Pink Floyd’dan Echoes çalıyor arka tarafta. Ben ise açmışım en sevdiğim programımı, çıtır çıtır yazımı yazıyorum yine.
Niye yazıyorum? Neden burası? Ne gerek var?
Bazılarınız belki de bu soruları soruyordur veya ben anlatmadığım için belki de bilmeyeniniz vardır.
Baştan söylüyorum dün Cem, Mert ve ben buluştuk ve burası hakkında konuştuk normal olarak da muhabbetimizin bir bölümünde.
Birbirimize ilk sorduğumuz şuydu: “Biz ne için yazıyoruz burada? Herkes okusun diye mi? Hit alalım diye mi? Para kazanmak için mi?”
Cevabım hazırdı zaten…
Hayır! Hayır! Hayır!
Bir arkadaşıma söylediğim gibi… Burası benim ibadethanem. Onun cevabı da şöyle olmuştu… “Demek ki inançların var hala… Devam et; sen devam ettikçe en azından ben okuyacağım…”
Okuyup okumaması insanların önemli değil. Ben bunları bir kalem ile kağıda döküp sonra da çıkartabilirdim… olay o değil. Ben bunları bir şekilde bir yerlere yazmak istiyorum ve bu yolu seçtim. Benim için özel olan şeyleri zaten kendime saklıyorum. Eğer ben burada sevdiğim, aşık olduğum kız için bir yazı yazıyorsam eğer ona buranın dışında tabii ki kendi ellerimle neler yazıyorum. Kendime paylaştığım şeyler elbette var. Ama burası dediğim gibi benim ibadethanem. Benim bütün içimdekileri kusup, döktüğüm, kendi stresimi attığım, eğlendiğim, üzüldüğüm, sevindiğim her şeyi yazdığım ve yolladığım yer.
Bunun için para kazanmak? Umurumda bile değil. Etik bile değil…
Herkes okusun milyonlarca hit alsın? Evet, ölçüyoruz ama hadi bunu kutlayalım diye bir kere bile aklımdan geçmedi. Ne yazar ki?..

Neyse… Kısaca…

Neden yazıyorum? Konuşamıyorsam eğer, anlatmam gereken bir şeyler olmadığı anlamına gelmiyor… İşte ondan…