Arif’in hayat ile ilgili 2009 ilk çeyrek raporu
Mert sadece Mart ayını yazmış ama benim aklımda çeyrek raporlama vardı, bugün de hazır işte biraz rahatım bari şu işi bitireyim dedim. Bu yazıyı yazmak biraz zor olabilir zira şimdi son üç ayımın “hatırlayabildiğim”
kısımlarından alıntılar yapmam gerekecek.
1 Ocak’ı hatırlamıyorum. Resimlerimden gördüğüm kadarıyla bir önceki seneki gibi yine C.’lerin teras katında yaptıkları partideydik ki işin ilginci
ben oraya gitmeden evde yarım şişe viskiyi bitirdiğimden zaten kelleydim. 2009′a girişi hatırlıyorum desem pek doğru olmayabilir. Zaten resimlerde de Arap kıyafetleri ile gözüküyor olmam buna büyük tanıklık edecektir. Kendimi muhtemelen geçen sene bu aralar gittiğim Bahreyn’in kralı gibi hissediyordum herhalde. Günahkar kral. Tövbe de!
Akabinde olan finallerdi vs. zaten bir iki haftamın sıkınıtılı geçmesini sağladı ki, zaten beklenen birşeydi çünkü bütün dönem boyunca “Arif, bugün eğitimin için ne yaptın” diye sorsalar, cehennemde yanmaya tek gidişlik bilet alırdım Business’dan.
Bunun dışında genelde Ocak’ta fazla birşey yapmadım aslında.
Hem işte okul vardı, bir de biraz mıymıydım ama o sırada Mert ile konuşuyorduk, “ulan artık bizim de aksiyon yapmamız lazım, spora başlamak gerek, nolucak lan bu belimizdeki simit? vs… Abanalım ıpsss bas bas bassss!“. Ocak sonu yazılmaya karar verdik işte ayın ortalarında. Korkum da bu arada yine Bodrum amelesi olmaktı, hala da öyle.
Ocak’ın son haftasonu Emir’in doğumgünüydü. Zaten kaç haftadır dışarı çıkmamışım, nasıl darlanıyorum, bu büyük fırsattı. Dedik, herkesi çağıralım. Bayağı bir kişi de geldi. Asmalımescit eski Lokal. Tabii ki zıvanadan çıkartan ben oldum. 4 şişe (2’si fındık votka, 2’si Smirnoff North olmak üzere) shot alırasnız 20 kişi toplu pert nasıl olunur, Gastronomi bölümünde “Etik Alkol Tüketimi” dersinde case olarak verilir.
Bunu 14 Şubat’ta da yapalım dedik. Bekarlar partisi yapalım dedik. Zaten hepimizin o sırada büyük sıkıntıları olduğundan (hadi ya!?!?) bunu hep beraber aşabilirdik. Zaten birlikten güç doğmaz mıydı? Koy poposuna rahvan gitsin aşkın temalı partimizde yine şişeler açıldı (yine ben
) yine millet yerlerde. Gerçekten yerlerde!
Sonra dedim vay nasıl eğleniyoruz, “arkadaşlar iyidir” dedim. Öyle ama. Onlarla güzel vakit geçiyordu fakat hep bir şey eksikti. Bir değişiklik lazımdı çünkü hep kafayı çalışıtıran gizli bir güç vardı arka planda. Bastırmaya çalıştığım. Darlandım.. Darlandım.. Dedim ki ulan dedim Oasis!
O sıralar da feci sarmıştım hani. Ağzımda bir tek “iiiiis it myyy imaginatiooooon…” diye dolanıyordum. Bir baktım o da ne?! Oasis Viyana’da. Ee, dedim bu iş burada biter ben bileti alır basarım. Sağolsun G. de benimle geldi. Orada okuyor ya o. Ona kolay tabi. Çok eğlendim, kafayı dağıttım.
Viyana ile birlikte Şubat’ı bitirirken biraz mali açıdan da yamulduk diyebilirim. Ondandır, biraz kıstım Mart ayında harcamaları. Bayağı da darlandım, evde içtim. Mart ayı hep sıkıntıdır zaten. Sevmiyorum. Yine öyle oldu. Yine bir darlama. Spora deli gibi devam ettik. Bu arada paso FHM aldım. Abbey ile başladı çünkü herşey. önce bir sayısında sace 2-3 sayfa ayırmışlardı ondan almıştım, öbür sayıda kapak yaptılar bebeğimi.
Bendeki de tam çocuk salaklığı belki bir sonrakinde de olur diye her ay almaya başladım. Bu arada tabii ki 2 aydır Mert ile spora gidiyoruz. Ama deişik bir konsept,
spor çıkışı alttaki Carrefour Express’ten iki Miller ile bitiriyoruz. Sauna seanslarımızdaki muhabbet de güzel, paso kritik. Hayat, ilişkiler, futbol, yazın ne yapacağımız, vs…
Eee, Nisan’a adım attık…
Artık hayatın ne getireceğini planlamayı bıraktığımdan, acele etmemeyi, sabretmeyi öğrendiğimden olsa gerek; bu ay için sadece umutlarımla ve eğlenme isteğimle beraber ikinci çeyreğe başlıyorum.
Ve artık hep dediğim gibi…
Hayat; şaşırt beni!


Son Yorumlar