Ben de izinin kalmasını istemiyorum.
Seni kıyaslayabileceğim kadar düşük bir ilişkim olmasa da
etkini richter ölçeği bile tanımlayamıyor.
Bu durumdayken ilk satıra dönüp
bunu nasıl yapacağım diye işte şu anda yine duraksıyorum..
Aptalca hataların esiri olmuş o prematüre takılmaların sonunda senden bana kalan bir şeyi
adam gitti filmde ikon olarak kullandı ya,
ona takılıyorum.
Filme bile hikaye oldun ulan diyorum kendime
gülümsüyorum.
Her zaman bana “iyisin ya” diyenlere yaptığım gibi.
kendimi bile kandırıyorum artık.
Güzel yazıyorsun diyorlar ya…
Yazan ben değilim.
Enfarktüs ramağına gelmişçesine daralan bir kalbin bunlar…
Rafet’in dediği gibi, “bir başka sevgilide avunurum diye”
çıkasım var şu sıralar dışarı.
Ne bulacağımdan bile emin değilim artık.
Ah, hep dediğim gibi…
Biri bana bunları yutturacak ya,
ona yanıyorum.
Ya da onu bekliyorum.
Sen olmayacağın kesin.
Her şekilde seni arasa da bu gözler
koklasa da son bir kez dokunduğun eşyaları
yazsa da bütün bu satırları bu eller
olmayacaksın işte.
Farkındayım…
ve daha da ironiği ne biliyor musun…
Gelen gideni aratır derler ya…
Sen biteceksin.
Başkası gelecek,
yine güzel anlar yaşanacak
ve yine hayatımın videoteybi gibi
o da bitince,
bu satırlar yine yazılmaya başlayacak…
Ama diyorum ya,
bu sefer
başrolde sen olmayacaksın…