“Olduğun gibi gözükmeli misin?” sorusu bana sorulssaydı eğer ne cevap verirdim diye düşündüm bugün maçtan sonra arkadaşımdan eve dönerken. Tabi şimdi akşam-arkadaş-maç ve bu konu hakkındaki bağı kuramadınız; zaten ben de kursaydım çok farklı bir yerde olurdum! :)

Bana kalırsa bu doğallığı yansıtan birşey. Ama ben yapamıyorum. Her seferinde kabuğuma çekilip sert, eğlenen, umursamaz takılan insan oluyorum. Gel gör ki o zamanlar kimse farketmiyor benim asıl neler hissettiğimi… İstemiyorum da… Bilebilecek veya bana bu soruyu sorduğunda “şak!” diye öğrenebilecek insan sayısı çok az.

Ha, dediğim gibi… Bence insan doğal olmalı, ne hissediyorsa onu insanlara yansıtmalı ama ben zayıf görünmekten nefret ediyorum işte bazı konularda. Yapmamalıyım biliyorum ama olmuyor maalesef.

- “Ne kadar eğleniyorsun?!”
- “Hııı hıı, evet.”

Aha burda asıl demem şu: “Has..tir! İçim kan ağlıyor! Bir dokunsan bin ah işitirsin de…”

Gerçekten böyle.

Sadece kendimi güçlü hissetmek için eğlendiğimi, o an mutlu olduğumu göstermeme rağmen içim içimi yiyor…

“And as I stared I counted the webs from all the spiders catching things and eating their insides like indecision to call you”

İçimden bu şarkıyı mırıldanırken bu aralar, dışarıda kakarakikiri takılıyorum…
Yapmamalıyım.
Görmeli insanlar benim mutsuz olduğumu.
Açık olamıyorum sanırım bu konuda…
İlk adımı atmaktan yoruldum belki de…