Dökesim geldi içimi hazır fırsat bulmuşken. Yeni uyandım.. Bir gece daha bekliyor, bugün insaflı 4 saat mevzideyiz… Dün deli gibi yağmur yağdı. İzlerken nasıl geçti nöbet anlamadım.. Neler geçti aklımdan neler.. Askerliğin faydalarından biri olarak sayıyorum artık içime atmıyorum çok. Aklımı en çok kurcalayan üç beş kişi hariç çevremdekilerin beni yanıltmaması. Aradı sordu herkes sağolsun. Lakin en arayıp sorar dediklerin bir mesajı, bir telefonu çok gördü ya koydu be kardeşim.. 4 metrekare içinde geçiyor gecelerim, üstümde 20 kg. ağırlıkla ve bu sadece olur da saldırı olursa ölmemek için.. Kum torbaları arkasında paranoyak bir yaşam.. Ama bunlar üzmüyor, korkutmuyor… Herşey topu topu 3 hafta sonra bitiyor. Rahatım, merak etmeyin. Bu arada geçen saldırı bizim 5km. ilerimizdeydi. İnanmayanlar varsa gelsin görsün paranoya nedir? En güvenli yer bile sordurtur adama burası mı memleket diye.. Bitiyor bunlar. Ve ben başka yağmurları düşünüyorum. Biri sana yalvardığım gün.. Sen.. Aa bak seni de unutamıyorum diye ağlamıştım.. Ha sen.. Seninle de öyle bir günde tanıştık.. Ve şimdi.. Hiçbiriniz yoksunuz. Sadece anılar, yağmur ve ben. Korkum da yok. Tek korkum, yıldırım düşerse diye.. Künyemi de çıkardım zaten nolur nolmaz.. Fazla uzatmayacağım.. Dolabımda yazdığım tek kelimeyi buraya yazıyorum devamını siz doldurun: “Dönünce…” ilkini örnek vereyim; “… yağmurlar sizi hatırlatmayacak artık!”