yaklaşık 10 ay önce - 2 yorum
İlk aldığım yabancı albümü hatırlıyorum kendi paramla. Tahmin edin… Geç kalmışım biliyorum ama sonra yetiştim gayrı müzik dünyasına. Kişisel fikrim tabi. Sonuçta bu sonsuz bir deniz ama her türünü de dinlemişimdir. He ya, doğru bildiniz. Prodigy’nin albümüydü. The Fat of the Land. Neydi be… Bir an aklıma geldi, hüzünlendim. Zira 12 sene olmuş o yaz
yaklaşık 10 ay önce - 1 yorum
2009 yazı önceden planlamadığım şekilde güzel konserler ile geçti. Nouvelle Vague ise en şuursuz gittiğim ve belki de bu yüzden, en eğlendiğim konserlerden biri oldu. Yok Fransız grubun şu şarkıları var vs. gibi bir grup tanıtımı yapmayacağım, merak edenler şuradan kısaca bir Türkçe veya şuradan daha detaylı olan bir yabancıca bilgiler edinebilirler. Ben ise bu
yaklaşık 11 ay önce - 1 yorum
yazın dediğim bir laf vardı dostlara… “ne memeler gördüm, üstünde bikini yoktu; ne bikiniler gördüm, içinde meme yoktu…” bizdeki hala o kafa işte… Ekle: İlgili yazılar: Yazdan Kalan Tek Laf (1) Yaz Notları 2 – Nouvelle Vague @ Çeşme Babylon (1) Yaz Notları 1 – Maria’nın Bahçesi (1) The Fat of the Land (2) Sadece
yaklaşık 1 yıl önce - 1 yorum
2009 Yaz Notları dizisine biraz Haşmet Babaoğlu’nun etkisi ile, biraz mekanın bende (bizde) bıraktığı etkiler ile biraz da sırf mekan gerçekten hak ettiğinden Maria’nın Bahçesi ile başlıyorum. Maria’nın Bahçesi ilk olarak İstanbul’da daha sonra da 2009 yılı itibari ile Çeşme-Alaçatı’da faaliyet gösteren, Yunan Restoran-ımsı bir mekan. Mezeler, balıklar, garson ve tavsiyeleri, mekan, mekan sahibi… kısaca
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Epeydir blog ortamlarından uzak kaldıktan sonra, yaz tatili ile ilgili yazılarla dönüşümü uygun buldum. Bu yaz biraz da hayatımdaki gelişmelerin etkisi ile uzun yıllardır fırsat bulamadığım şekilde bir yaz tatili yapmaktayım. Arada bazı sıkıntılarım da oldu beni sevindiren gelişmeler de. Yaz başındaki hayatımdaki bilinmezlik ve soru işaretleri gün geçtikçe azalmakta. Biraz klasik olacak ama herşeyden
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
… Çok fazla değildi ayrılık tarihinden sonra geçen zaman. Yıllar geçmişti ve ilk defa yalnız kaldığını anlamıştı aslında. İlginç bir şekilde şu ana kadar geçen zaman onun canını acıtmamıştı, tam tersine sevinçliydi bu yeni hayat tarzı için. Beyaz bir odanın içinde yerde fırlatıp atılmış bir şekilde duran büyük yastıkların üstünde oturup duvarlara bakıyordu, duvarlardaki posterlere.