Kimler Geçti Highbury’den…
Vallahi o kadar büyük bir resim ki şimdi thumbnail gibi koyunca da bir acayip gözüktü. Üstüne tıklayın, gerçeğini görün kimler gelmiş, kimler geçmiş Gunners lakabının altından…
Vallahi o kadar büyük bir resim ki şimdi thumbnail gibi koyunca da bir acayip gözüktü. Üstüne tıklayın, gerçeğini görün kimler gelmiş, kimler geçmiş Gunners lakabının altından…
Adama oha derler! Şimdi sabah bakınca sonuçlara noluyo dedim! Ya skorboard bozuldu ya da fotoşoptur filan dedim ama gerçekmiş. Hem de resmen düello şeklinde…
Belki de Fransa Ligi’nde tarihe kesin geçecek karşılaşma bu!
Bu arada “Chelsea çakar”, “Inter Roma’yı hayatta yenemez”, “Schalke’de Bayern’den kesin puan çalar” yorumlarımın hepsi tutmuş.
Gel gör ki, iddaa’da gidip Dortmund yüzünden kaybediyorsun… Kader kısmet.
Sarı ile kırmızının kutsallığını kıskananları umursamıyorum.Bu renklere bağlanmış gönül, iyi gününde ne kadar tepiniyorsak kötü günümüzde de yanındayız Galatasaray’ım.
55.000 gay’in ağzına sakız olacak durumlar sana yakışmaz, kimsenin ağzına sakız yapmayız seni.
Sonuçta “Futbol dostluk, kardeşliktir” sloganıyla çıktığımız bu statlarda hakemiyle, rakibiyle, rakip taraftarıyla çirkeflikler, provokasyonlar varsa – kardeşlik bizim için de biter.
İşte bu yüzden…

I once said Gazza’s IQ was less than his shirt number and he asked me:
- “What’s an IQ?”- George Best
ABD Milli Takımı’nın 9 numaralı golcüsü Charlie Davies, bir kişinin de öldüğü bir trafik kazasında yaralanmış. Ameliyata alınan oyuncunun hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiş.
Aracı ölenin mi futbolcunun mu kullandığı belli değil. Bu sabah meydana gelmiş kaza…
Ekspres haber.
Geçmiş olsun kendisine…

Lise de yıllığıma yazmıştı hala da çok iyi bir arkadaşım olan S.
Galatasaray’dan sonra en kral sensin!
Güzel söylemiş, şimdi bakıyorum yıllığa, çok anlamlı, ömür boyu çok şey ifade edecek bir sözmüş.
Paul Gascoigne… Nam-ı diğer “Gazza”.
İngiliz futbolunun son 20 senede yetiştirdiği en büyük yeteneklerden biridir fikrimi sorarsanız. 1967 doğumlu olan Gascoigne’i hatırlamak isteyenler için futbol dünyasında “Bad Boys” kategorisinde kolayca bulabileceğini de belirtmek lazım.
Öncelikle futboluyla ilgili birşey söylemeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Kendisini bilmeyenler, pek tanımayanlar, “hadi lan oradan o my iyi adamdı?” diye gaza gelenler şu klibi bence bir izlesinler.
Gazza manyağın tekiydi. Çok net diyorum. Adamın hikayesini, kariyerini anlatarak sıkmayacağım.
Ama dediğim gibi arıza topçular makalesi veya top ten’i yapılsa net girecek adamlardandır. Arızalığına örnek için şu video güzel bir seçmecedir.
Alkolikliği de şu anda onu zor bir duruma sokmuş vaziyettedir. Şu sözü de anlatır zaten bunu herhalde en iyi şekilde:
“But if I wasn’t playing, I would drink Saturdays, then Sunday, then Monday. Then I would try and train and it was no good, then have another drink just to pass the day away.”
(Eğer oynamıyor olsaydım, Cumartesileri, sonra Pazarları, sonra Pazartesileri içerdim. Sonra tekrar dener, antrenman yapardım ve bu çok kötü olurdu. Ben de günü atlatmak için başka bir içki daha alırdım.)
Futbol hırsı da takdire şayandır, zira ‘90 Dünya Kupası yarı finalinde ağladığı anı hatırlatırım. Çok etkileyici idi benim açımdan. Videoda 1:20′de görebilirsiniz.
Sonuç olarak bişi diyecek miyim? Yok valla; böyle bir iki video ile Gazza’yı tanıtmaya çalıştığım öylesine bir yazı oldu aslında bu ama ben bu adamı çok severdim, çok severim. Bir an olsun burada da değinmiş olmak istedim.


