflı’nın hastası olduk. Bir de abi Maximus die bir çikolata var. Ama çubuk kraker rules!
Yemekhane + banyo + tuvalet temizledim. Annem görse ağlar mutluluktan.

Şimdilik bu kadar.
Çılgın biksici Arif Ender

Şırnak Güncesi -1-

Salı, 05 Oca 2010 canga yorum yok

Arif’in 18 Aralık 2009 e-postasından alıntılar:

Buralar soğuk, dağlar karlı. Karşımda Zaho dağları…
Ama güzel, rahatız.
Er Arif Sinan Ender, Emret KOMUTANIM!
Kral tv rulez.
Bal boğazı yumuşatır.
Kremlenmek iyiymiş.
Çatlamış dudaklarla malbuş içmek güzel.
Djarum bile bulduk!
Telefonlar kesikti arayamadım en kısa zamanda hepinizi arayacağım.
Rahat uyuyun, kahraman jandarmayız biz.
Dönüşte anlatılacak çoook şey var… daha şimdiden! :)

Öpüyorum hepinizi kardeşlerim.

Hudut kartalı Arif

Hayatım’a

Pazartesi, 28 Ara 2009 canga yorum yok

Seni özlüyorum bebeğim. Aslında bunu, seni ne kadar özlediğimi belirtmek için yazmıyorum, zaten bildiğini zannediyorum. Paylaşmak istediğim dilediklerim, umduklarım.

Yanına geldiğimde ne ile karşılaşacağımı(zı) bilmiyorum bebek, ilişkimizin çeşitli boyutlardaki çıkmazlara girmesine alışığız nasıl olsa, artık gerçekten acı da verse. Ben sadece umut ettiklerimi yazacağım.

Seninle uyanmak istiyorum yarın sabah; seninle merhaba demek güne; seninle sabah sevişmelerim olsun istiyorum evden çıkma telaşlarına sıkıştırılmış; dönüşlerde yemek hazırlamaların tembelliklere yenik düşmesiyle tatlanan ufak atıştırmalıklar; belki sahilde bir yürüyüş sonrasında, her zaman sıcak olmaz ya hava, kafanda kapüşonun koluma girmişsin, denizden esen rüzgara karşı bedenim siper sana. Döndüğümüzde beraber sıcak bir duş alalım ım, çıkınca ben seni kurlarım. Sonra hafif ışıkta alışagelmiş film izlemelerimiz, yan yana, üst üste, uyuyup kalışın göğsümde. Merak etme, ben seni taşırım, yatağım yakın nasıl olsa…

Categories: içimi dökesim geldi Tags: , ,

Bir şey”lik”

Salı, 08 Ara 2009 canga yorum yok

Hani şimdi buradan iki kişi gidiyor ya askere, ortalık biraz boş kalacak. Ben de karar verdim, daha fazla yazayım diye; Arif’in şimdiye kadar göstermiş olduğu emekler gerilemesin (hoş Tosun’un kendine hayrı yok ya zaten).

Çok da sık yazamam ama ha, baştan söyliyeyim. Aslında yüz yıldır falan günlük tutmak isterim de, çok sıkıcı be o da, insan her gün dişini fırçalamaktan sıkılıyor. Anlayacağın günlük olmaz heralde, hani belki haftalık bile olmaz ama söz bir şey”lik” yazacağım… Baymamak için enteresan konulardan bahsetmek üzere.

Gelelim geçen hafta sonuna mesela; ün seviyesinin yüksek olduğu ve içmeye  başlanma saatinin horozla yarıştığı mübarek Cuma günü. Sonucunda, eski fak badi şaşırdı tabi. Bana attığı mesaj şuna benzer bak: “Sen ımda gördüğüm en bencil adamsın; zaten seks becerilerini de geliştirmen gerek o ufacık pipinle! (sansürledim)”. Ha hayt diyesi geliyor insanın, hele sebebi şahsı muhteremin üstü açık otobüsün, üstünün açık tarafında oturmayı tercih etmesi, benim de üşüdükten sonra içeri girmem. Ha-hayt…

Neyse, ertesi gün arar özür dilemek için. “Kusura bakma, sana çok kötü davrandım. Her ne kadar kötü bir insan olsan da ortak arkadaşlarımız var, onların hatırına uygun davranmamız gerekiyor. O mesajın seni çok kırdığını biliyorum”. Ha-hayt duble… Sonuç: küfür ederek suratına kapatılır telefon.

Ne mal adamlar/ var etrafta değil mi Necati abi?

