Şike
Başım ağrıyor. Bir o kadar da ciğerlerim. Bazı şeyleri bırakmam lazım. Az da olsa sigara da belki bunlardan biri. Keyif için bile olsa, zarar veriyor bana. Biliyorum bunu. Ama bundan daha acısı da var ki. Aşk dediğin o meret. O uyuşturucu. Belki de en tehlikelisi. Bize öğretilen hep yok eroindi, yok kokaindi. Bunları geçmek gerek. Asıl doğruyu söylememiş büyüklerimiz. Bunu galiba çekmemizi istmeişler. Bunun müptelalığını, bunun kafasını herkesin yaşamasını istemişler tarih boyunca.
Neden? Neden ama?
Gerekli miymiş?
Saçmalık olduğunu göstermek istiyorum. Saçmalık olduğunu anlamak istiyorum. Doğru olanın bu şekilde olmaması gerektiğini düşünmek istiyorum. Artık derdim kişilere bağlı değil, öznelerim tekil şahıstan oluşmuyor. Ama yine de var işte kırıklıklar…
Hayaller de açık ara önde bu konuda.
Hala umutlarımdan kağıt kuleler kuruyorum. O kadar rüzgardan sonra.
İnanıyorum ki birgün biri ayakta kalacak. Yükseklere ulaşmayı bıraktım, temelini çifter çifter atıyorum.
Kupa kızını saklıyorum en sona.
En yukarı ona koymak için. Her seferinde, en son kart yıkıyor hepsini. Sıkılıyorum küçük bir çocuk gibi. Heveslerim kaçıyor birer birer. Oynamayı bırakıyorum galiba yavaş yavaş…
Nasıl olacak bu? Bir yandan umutlarım varken… Bir yandan gidiyor. Sonuçta herşey aynı kalıyor.
Ben iyiyim diyorum, hayat geçiyor.
Hayat iyi diyorum, benim içim geçiyor.
Bıkıyorum işte…
İnancım bitiyor…
Ben bitiyorum…
Sonunda.
Aşk mı kazanıyor?
Zannetmem…
Bu sadece bir şike.