KBK
KBK…
Bir hayat. Bir ömür. Bir macera. Bir aşk. Bir sevda bu. Anlatılamayan bir hikaye.
Küçükbakkalköy ile Ataşehir’i ayıran o ince çizgideki 59, 60 ve 61 Ada’nın çocuklarıydık biz.
Daha Jackass yokken Gima’dan öğleden hacıladığımız alışveriş sepetleriyle yokuş aşağı kayardık… Memoli’nin daha sonraları vukuatlara karışıp da kapandığı dükkanının ilk derme çatma hallerinde dürümleri yapanlardık biz.
Dumanaltı kuruyemişçiden aldığımız her tuzlu fıstıkla anlamlanırdı günlerimiz.
Balkondan siyah poşet içinde gelen Efes biraların yudum yudum gittiği gibi yaşlandık biz de bu yalnız kaldırımlarda.
Ne ağladım, ne güldüm geceleri o çardakta…
Ben onu anlatamasam da bu satırlarda, her metrekaresi beni, bizi anlatır onun.
KBK’dır o…
