Umutlu Adam
Burada yine erkek tarafından klişe bir hikaye anlatacağım. İlginç tarafı bunu bir şarkıyla da pekiştirmek olacak.
***
Erkekler, uzun bir ilişkiden çıktıktan sonra bunalımı hemen yaşamıyorlar. İlk başta cidden sanki hapsedildikleri kafesten çıkmış gibi yaşayıp (…I’m coming out of my cage…), iyi olduklarını düşünüyorlar (…And I’ve been doing just fine…). Aslında kendileri de farkında oluyor bunun ters olduğundan ama yine de herşeyi yapmak istiyorlar, durmuyorlar (…gotta gotta be down because I want it all…)
Genelde bu şekilde oraya buraya şuursuz bir şekilde saldırırken, elbet bir (belki birden fazla) kız çıkıyor karşılarına (…It started out with a kiss, how did it end up like this, it was only a kiss, it was only a kiss…). Ve sonu hüsran… (…And she’s calling a cab while he’s having a smoke…) Çünkü dengesizlik diz boyu…
Ama işin ilginç tarafı uzun süreli ilişkinin tesiri olarak da genelde erkek tarafı aslında hiç de siklemediği bu kız üstünde bile bir sorumluluk hissediyor. Onu başkalarıyla düşünmek yine de midesini bulandırıyor. (…Now they’re going to bed, and my stomach is sick, and it’s all in my head…)
Neyse, öyle veya böyle bunlar da gidiyor ve sonunda ne mi oluyor. Bu çocuk, kaderine boyun eğip hayatına devam ediyor. Yine, yeni ve temiz bir umutla… (But it’s just the price I pay, destiny is calling me, open up my eager eyes, ‘cause I’m Mr. Brightside…)
* Evet, bildiniz. Şarkı: The Killers – Mr. Brightside.