Askere 5 Kala

Pazartesi, 07 Ara 2009 Arif 2 yorum

Ulan ne işmiş be kardeşim. Veda etmek zordur derler de bu kadar da zor olacağını bilemezdim. Durun daha buraya veda etmedim onu en sona saklıyorum da bu son iki hafta içindeki yoğunluğumdqan daral geldi vallahi. Mükemmel birşey, insanın seveni olması şimdi farkediyorsun bunu, telefonlar susmuyor orda burda her yerde biriyle bi yemek , bi alem, ne bileyim bi kahve vs. ama bünye de zorlandı tabi. Bi de toplu askere uğurlamasında pert olunca (büyük bir blackout mevcut) üşütmüşüz de hafiften. Öküz gibi öksürüyorum afedersiniz.

Vallahi biraz şu olaydan sıkıldım, herkesle askerde ne olacak nereye çıkacaksın muhabbeti… Yeter ulan işte kısa veya uzun ne farkeder sanki birinden biri çıksa yok ben öbürünü istiyorum veya şurqası çıktı deseler aaa hayatta olmaz ben daha da gitmem oraya mı diyeceğiz. Yoo… Daha ne ya ne çıkarsa bahtımıza valla kendi açımdan tek dilediğim, dua ettiğim, rahat olsun, huzurlu olsun.

Ben bunu çünkü bir ara, hayata açtığım bir pencere olarak görmek istiyorum. Bu yüzden askere gitmeyi istiyorum zaten. Sıkıntı çekeceğimi biliyorum ama zaten aslında hayatta sıkıntıların varlığı, zevklerden tat almayı sağlamıyor mu?

Bakalım neyse felsefe yapmayayım fazla. Kafa mafa da kalmadı millete aynı saat aynı güne görüşürüz demeye başladım zaten yaklaşdıkça saçmalıyoruz.

İyi günler..

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

az kaldı az.

Pazar, 06 Ara 2009 Arif yorum yok

askerliği beklemek yapmaktan daha mı zor bilmiyorum ama, hadi artık başlasın ve bitsin…

gitmeden veda ederim, sadece bu notu kendimce buraya düşmek istedim.

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

iyilik güzellik

Çarşamba, 25 Kas 2009 Arif yorum yok

İçtim yine.. Kızacak yine birileri. Yeter ulan diyecek. Belki askere gideceğim ya hani, onu söyleyecek herkes. Ne gerek var diyecek?!

Derdin mi yok başka diyecek?

Kafanı rahat tut diyecek…

Bilmiyor muyum mu sanıyorsun?

Ne diyeyim ki sana…

Eh be safım… Eh be güzelliğim…

Hazır olsam, koşamaz mıyım arkandan? Tutar mıyım seni böyle? İstemesen de kandıramaz mıyım seni?

Sensin sen…

Ama tek derdim ne biliyor musun?

Belki de tek korkum hatta…

Ben seni gerçekten sevmişim.

Ben sevebiliyormuşum.

Bir zamanlar…

Onu anladım.

Şimdi bunu tekrar hatırlatacak..

Ya sensin…

Ya da…

gerisi şairin dediği gibi…

iyilik, güzellik…

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

çok çok farklı…

Çarşamba, 25 Kas 2009 Arif yorum yok

çok çok farklı…
artık yok içimde iyilik filan…
ben kötülüğün tarafındayım…
buraya ait değilim… gerçekten…
canım sıkılıyorum… hepinizden…
bayıyorum, anlayın işte…
cevapları bekleme yok, zaten anlamsız bundan sonrası..
hepsi karanlık..
hepiniz bir avuç et parçası
gördüklerim başkalarıonın önünde
sevdiklerim
ben ise rüyalarda sadece
nöbet tutmakta.
seviyorum ama..
nerede bilmiyorum
kim
nasıl
ne kadar
sadece sen var ya nelere kadirsin den ibaret..
tek bildiğim
tek aklımda kalan
bunu tekrarlamayacak olan ise
benim yaşadıklarıma başka bir şahit
bir tek işi
kötü bir tavşan olmak ise
boşver be kanka..
herşeyiyle güzel…

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

adın ne?

