“Primitif” hayatım…
Soranlara iyiyim diyorum
İddialıyım da bu konuda,
bu haftasonu Barcelona’ya bira-sigara paramdan kalan 5TL’yi yatıracak kadar hem de.
Ama kolay da değil hani
bu hayattan onun etiketini çıkartıp atmak
Kestim ipini gerçi o etiketin
bir tek çekip çıkarmak kaldı
Yapmıyor, istemiyorum.
Günlerimin fiyatını belirlesin diye biraz daha.
İndirimde gerçi, damping hem de…
Devren kiralık bu kalbi kim alır ki?
İpoteğe girmiş kriz zamanı…
…
Onsuz herkese çok basit bir hayatım var diyorum.
Hazırım da var ya yeni bir aşka!
Aynen koşu bandında problemlerimden kaçarcasına koşarken
acil düğmesine takınca parmağı, durur ya…
Öyle duruyor işte ama bu kalp.
Korkaklık derler ya
bir başka ama…
Onunla alakayı kuramasam da, var bir tetikçisi bu korkunun da.
Azalıyor be ama acıları
dün yine hatırladığımda farkettim
sidik gibi dipte kalmış bira tadına gelmiş hepsi.
Unuttum, diyorum.
İlaçlarımın reçetesinde semptom olanlar yin de belli ama.
…
Her erkeğin iğrençsin dedirten pis fantazilerinden birine
bilmeden girmek varmış gerçekten bu hayatta…
Hadi üçlü yapalım diyen bir kıza ne kadar az saygı duyarsa insan
bir o kadar fazla nefret de ediyor işte yine bu hayattan.
Yatakta olsa dediğim, savaş alanından galip çıkarcasına sevinir, gurur yaparsın belki ama
peki, ya bu duygu soykırımında?
…
Yediremiyor be insan…
Gelip de sikik bir hayatı ayağa kaldırmaya çalışan bir adama
yapılır mı diye sorguluyor bu kafa hala.
“Yapma” diyecekler, biliyorum.
Olmuyor ki…
“Eşek kadar adama laf mı geçiricem” diyor annem bu zamanlarda.
Üzülüyor aslında o da bana… Konuşmuyor fazla…
Neden diyor, gidip belayı çekiyorsun kendine diye?
Ben mi seçtim diyorum, kırarken buzları.
Eskiden çok sevmiyordum ya hani,
iki buzlu içiyorum Jack Daniels’ı şimdi.
…
Düşünüyorum;
orospu kelimesi ağır mı geliyor insanlara?
Saygıyla anar bazıları aslında ama…
“Bazıları takımı”nda ilk 11′de çıkarım diyorum,
hazırım bu hafta.
En azından açıkça mesleğim diyorlar ya o kadınlar
o ne diyecek peki ulan bu konuda?
…
Gidip geliyor, histeri yollarında benliğim
hala ama hala
nefret var damarlarımda.
Bunu sevgiye dönüşterecek insan
gitsin dakikaları durdursun diyorum kankama.
“Nasıl yani?” diyor.
Anlıyorum onun anlamamasını da sonuçta.
“Öyle işte” diyorum,
“ona vereceğim çünkü çok fazla”
hiç bitirmesin işte
aynı hergün katettiğim TEM otoyolu gibi oğlum
anladın ya!
…
Sonuçta;
nefret ediyorum bu hayattan
bir o kadar da bağlı olsam da.
Tek uçlu olan bu değneğin
öbür ucunu da tutup
her ikisini de boka buladılarsa,
bir de üstüne
yarıdan kırıp kopardılarsa da
yine de gömüyorum bir yarısını…
Ümit Besen diyor ya;
hakikaten alışmak sevmekten çok daha zor geliyor; of ya!
Bu arada
o öbür yarı
birazdan yağmur altında
her akşamki gibi açacağım bir birayla
umutlarım kadar tatlı bir şekilde fıçı tadında
temizlenir gider elbet yavaş yavaş zamanla…