Yok bir dileğim
Geçer gider elbet bir gün demişti bir büyüğümüz. Biz de kafa sallamıştık boynumuz bükük. Bırak bunları yalan söylüyorsun denmezdi hürmetten ama kolay olmadığının da farkındaydı o da kızamıyorduk işte.
Haksızca iki arada bir derede kalmanın anlamsızlığını kafamda çözmeye çalışırken girdiğim bu uçurumların en dip köşeleri üstüme üstüme geliyordu. Bu laflar da belki de gaipten seslerdi kafamda.
Belki de içsesim bana söylüyordu salla gitsin diye. Bir an onu dinler oluyordum mutlu oluyordum ama kalbim azıcık tahterevallide ağırlığını verince yine akıyordu kanlar kirpiklerimden gizlice, sessizce.
Sessizce derken hüngür hüngür ağlayışlarım da vardı benim, komşulara serenat yaparcasına. Bir elimde votka şişesi öbür elimde kaçıncı olduğunu sayamadığım bir dal sigara ile ağlayıp adını sayıklamışlığımda vardı benim. Kimse bunları niye yaptığımı sormadı, biliyordu herkes. Anlıyorlardı yüzümden. İlk tanıyanların benden nefret ettiği kadar biliyorlardı hem de. Ben ısıtırım onların kalbini derdim hep başarılı da olmuştum oysa ki her zaman. Farklı bir kişilikti kendimi korumayla ukalalık arasında bir çizgide tek ayak üstünde yürüyordum işte.
Mantıksız cümleler, devrik cümlelerle buralarda bu şekilde hayatımı anlatıyordum ona buna. Yanlış bulanlar da oluyordu doğru bulup takdir eden de. Takmıyordum ki. Hayat benimdi, anlatması bana düşerdi. Biraz olsun benim acımı paylaşabilmeyi diledim. Belki başarılıydım belki de hala sınıfın son sırasındaki o Avarel tipli kalmış çocuk.
Keşke birazcık metanet birazcık sabret. Olmadı yapamadım. İçimdeki saflığa, sevgimdeki saflığa yenik düştüm. Yine de boşluktayım denildi. Hak etmedim. Sevdiğimi söylemek yerine susmayı tercih ettim. Belki geçer dedim. Büyük ağabeyimizin dediğine uysaydı keşke bu dediğim. Yine olmadı.
Ben seviyorsam bunun arkasında durmayı öğrenmişim… Çekip giderek sevmenin kanıtı ne kadar yalansa, birazcık yüreğinle bunu kaybedeceğini bile bile açıklamak da o kadar doğru demişim hep.
Şimdi yok artık pek bir dileğim… Ne umuttan yana oy kullanıyorum ne de kader kısmetten. Çekimser bir hayatta, sadece elimde bir adet piyango bileti… Üstündeki numaralar bile silinmiş, bir şekilde çıkmasını bekler durur bu gönül… Amorti bile yeter diyor öyle vazgeçmiş hayattan ama tek mutluluk veren yanı ise “çıkmaz demeyin şansınızı deneyin” lafında gizli belki de.
Yok artık hiç bir şeyim.