Taçsız Kral METİN OKTAY
Tek Aşkıydı GALATASARAY
Senin Gibi Cimbomluyu
Unutur mu Bu Taraftar…
1936 – 1991
Bu çok acayip bir tartışma konusu bence. Zaten bir süredir de İngiliz spor medyasında da konu tartışılıyor. Arsenal’in başarılı futbolcularından Eduardo’nun Celtic ile oynanan karşılaşmada yaptırdığı penaltıdan bahsediyoruz. Videosu buradan izlenebilir.
Burada sıkıntı şu: Eduardo’nun yaptığı ayıp mı, değil mi?
Bir İskoç olsaydım veya Celtic’in kalecisi Boruc’un yerinde olsaydım kafayı yerdim, kabul ediyorum. Haksız yere penaltı yiyorsunuz.
Bir de madalyonun öteki yüzü var ama. Eduardo’da o an o boşluğu görerek gerekli kurnazlığı yapmış. Sonuçta futbol bir tek ayakla oynanmaz geyiğini öne sürüp, “kanunlardaki boşlukları yakalayarak zengin olma” konseptine benzer bir şekilde isteidğini de alıyor.
Yaptığı şey kural dışı mı? Hayır.
Fair Play’e uygun mu? Hayır.
Sonuçta kazandı mı? Evet.
Son söz olarak, 1-1,5 senedir ortalıkta şanssız sakatlığı yüzünden olmayan adamın doğru dürüst futbolunu oynaması yeirne çakallıklarla uğraşmamasını dilerdim. Fakat eğer konu futbol ve kazanmaksa, kural dışı olmadığı sürece saha içinde herşey mübah da değil midir?
Gruplarda Galatasaray ve Fenerbahçe’nin rakipleri belli oldu.


Ben her iki takımda en az 6′da 4 yapar diyorum ilk bakışta. Çıkacakları kesin bence…
Hayırlısı olsun.
Biraz geç oldu ama bir hoşgeldini tabii ki hakediyor kendisi. Hem de bu sene Türkiye’ye gelen en flaş transfer olarak. Yine Galatasaray‘da. Boşuna demiyoruz, “In Haldun We Trust” diye. Yemin ediyorum, ben de kız istemeye Haldun Üstünel’i götüreceğim. Bana Abbey’i bile alır gibi geliyor. Abimmm!!!
Kral’ın numarası da senindir… Bakalım neler olacak…
Hoşgeldin, Elano Blumer!

Bilenler bilir AS Roma hayranlığımı. E sonuçta onu seven onun büyük kaptanını da sever.
Resim anlatıyor herşeyiyle bence Totti’nin krallığını.
Roma için farklı bir postta atılır aslında. Bu arada resim için Aceto’ya teşekkürler şimdiden.

Uyku kaçıran sinek vızıltısı vardır ya hani; hiç üşenmeden kalkarsın, inanılmayacak bir ayıklık ile sineği avlarsın gözlerin kapalı. O ses şimdi moda stadyumlarda, çıkış yeri şüphesiz Afrika. Konfederasyon kupasında olduğu gibi 2010 Dünya Kupası’nda da yer alacak.
Ben dahil beyaz adam şikayetçi, beyaz adam rahatsız. Nedeni (bahanesi) sese alışmamış insanlarda konsantrasyon eksikliğine yol açması. Sonuç olarak Afrika’da düzenlenecek en büyük futbol organizasyonunda Afrikalıların Afrikalı gibi davranması birçok kişiyi rahatsız ediyor. Beyaz adam yine bencil, yine “ben ne istersem”ci. Alışık olmadığını yasaklamak peşinde. Facebookta onlarca gurup, internette sayısız blog ve yorumlar Vuvuzela’ya karşı. Afrika futbol seyircisinin isteği ve alışık olduğu şekilde desteklemesi önemli değil. Olası yasaklama yöntemlerinden biri kulak sağlığı. Ama asıl enteresan olanı futbol endüstrisinin sponsorluktan kazandığı paraya tartışma(lı)sız katkıda bulunacak olması; hem de FIFA ile anlaşmaya gerek kalmadan. Ticari beyaz adamlar şimdiden başlamıştır reklamlı Vuvuzela üretimine. Beyaz adam haksız ticari rekabeti de bahane ederek alışık olmadığı sesten kurtulmanın yolunu arayacak.
Yine de en güzelini Sepp Blatter söylemiş:
We should not try to europeanise an African World Cup.
Son Yorumlar