Perşembe, 05 Kas 2009 Arif yorum yok

Remember_Name_Button_000geçen seneydi galiba.
yine bizim mekanlardan birindeydik.
yine kafam iyiydi. zaten hep öyleydi. yine mutluydum o gece.
gördüm hatunu.
eh işte var gideri.
barda kapattı kapatacak hani.
bir an gözgöze geldik. dedim kendi kendime koş, son viraj.
usulca yaklaştım hani, dedim “selam, adın ne?”.
dedi bana “sana ne?”
ben de “oha güzelmiş” dedim.
sonra da çıktım gittim.
dipnot da var;
manitası da varmış orda.

güzel bi anıydı.
en azından adını hatırlıyorum hatunun baksana.

tenuyumu

Perşembe, 05 Kas 2009 Arif yorum yok

En tilt olduğum ne biliyor musun bebeğim?

Bana iş atman.

Yanında herifler var bebeğim, geleceğimi mi sanıyorsun?

Burası Avrupa değil, bebeğim.

Kırarım kafasını gözünü bir ters bakışlarında o hödüklerin.

Sen gelsene, yemiyor mu bebeğim?

Yer mi be, türk hatunu yerinde ağırdır, değil mi?

Senin evine mi gidelim, benimkine mi bebeğim?

Sonra demesinler gürültü oldu diye.

Emin misin diye bir sor bebeğim?

Evet evet, eminim, seninim.

Hatta bu yatakta daha iyisini yaşamadım bebeğim.

Yalan mı?

Bilmem.

Hadi bas git bebeğim.

Tenimiz uyuşmadı diyelim.

yılın ilk şifası

Pazar, 01 Kas 2009 Arif 2 yorum

Evet, yılın ilk şifasını kapmış bulunmaktayım. Çok da güze lzamanlama oldu tatili yalan ettik resmen. Gerçi şans da denebilir, dinlenecek vakit buldum ama yetmedi ve hala hastayım. Ulan işin komiği, ben hastayım diyince kimse inanmıyor kardeşim. O kadar mı biyonik gördünüz beni yahu? Teşekkür ederim ama yok yani biz de insanız. Bizim de canımız var.

Zaten herşey benim bira partimle başladı 14:00′dan 05:00′a kadar içersen, terli terli dışarıda durursan olacağı budur. Ona bağlıyorum ben.

Gerçi bu havada da dışarıda yapılacak çok birşey yoktu yani evde pinekleyecektik yine ama yine de iki burun deliğin tıkalı olup da bitkin bir şekilde yatmak biraz keyiften çalıyor mirim.

Hadi ben gidip ıhlamurumu içeyim, biraz ilgi bekledim nazlanıyorum işte buradan da yol verdim.

Hadi görüşürüz.

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

Sana dair

Çarşamba, 28 Eki 2009 Arif yorum yok

Komik değil mi? Burada böyle dalga geçercesine yazdıklarım.

Anlamayana diyorum.

Bırak işte gitsin…

Bırak…

ma…

bu kadar kolay olmamalı… ydı…

Seni sevmek hani…

Zor olmamalıydı…

Ben kolaylaştırırken…

Çevrendekileri görmeyecek kadar körken, nasıl gözümün içinden benim korkak hislerimi okuyabilirsin ki?

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

Daha ne diyeyim…,

Çarşamba, 28 Eki 2009 Arif yorum yok

Daha ne diyeyim…

Keep Talking diyeyim. Konuşmak lazım diyeyim, sevgileri sessizlikle harcamamak lazım diyeyim.

True Love Waits diyim. Beklersem bulurum, bunun için umudum hala var diyeyim. Bebeğim gelecek diyeyim.

Resmini Öptüm De Yattım diyeyim. Damara vurayım. Bakayım kalan tek çerçeveli resmine. Çerçevelettim ya, sen bilmezsin.

Live With Me diyeyim. Bir ömrü seninle geçiresim var bilesin. Keşke diyeyim.

Black diyeyim. Herşey senden sonra karanlık diyeyim, aydınlığa koşup da ulaşmak tek hayalim.

Videotape diyeyim. Hala çalan bir teyp gibi dönüp dönüp başa sarayım.

Last Kiss diyeyim. Seni en son öptüğüm anı düşüneyim. Yanımdaki bira şişesini kafama dikeyim.

Needle in the Hay diyeyim. Aradım diyeyim. Hataların hiçbirini bulamadım diyeyim. Seni sevmek dışında.

Drugs Don’t Work diyeyim. de yetmiyor diyeyim.

Please Bleed diyeyim. Ne olur canlını görmemek için dua edeyim. Bu acının gerçek olduğunu bileyim.

Where Did You Sleep Last Night diyeyim. Bilmek istemeyeyim.

Sotry Of A Lonely Guy diyeyim. Kendimi anlatmak isteyeyim.

Here With Me diyeyim. Son bir kez, yanımda göreyim.

