Yarın-öbür gün demiştim ilk yazıda ama biraz sarktı; kusura kalmayın. Biz yazımıza devam edelim.

Paparazzi’nin gece bölümü bambaşka zaten. Biz arkadaşlarla tek bir şekilde anlatabileceğini düşünüyoruz: Roxy Cabrio.

Bildiğiniz üstü açık Roxy abi orası. Şarkılar filan herşeyiyle. Tabi hergün hergün aynı playlist bayıyor, üstüste gitmeyin pek. Gideceksiniz de mümkün olduğunca alkollü olun ki aralarda ulan bu şarkı dün çaldı mı diyebilesiniz. Viskinin 25 tl. olup ağzına kadar dolduruyor olması da nasıl mutlu etti anlatamam.

Bunun dışında takıldığımız diğer bir mekan da zaten İstanbul’dan da alışık olunan, Asmalımescit’in incisi – bayılırım bu lafa lan, kullandım da rahatladım sonunda – Otto’nun Alaçatı’daki şubesiydi. Çok net söylüyorum, şu ana kadar müziğine hasta olduğum tek bir yer vardı, o da Anjelique’dir; ikincisini bulduğum için çok memnunum. Gece 02:30-03:00′den sonra doluyor olması zaten bambaşka bir güzellik, mekan çok şekil bir yere kurulmuş. Dediğim gibi, chillout-lounge tarzı bir müzik ile inanılmaz bir ambians oluşuyor… Kendisine özel bir post ayırdığım içki ile herşey güzelleşiyor zaten… Gelincik Vodka. İstanbul’a döndüğümün gecesi Asmalımescit’e çıkıp Otto’da onu bulunca gözlerimin yaşarmasından ne kadar mükemmel bir şey olduğunu tahmin edebileceğinizi düşünüyorum. Evet, evet, İstanbul’da da bu içkiyi bulmak mümkün! Oley!

IMG_2593 (Small)Mangal partilerinde hem etin hem de balığın tadını da almış olmamız, rakı masasına oturmuş olmamız da ayrıca tatilin eksik kısımlarını kapatmış oldu. Bu arada Paşalimanı’nda da denize girdik ve ben açıkçası oranın denizini Alaçatı’dan daha çok sevdim ki zaten blogu takip edenler benim aslında bir fahri Datça’lı olduğumdan oraya adaha çok kanım ısınacağını da anlamıştır herhalde.

Yine baştan söylüyorum benim naçizane fikrim, Datça’nın denizi, Çeşme’ninkini net döver!

Bir gecemizi hatta son gecemizi, sabah erkenden yola çıkacağımızdan dolayı sakin geçirelim dedik ve Alaçatı’da takılarak bitirdik. Alaçatı da İstanbullaşmaya yüz tutmuş bir beldesi kıvamına gelmiş ama bizim zamanımızda biraz boşalmış olduğundan -ki yine de bence kalabalıktı- az çok keyfini alabildik. Eski evlerin kapılarının önünde cıvık fotoğraf çektirme muhabbetini de yaptık itiraf ediyorum.

Öyle ya da böyle, bu yazında son uzun tatilini böyle eğlenerek büyük bir grup şeklinde bitirmiş olduk…

Çeşme güzel, Çeşme eğlenceli ama bence sadece arkadaşlarla olduğundan…