Önceki yazılardan geçen haftasonu ’ya gittiğimi birazcık(!) dikkatli okurlar anlamıştır zaten. Ee tabii, gidince orayı da anlatmak lazım.
“Yediğin içtiğin senin olsun Arif, biraz da gördüklerini anlat!”

Bu Viyana’ya 3. ziyaretim olduğundan entel, dantel, kültürel bir değildi zira onların hepsini ilk iki gidişimde doyasıya görmüştüm. Ben ciddi ciddi gördüklerimden ziyade, yediklerim ve içtiklerimi anlatacağım.

Öncelikle cafélerden başlayacağım.

Cafe Europe direk Stephanplatz’da Stephansdom‘u arkanıza aldığınızda sağ tarafınızda kalan binada iki katlı güzel bir cafe. Üst katında cam kenarına oturursanız, mükemmel bir şekilde Stephanplatz’ı izleyebiliyorsunuz. Stephanplatz’dan direkman Kärtnerstrasse’ye girmeniz gerekli olduğunu söylemiyorum. Bunlar klasik. aslında benim burada anlatacaklarım Viyana’da yaşayanlar için d banal kesin arkadaşların daha iyi bildikleri yerler de vardır, seve seve buraya eklerim eğer istenirse; ya da yorum olarak atabilirsiniz de…

Her neyse, devam edelim. İkinci cafémiz, Café Central.

Kim ne derse dersin, ben bu şehri seviyorum. Bayık, küçük, cansız gibi ama içinde değişik bir hava var ve beni çekiyor. Burası da en eski cafelerinden biri. Hatta efsaneye göre, burada eskiden beri ajanlar buluşup türlü bilgilerin alışverişinde bulunurlarmış. Değişik bir bilgi, doğruysa bomba.

2mwurst

Bunlar dışında Viyana deyince aklıma ilk gelen yer Zentimeter. Bu konsepti İstanbul’a getirmeyi planlıyorum aslında ama… Neyse, 2m. sosis veya kılıca geçirilmiş kilolarca et tarzı abuk subuk ve hayvani menülerden oluşan yanında “cızzz” giden yemek yelpazesine sahip, ucuz ama süper bir yer.

Figlmüller… Figlmüller… Figlmüller… dursun zmaan orada Schnitzel yerken. Bäckerstrasse’deki yerine gidin iki taneler gerçi diğeri ed hemen o sokağın girişinde pasaj gibi bir yer var oradan girince. Mükemmel patates salatası ve schnitzel burada! Kesinlikle!!!

Gece hayatı tabii ki yine bayık, yine bayık. İstanbul ile karşılaştırıyorum, ondan dolayı. Volksgarten ve Passage gidilesi ki mekan fakat ben birtek Volksgarten’a gidebildim bu sefer. Chris Lake‘in çıkması güzeldi, süper vardı.img_1979-small

Bunlar dışında bir de konseri vardı ki akla zarar… Wiener Stadthalle‘de izledik. E zaten o konser için gitmiştim, çok ama çok değdi vallahi. Gallagher kardeşler bu sefer kavga etmemiş olacaklar ki, Liam sahneye çıktı! :)

Yaklaşık 2,5 saat sahnede kaldı sahnede Oasis; biz de orada demlenirken iyice kafa olduk.

Bunlar dışında; bol şaraplı, bol biralı saatler ile dostlarla beraber olmak yetti de arttı vallahi…

Bir dahaki sefer ama bu sefer zaman ve öğün sıkıntısından dolayı gidemediğm Zur Alten Kaisermühlen i kaçırmayacağım, kendime söz verdim!