I Remember diyeyim…

Hala…

Hala…

Geçmiyor…

Diyeyim.

Categories: içimi dökesim geldi Tags: ,

Pazartesi, 19 Eki 2009 Arif yorum yok

belli olmaz. belki görürüm seni bir kez daha belki de hiç çıkmazsın karşıma. belki de anca satırlarda buluşuruz. belki senin resimlerini görürüm başka adamlarla. yakıştıramam büyük ihtimalle. şimdi olduğu gibi yine elimde viski olur herhalde. sensiz geçen günlerin taa… diye başlarım içimden. seni tanıdığım günü hatırlarım. önce gülümser sonra gözlerim dolar belki. nereden nereye derim. kimse bilmez seni ne kadar sevdiğimi, nerelerde olduğunu. herkesin bildiği senin güzelliğin olur bir tek. kimse anlamaz sana olan ımı, sen dahil. itirazlarla atlatırsın belki, sallamazsın belki de. rüyalarıma girersin çoğu zaman. ellerim yumuşak teninde dolaşır. bana bakarsın usulca. gözlerini kısarsın. içimden geçen sadece o minik dudaklarına yapışmak olur. sadece seni isterim bir ömür boyu. kalbini kırmış olurlar belki. onları unutman için varımdır. hiç mi aklına gelmez. senin bana yaptığına niye izin vermezsin ben yapayım bırak? kimse mi dokunamaz sana? istemem kimseyi. benim o. tek ben. isteğim sen, derdim sen, düşüncem sen, duygum sen. her şey sen… olmadığını anlamıyor musun ya hiç? hiç mi farkında değilsin? bu kadar mı umursamazsın ya da? diğerleri sadece yüz dolarken senin benim kalbime bedel olduğunu? beni üzmeye hakkın var mı bu kadar? umutlandırmadan da? bırak benim aptallığımı, kim ki seni böyle sevecek olan? bu kadar mı körsün? ben mi gösteremiyorum yolu? kokun… kokunu özledim… seni özledim… bir piyanonun melodileri gibi dudaklarının ıslaklığı… senelerce sürebilir bende… hiç mi düşünmedin, hiç mi sormadın? ya ben? ya ben? bu kadar mı yokum? en saf halimle gelmişken bile… kapıyorum gözlerimi, dikiyorum kadehimde kalan son viskimi. bir kaya parçası, bir sen, bir ben altımız tamamen deniz… sana sarılmak istiyorum, seni istiyorum ama olmuyor yaklaşıyorum o soğukluğa, o ıslaklığa. senin sıcaklığını isterken bumbuz bir soğukluğa kavuşuyorum. yoksun sen. kayboluyorsun. ve bir an geliyor, bir bakmışsın bir sabah oluyor… bir acı… sol tarafımda… dayanamıyorum. ölüyorum. her gün. faili meçhul mu? sanmam…
niye biliyor musun? hala tek istediğim, tek sevdiğim, tek düşündüğüm, tek içime çektiğim sen ise… meçhul değil be güzelim…
şu an benim olsan, herşeyimle senin olmaya hazırım biliyor musun?
anlamadığım ise,
DAHA NE İSTİYORSUN???

Categories: içimi dökesim geldi Tags:

Herşey zaten anlamsız…

Pazartesi, 19 Eki 2009 Arif yorum yok

Daralmış bir bünyenin akşamında bunun olacağı belliydi…

Geçmişe dönüş.

Her insanın yaşayacağı anlardan.

Gün gelir mutlusundur, aylar yıllar geçer belki de… Böyle bir günde uyanırsın bir enkaz gibi. Mesajlarına dönen olmaz, telefonlarına kimse çıkmaz herkes seni yalnız bırakmıştır. Seni tek bırakmayan masandaki viski şişen, bir iki tane fıçı bir an bir de playlistindir. Hiçbir zaman silmemişsindir onu, her anıyla, her bağdaşan şarkıyla zenginleşmiş bir liste…

Çok sevdiklerim oldu, arkasından çok ağladıklarım…
Dönüp de bakmadıklarım oldu, peşimden koşturduklarım…

Bu ın sikikliği aslında. 4S kuralının geçerliliği. Sevene dönüp bakmazsın, sevmeyenin peşinde kul köle. Nereye kadar peki?
Kaşarlandım diyen bu beyin hala niye resetliyor?

Belki de kafa yormamak gerek.

Herşey zaten anlamsız…

Related Posts with Thumbnails
Categories: içimi dökesim geldi Tags: ,